Haber Detayı
Vejetaryenlere kötü haber: Yüz yaşına ulaşmanın sırrı et tüketiminde mi gizli?
Sağlıklı yaşam dendiğinde akla gelen bitkisel diyetler, asırlık bir çınar olma yolunda sanıldığı kadar etkili olmayabilir. Çin'de 5 binden fazla yaşlı üzerinde yapılan dev araştırma, et tüketenlerin 100 yaşına ulaşma şansının veganlardan çok daha yüksek olduğunu kanıtladı.
Uzun, sağlıklı bir yaşamın sırrı dendiğinde akla gelen ilk şey genelde sebze ağırlıklı bir beslenme düzeni olur.
Ancak Çin’de yürütülen kapsamlı bir araştırma, yüz yaşını devirme hayali kuranlar için bu tabloyu biraz değiştiriyor.Bilim insanları, et tüketenlerin bu etkileyici yaş sınırına ulaşma ihtimalinin, sadece bitkisel beslenenlere göre daha yüksek olduğunu saptadı.
Egzersiz ve sigara kullanımı gibi faktörler devre dışı bırakıldığında bile, eti tamamen hayatından çıkaranların yüz yaşına ulaşma şansı, her şeyi yiyenlere kıyasla yüzde 19 daha düşük çıkıyor.
Özellikle veganlarda bu durum çok daha belirgin bir hal alıyor.
Verilere göre veganların asırlık bir çınar olma ihtimali yüzde 29 oranında azalıyor.Fudan Üniversitesi’nden Dr.
Xiang Gao liderliğinde yürütülen çalışma, 80 yaş ve üzerindeki bireylerin beslenme alışkanlıklarını mercek altına aldı.
Yaklaşık 25 yıllık bir süreci kapsayan bu araştırmada, vejetaryenlerin ve hatta sadece balık yiyenlerin bile uzun ömür konusunda et yiyenlerin gerisinde kaldığı görülüyor.
Araştırmacılar bu durumu, ileri yaştaki vücudun sadece bitkisel gıdalarla karşılanması güç olan besin öğelerine daha fazla ihtiyaç duymasıyla açıklıyor.
Dr.
Gao, özellikle zayıf bünyeli yaşlılar için hem hayvansal hem de bitkisel kaynaklı gıdaların bir arada tüketilmesinin, hayatta kalma şansını çok daha güçlü bir şekilde desteklediğini belirtiyor.Uzun ömrün anahtarı dengeli beslenmede gizliYine de bu sonuçlar, daha uzun yaşamak için her öğünde sadece et yenmesi gerektiği anlamına gelmiyor.
Araştırmanın en çarpıcı detaylarından biri, sebze tüketiminin hala hayat kurtarıcı bir rol üstlenmesi.
Her gün düzenli olarak sebze yiyenlerin yüz yaşına ulaşma ihtimali, yemeyenlere göre yüzde 84 daha fazla çıkıyor.
Yani işin sırrı, eti tamamen dışlamak yerine tabağı her iki grubun faydalarıyla doldurmaktan geçiyor.
Araştırma, beslenme düzeninin etkisinin her bireyde aynı şekilde ortaya çıkmadığını da gösteriyor.
Örneğin, ideal kilosunda olan vejetaryenler ile et yiyenler arasında yaşam süresi bakımından büyük bir uçurum gözlenmiyor.Ancak zayıf ve hassas bünyeye sahip yaşlılar için durum değişiyor; bu grupta günlük et tüketimi, yüz yaşına ulaşma ihtimalini yüzde 44 oranında artırıyor.
Bilim dünyası, vejetaryen beslenmenin kalp sağlığına iyi geldiğini kabul etse de, 80 yaşın üzerindeki düşük vücut kitle indeksi, etten vazgeçmeyi riskli bir tercih haline getirebiliyor.Daha önceki bazı çalışmaların vejetaryenliği inme ve depresyon gibi durumlarla ilişkilendirmesi de bu riskleri destekler nitelikte.
Sonuç olarak araştırmacılar, hızla yaşlanan toplumumuzda sağlıklı ve uzun bir ömür için “her şeyden, kararında” prensibinin önemine vurgu yapıyor ve gelecekteki beslenme kılavuzlarının bu dengeye göre şekillenmesi gerektiğini savunuyor.