Haber Detayı

Protestolar sürüyor, dünya teyakkuzda: İran neden önemli?
Dünya ekonomim.com
14/01/2026 09:41 (2 saat önce)

Protestolar sürüyor, dünya teyakkuzda: İran neden önemli?

İran'daki kriz Türkiye ve bölge ülkelerini neden endişelendiriyor? Trump'ın askeri müdahale tehdidinin hedefi rejim değişikliği mi? Çin ve Rusya neden korkuyor? Küresel enerji piyasaları nasıl etkilenir?

Türkiye başta olmak üzere bölge ülkeleri ve dünya başkentleri İran'daki gelişmeleri an be an takip ediyor.

İran halkının iki haftadır ekonomik krize tepki olarak düzenlediği gösterilerin rejime karşı bir ayaklanmaya dönüştüğü, teokratik rejimin devrilebileceği iddiaları bölge ülkelerini teyakkuza geçirmiş durumda.

ABD Başkanı Donald Trump'ın dün "yardım yolda" diyerek İranlılara molla rejimini devirme, devlet kurumlarını ele geçirme çağrısı yapması tansiyonu daha da tırmandırdı.

Siyasi istikrarsızlık komşu ülkeleri etkileyebilir Suriye'deki Beşar Esad rejiminin 2011 yılında başlayan barışçıl protestolara sert müdahalesi ülkeyi iç savaşa sürüklemiş, çatışmalardan kaçan milyonlarca Suriyeli, Türkiye başta olmak üzere komşu ülkelere kaçarak sığınmak zorunda kalmıştı.

Esad rejimi 2024 Aralık ayında devrildi.

Ancak Ahmed Şara'nın geçici Cumhurbaşkanlığını üstlendiği Suriye'de halen siyasi istikrar tesis edilebilmiş değil.

DW Türkçe'nin derlediği habere göre İran'da benzer gelişmelerin yaşanması ve Türkiye sınırlarına yeni bir göç akınının başlaması ihtimali, Ankara'nın komşusunda yaşanan gelişmeleri büyük bir dikkatle takip etmesini beraberinde getiriyor.

Ankara'dan İran çıkışları: Kaos istemiyoruz AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, pazartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada "Biz, komşumuz İran'da herhangi bir kaosun ortaya çıkmasını asla arzu etmeyiz" diyerek İran'da istikrara önem atfettiklerini kaydetti.

İran'da toplum ve devlet hayatında bazı sorunların yok sayılamayacağını ancak bunun İran'ın kendi öz dinamikleri ve toplumun iradesiyle çözülmesi gerektiğini söyleyen Çelik, dışardan yapılacak müdahalelerin daha kötü sonuçlara ve krizlere yol açabileceğini belirtti.

MHP lideri Devlet Bahçeli de partisinin salı günü TBMM'de düzenlenen grup toplantısında İran'daki gelişmeleri değerlendirirken "Gezi Parkı olaylarıyla İran’daki malum olaylar arasındaki benzerlikler üzerine dikkatle düşünmenizi temenni ediyorum" sözlerini kaydetti.

Konuşmasında İran'a karşı "saldırı pozisyonuna geçtiğini" söylediği ABD ve İsrail'i ağır ifadelerle hedef alan Bahçeli, "İran’daki olaylara siyasi, ahlaki, inanç, kültür ve komşuluk bağları gereğince mutlaka karşı durulmalı, karşı çıkılmalıdır" dedi.

MHP lideri, "İran’ın huzursuzluğu, bölünmüşlüğü, sancı içinde kıvranması Türkiye’yi ve bölge ülkelerini her açıdan tehdit etmektedir.

Komşu ülke İran’ın siyasi ve toprak bütünlüğü, iç barış, istikrar ve huzur iklimi Türkiye için hayat memat konusudur" sözlerine vurgu yaptı.

İran'daki gelişmeler küresel çapta sonuç doğurur Çoğunluğu Şii yaklaşık 93 milyon nüfuslu İran, Ortadoğu'daki kilit aktörlerden biri konumunda.

İran rejimi, Rusya ve Çin'in müttefiki.

Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik konumu, devasa petrol ve gaz rezervleri İran'ın küresel ekonomi ve ticaretteki önemi artırıyor.

Bu nedenle bu ülkede yaşanacak gelişmeler sadece bölgede değil, küresel çapta da sonuçlar doğurabilir, küresel güç dengelerinde değişikliğe yol açabilir.

ABD Başkanı Donald Trump son haftalarda İran rejimini protestoculara sert müdahale etmeme konusunda defalarca uyardı, aksi takdirde askeri müdahalede bulunabileceklerini söyleyerek Tahran'a tehdit mesajları verdi.

Trump askeri müdahale için düğmeye basar mı?

Washington'da yaşayan Ortadoğu uzmanı Fatemah Aman ise DW'ye yaptığı değerlendirmede "Deneyimler, hükümetin hızlı bir şekilde devrilmesine yol açmayan dış baskının rejimleri zayıflatmadığını, hatta bazen tam ters etkiye yol açtığını gösteriyor.

İran için bu risk özellikle yüksek" diyor.

Dış tehdit, İran gibi rejimler için güvenlik önlemlerini sertleştirmek, protestocuları daha şiddetli bir şekilde bastırmak, yandaşlarını konsolide etmek için bir bahane olarak kullanılabiliyor.

İran rejimi protestocuları "terörist" olarak nitelendirerek bunu yapmaya başladı bile.

Bu arada Trump'ın askeri müdahale tehditleri, bölgede daha geniş bir alana yayılabilecek, vekâlet savaşlarını şiddetlendirebilecek savaş endişesini de arttırıyor.

Fatemah Aman ise Trump'ın zaten maliyetli ve uzun sürecek savaşlara girmekten kaçındığını, bu nedenle Washington yönetiminin savaşa yol açacak bir askeri müdahale yerine, yaptırımlar ve tehditlerle baskısını artırmaya devam edeceği görüşünde.

Ortadoğu uzmanı ayrıca ABD yönetiminin İran'da öngörülemeyen sonuçlar doğurabilecek rejim değişikliği yerine, rejimin tutumunu değiştirmeye odaklanmayı tercih edebileceğine de işaret ediyor.

Basra Körfezi'ndeki istikrar endişesi İran'ın Basra Körfezi'ne kıyıdaş Arap komşuları, İslam Cumhuriyeti'nin müttefikleri değil.

Ama bu ülkeler bölgesel istikrarın korunmasına, askeri tırmanışın önlenmesine önem veriyor.

Körfez ülkeleri son yıllarda İran ile gerilimlere azaltmak ve diplomatik ilişkileri geliştirmek için adımlar attı.

Bu ülkeler, İran'ın Amerikan ordusunun olası bir saldırısına, ev sahipliği yaptıkları ABD askeri üslerini hedef alarak karşılık vermesinden, gerilimin bölgesel bir savaşa evrilmesinden endişe ediyor.

İran-Suudi Arabistan yakınlaşmasının mimarı Çin de tepkili Yıllarca bölgedede üstünlüğü ele geçirmek için rekabet eden İran ile Suudi Arabistan arasında son yıllarda Çin'in arabuluculuğunda temkinli bir yakınlaşma süreci yaşanıyor.

Çin açısında her iki ülke, enerji tedarikini güvence altına almak için önemli ticaret ortakları konumunda.

Ortadoğu'daki nüfuzunu sürekli olarak genişleten Pekin yönetimi, İran'da protestolarla başlayan siyasi istikrarsızlıktan rahatsız.

ABD yaptırımlarına rağmen İran'dan ucuz petrol ithal etmeye devam eden Pekin, Trump'ın Pazartesi günü İran ile ticaret yapan ülkelere yüzde 25 ek gümrük vergisi kararı almasına da tepki gösterdi.

Trading Economics veri tabanına göre bu karardan etkilenecek ülkelerin başında Çin, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Irak yer alıyor.

Putin de İran rejimini destekliyor İran'daki olası bir rejim değişikliği Rusya'yı da endişelendiriyor.

Virginia'daki George Mason Üniversitesi'nden enerji uzmanı Umud Shokri, özgür ve demokratik bir İran'dan en çok endişe duyan kişinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in olduğu görüşünde.

Shokri, DW'ye yaptığı değerlendirmede Rusya'nın İran rejimi üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğunu, Moskova'nın Tahran'da bölgedeki veya dış politikadaki çıkarlarını tehlikeye atacak bir yönetimin iktidara gelmesini istemeyeceğini söyledi.

İran, dünya genelinde en büyük petrol rezervlerine sahip üç ülke arasında yer alıyor ve aynı zamanda dünyanın ikinci büyük doğal gaz rezervine sahip ülke konumunda.  "İran, gerekli sermaye ve teknolojiyi ülkeye çeker, yaptırımlar kaldırılır kaldırılmaz enerji pazarındaki payını geri kazanabilirse, diğer ihracatçı ülkelerin payı kademeli olarak azalacaktır" diyen enerji uzmanı Shokri, Tahran'da halk tarafından demokratik olarak seçilmiş ve istikrarlı bir hükümetin bölgedeki diğer tüm ülkelerin çıkarına olabileceğine inandığını vurguluyor.

Reuters: İran'daki protestolarda iki bin kişi öldüDünya İran'daki protestoları geçmiştekilerden ayıran ne oldu?Dünya

İlgili Sitenin Haberleri