Haber Detayı
Çin rekor ticaret fazlası açıkladı: Küresel piyasalarda eşi görülmemiş seviye
Çin, ihracatın küresel piyasalara yayılması, zayıf iç talep ve ithalattaki durgunlukla birlikte 2025’te 1,19 trilyon dolarlık ticaret fazlasına ulaştı. Enflasyona göre düzeltilmiş bu rakam, dünya ticaret tarihinde kaydedilen en yüksek seviye olarak öne çıktı.
Çin, ihracatının dünya piyasalarını doldurmasıyla birlikte, enflasyon etkisinden arındırıldığında dahi dünyanın bugüne kadar kaydedilmiş en büyük ticaret fazlasını açıkladı.
The New York Times'ın Çin Gümrük İdaresi Genel Müdürlüğü'nden aktardığı verilere göre ülkenin ticaret fazlası, 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 20 artarak 1,19 trilyon dolara ulaştı.
Söz konusu rakam, kasım ayı itibarıyla 1 trilyon dolar eşiğini aşmıştı.
Ticaret fazlası yalnızca yıllık bazda değil, aylık verilerde de güçlü seyrini sürdürdü.
Aralık ayında Çin’in ticaret fazlası, Avrupa Birliği, Afrika, Latin Amerika ve Güneydoğu Asya’ya yapılan ihracattaki artışın etkisiyle 114,14 milyar dolar olarak kaydedildi.
Bu tutar, Ocak ve Haziran aylarının ardından geçen yılın en yüksek üçüncü aylık fazlası oldu.Gümrük vergilerine rağmen rekor fazlaBaşkan Donald Trump döneminde Çin üretimini sınırlamak amacıyla uygulamaya alınan gümrük vergilerine rağmen, Çin yıl genelinde tarihsel düzeyde bir ticaret fazlası elde etti.
ABD’nin uyguladığı gümrük vergileri, Çin’in ABD ile olan ticaret fazlasını geçen yıl yaklaşık yüzde 25 azalttı.
Ancak Çinli üreticiler, ABD’ye doğrudan ihracat yerine Güneydoğu Asya ve diğer bölgeler üzerinden sevkiyat yaparak bu vergileri dolaylı yollarla aşmayı başardı.
Bu strateji, Çin’in diğer bölgelere yönelik satışlarını artırdı.İthalat zayıf, sanayi politikası belirleyiciÇin’in ticaret fazlasını büyüten temel unsurlardan biri, ithalattaki kalıcı zayıflık oldu.
Geçen yıl ithalat hacmi neredeyse hiç artış göstermedi.
Pekin yönetimi, ithalatı yerli üretimle ikame etmeyi hedefleyen iddialı bir sanayi politikası izledi.
Bu politikanın temel amacı, birçok stratejik sanayi alanında ulusal bağımsızlığı sağlamak olarak tanımlandı.Çin yönetimi, ekim ayında açıkladığı ve 2030’a kadar uzanan beş yıllık ekonomik planın ilk taslağında bu bağımsızlık hedeflerini yeniden teyit etti.İç talepte daralma ihracatı öne çıkardıAynı dönemde Çinli hanelerin ithal otomobil, kozmetik ve diğer tüketim ürünlerini satın alma gücü belirgin biçimde zayıfladı.
Yerli üretim mallara olan talepte de düşüş gözlendi. 2021’den bu yana devam eden konut piyasası krizi, gayrimenkule yatırım yapan birçok Çinlinin birikimlerini önemli ölçüde eritti.
Bu durum, hanehalkının ülkede üretilen malları dahi satın alma kapasitesini sınırladı.Bu nedenle Çin’de üretilen malların büyük bölümü iç pazara değil, ihracata yönlendirildi.Zayıf para birimi ihracatı desteklediÇin’in ticaret fazlası, renminbinin zayıf seyriyle de desteklendi.
Zayıf para birimi, Çin mallarını dış pazarlarda daha ucuz hale getirirken, ithalatı daha pahalı kıldı.
Çin hükümeti, COVID-19 salgını sırasında renminbinin belirgin biçimde değer kaybetmesine izin verdi.
Son haftalarda sınırlı bir toparlanma görülse de, para birimi salgın öncesi seviyelerine kıyasla büyük ölçüde zayıf kalmaya devam etti.Batı ekonomilerinde yaşanan enflasyon da Çin ihracatını küresel pazarlarda daha cazip hale getirdi.
Çin ise yaygın kapasite fazlası ve zayıf iç talep nedeniyle deflasyon baskısıyla karşı karşıya bulunuyor.
Bu durum, fiyatların geniş çapta gerilemesine yol açtı.ABD’ye dolaylı eleştiri: 'İthalat kısıtlandı'Çin Gümrük İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Wang Jun, düzenlediği basın toplantısında, ABD’yi doğrudan isim vermeden eleştirdi.
Wang, Çin’in ithalatının diğer ülkelerin ihracat kontrolleri nedeniyle sınırlandığını belirterek, “Bazı ülkeler ekonomik ve ticari konuları siyasallaştırdı ve çeşitli gerekçelerle Çin’e yüksek teknolojili ürünlerin ihracatını kısıtladı.
Aksi halde daha fazla ithalat yapabilirdik” dedi.Trump yönetimi ise geçen yıl Çin’e belirli gelişmiş yarı iletkenlerin ihracatına yönelik bazı kısıtlamaları gevşetti.
Bunun ardından Çin hükümeti, yerli bilgisayar çiplerine olan talebi artırmak amacıyla şirketleri bu ürünleri satın almamaya teşvik etti.Fazla küresel ölçekte yayılıyorÇin’in ticaret fazlası dünyanın birçok bölgesinde artış gösterdi.
Avrupa Birliği ile Endonezya ve Hindistan gibi bazı büyük gelişmekte olan ülkeler, belirli Çin ürünlerine yönelik hedefli gümrük vergileri uygulamaya aldı.
Ancak bu ülkeler, ABD’nin geçen yıl hayata geçirdiği kapsamlı ticaret önlemlerine benzer geniş ölçekli adımlar atmadı.Çin’in ihracatı özellikle Güneydoğu Asya ve Afrika’ya hızla yükseldi.
Bu bölgelerde faaliyet gösteren birçok şirket, Çinli firmaların yan kuruluşları da dahil olmak üzere, bileşenleri Çin’de monte ederek ABD’ye sevk ediyor.
Bu yöntemle, ABD’nin yakın dönemde uygulamaya aldığı gümrük vergilerinin aşılması hedefleniyor.Tarihsel karşılaştırmalar: Eşi benzeri yokÇin, 1993 yılından bu yana ticaret açığı vermiyor. 2025 yılında kaydedilen ticaret fazlası, enflasyona göre ayarlandığında dahi, dünya tarihinde daha önce görülen tüm rekorları açık ara geride bıraktı.Karşılaştırma yapmak gerekirse, Japonya’nın ticaret fazlası 1993 yılında 96 milyar dolar ile zirveye ulaşmıştı.
Bu tutar, bugünün dolar değeriyle yaklaşık 214 milyar dolara denk geliyor ve Çin’in geçen yılki fazlasının beşte birinden daha az seviyede bulunuyor.Almanya ise Avrupa’daki borç krizinin ardından büyük ticaret fazlaları verdi ancak bu fazla 2017 yılında bugünkü değerlerle yaklaşık 364 milyar dolar ile zirve yaptı.