Haber Detayı

Moldovalı milletvekili Cumhuriyet'e konuştu: Ateşkes, ihtiyaç duyulan bir sinyal
Dünya cumhuriyet.com.tr
13/01/2026 14:43 (2 saat önce)

Moldovalı milletvekili Cumhuriyet'e konuştu: Ateşkes, ihtiyaç duyulan bir sinyal

Moldova Parlamentosu Üyesi Olga Cebotari, Rusya-Ukrayna savaşının bölgesel etkileri ve olası barış senaryolarını Cumhuriyet’te değerlendirdi. Cebotari, savaşın sona ermesinin “olumlu ve ihtiyaç duyulan bir sinyal” olacağını belirtirken, kalıcı çözüm için diplomasi ve diyalog vurgusu yaptı.

Rusya-Ukrayna savaşı, Moldova gibi küçük ve jeopolitik olarak hassas ülkeler üzerinde doğrudan askeri çatışmaya dönüşmese de, bölgesel istikrar, güvenlik algısı ve ekonomik dengeler üzerinde güçlü etkiler yaratmaya devam ediyor.

Moldova, Ukrayna ’nın güney sınır komşusu olarak savaşın en yakın coğrafi etkilerini hisseden ülkelerden biri.

Rusya ’nın askeri kapasitesinin bölgeye yakınlığı, Kişinev’de hem kamuoyu hem devlet kanadında güvenlik endişelerini büyütüyor.

Bu, Moldova’nın savunma ve dış politika önceliklerinin yeniden şekillenmesine yol açıyor.

Moldova’da hem Romence konuşan nüfus çoğunluğu hem de Rusça konuşan azınlık bulunuyor.

Rusya-Ukrayna savaşı, bu etnik ve dilsel ayrışmalar üzerinden Kişinev’de iç siyasette baskı unsuru haline geliyor.

Moskova cephesinin dikkatleri çekmeye çalıştığı alanlardan biri, Moldova’da “çatışmasız gerilim” yaratmak ve ülke siyasetini etkilemek.

Savaş, Moldova’nın Avrupa Birliği ’ye üyelik hedefini daha güçlü hale getirdi.

Kişinev yönetimi, hem güvenlik hem ekonomik istikrar perspektifiyle AB entegrasyonunu 2030 hedefi olarak benimsedi.

Moldova’nın bu yönelimi, savaşın tetiklediği güvenlik kaygılarına karşı bir “stratejik siper” arayışı olarak okunuyor.

Savaşın devamı, Moldova ekonomisi üzerinde baskı yaratıyor.

Bölgesel ticaret kesintileri, enerji güvenliği riskleri ve Ukrayna üzerinden transit yolların sekteye uğraması, Moldova’nın ekonomik esnekliğini zorlayan unsurlar arasında.

Savaşın uzun sürmesi, hem Moldovalı toplumda moral yorgunluk hem de göç baskısını artırıyor.

Ukrayna’dan gelen mülteci akını ve savaşın yayılma riskine dair endişeler, sivil toplumun algısında kaygı yaratıyor.

CUMHURİYET'E KONUŞTU: ATEŞKES İÇİN BİR ZEMİN OLUŞMADI Rusya-Ukrayna savaşının bölgesel etkileri ve olası barış senaryoları, Avrupa güvenlik mimarisinden Türkiye-Moldova ilişkilerine uzanan geniş bir tartışma alanı yaratmayı sürdürüyor.

Moldova Parlamentosu Üyesi Olga Cebotari , savaşın sona ermesi halinde ortaya çıkabilecek yeni dengeleri, ABD ve Avrupa ’daki siyasi gelişmelerin Ukrayna’ya desteğe etkisini ve diplomasi arayışlarını Cumhuriyet ’ten Caner Çiftçi ’ye değerlendirdi.

Cebotari, savaşın bitmesinin “çok ihtiyaç duyulan bir sinyal” olacağını vurgularken, yeni bir Soğuk Savaş ihtimalinin ise “kaçınılmaz olmadığını” söyledi.

Cebotari’ye göre Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesi, yalnızca iki ülke için değil, tüm bölge için rahatlatıcı bir dönüm noktası anlamına gelebilir. “Savaşın bitmesi olumlu ve çok ihtiyaç duyulan bir sinyal olur” diyen Cebotari, bu gelişmenin 2022’den bu yana ciddi şekilde sekteye uğrayan ticaret ve ekonomik ilişkilerin kademeli olarak yeniden kurulmasına da zemin hazırlayabileceğini belirtti.

Cebotari, barışın aynı zamanda pragmatik diyalog ve diplomasiye alan açacağını savunarak, “Eğer müzakereler adil ve kapsayıcı bir Avrupa güvenlik çerçevesine dayanırsa, yeni bir Soğuk Savaş beklemek için bir neden yok” değerlendirmesinde bulundu.

AVRUPA'DAKİ SEÇİMLER, UKRAYNA'YA DESTEĞİ NASIL ETKİLER?

Ukrayna’ya askeri ve mali desteğin geleceği, özellikle ABD ve Avrupa’daki iç siyasi dengeler nedeniyle yakından izleniyor.

Cebotari, orta vadede daha temkinli ve şartlı bir yaklaşımın öne çıkabileceğini söyledi.

Cebotari, “ABD’de ve bazı Avrupa ülkelerinde bütçe kısıtları, kamuoyu baskısı ve seçim döngüleri giderek daha önemli bir rol oynayacak” diyerek, desteğin süreceğini ancak harcama kontrolünün daha fazla gündeme geleceğini dile getirdi.

Bu süreçte Avrupa’nın rolünün daha görünür hale geleceğini ifade eden Cebotari, barış girişimlerine de açık olduklarını belirterek, “Barışı savunuyoruz ve Başkan Trump’ın barış planı ruhuna uygun gerçekçi girişimleri memnuniyetle karşılıyoruz” dedi. “MÜZAKERELERİN DEVAMI BAŞARI İÇİN BİR ANAHTAR” Sahada çatışmalar devam ederken, masadaki diplomatik seçeneklerin ne kadar gerçekçi olduğu da tartışma konusu.

Cebotari, ateşkes ve resmi barış görüşmeleri için henüz tam anlamıyla birleşmiş bir zemin bulunmadığını söyledi. “Şu aşamada kapsamlı bir ateşkes ya da resmi barış görüşmeleri için tam konsolide bir temel yok” diyen Cebotari, buna rağmen diyalogun sürdürülmesinin kritik olduğunu vurguladı.

Cebotari, “Müzakerelerin devam etmesi başarı için anahtar.

Hem Rusya hem Ukrayna, barışın savaştan daha iyi olduğunu anlamalı.

Çünkü savaşın uzaması yıkım, kayıp ve uzun vadeli ekonomik zarar getiriyor” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE, ABD VE ÇİN'İN ROLÜ Cebotari, son dönemde Türkiye , ABD ve Çin gibi aktörlerin dengeleyici veya kolaylaştırıcı rolünün daha görünür hale geldiğini söyledi.

ABD’nin sürecin merkezinde yer aldığını belirten Cebotari, Washington’un ortaklarıyla koordinasyon içinde “pratik diplomatik adımlar” attığını kaydetti.

Trump’ın söylemlerinin de süreci etkileyebileceğini belirten Cebotari, “Trump’la ilişkilendirilen retorik, algıları şekillendirebilir ve gerilimi düşürmeye dönük tartışmaları hızlandırabilir” dedi.

Ancak nihai kararların Rusya ve Ukrayna’nın elinde olduğunu vurguladı.

Çin’in doğrudan arabuluculuk yapmadığını ancak siyasi çözüm koşullarının tartışıldığı uluslararası zeminde stratejik düzeyde katkı sunduğunu belirten Cebotari, Türkiye’nin ise iki tarafla da kanalları açık tutarak insani ve ekonomik düzenlemelerde somut rol oynadığını ifade etti.

Cebotari, “Bu çabalar diplomasiyi canlı tutuyor ve kademeli gerilimi azaltma yollarını açık bırakıyor” değerlendirmesini yaptı. “UZLAŞMA KAPASİTESİ BELİRLEYİCİ OLACAK” NATO-Rusya gerilimi açısından önümüzdeki dönemin nasıl şekilleneceğine ilişkin soruya da yanıt veren Cebotari, son aylarda artan diplomatik temasların barışçıl çözüm arayışının güçlendiğini gösterdiğini söyledi.

Buna rağmen hızlı bir çözüm ihtimalinin garanti olmadığını vurgulayan Cebotari, önümüzdeki 6-12 ayın seyrinin tarafların müzakere kapasitesine bağlı olacağını belirtti: “Çatışmanın uzayıp uzamayacağı, tüm ilgili tarafların ortak çözüm arayışı ve Avrupa’da barış ve güvenlik için gerekli olduğunda uzlaşmaya hazır olup olmamasıyla doğrudan bağlantılı.” TÜRKİYE MOLDOVA İLİŞKİLERİ Cebotari, Türkiye ile Moldova ilişkilerinin bugün itibarıyla “bölgesel ve pragmatik” bir çizgide ilerlediğini ancak zaman içinde stratejik derinlik kazanabilecek bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. “Ticaret, yatırım, eğitim, altyapı ve kalkınma projelerinde istikrarlı bir işbirliğimiz var.

Yerel topluluklara yönelik somut destekler de bu ilişkiyi güçlendiriyor” diyen Cebotari, Gagauz özerk bölgesinin bu ilişkilerde özel bir rol oynadığını vurguladı.

Cebotari, Moldova’daki Türkçe konuşan topluluk ile Türkiye’de yaşayan Moldovalıların da iki ülke ilişkilerine güçlü bir insani zemin sunduğunu ifade ederek, “Türk yatırımını teşvik etmeye ve siyasi diyaloğu her düzeyde güçlendirmeye odaklanırsak, bu ortaklık pragmatizmin ötesine geçerek daha yapısal ve sürdürülebilir bir stratejik ortaklığa dönüşebilir” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri