Haber Detayı
Trump'ın İran Yaptırımları Türkiye'yi Zora Sokabilir
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile ticaret yapan ülkelere ABD ile olan tüm ticarette yüzde 25 gümrük vergisi uygulanacağını açıklaması, Türkiye–İran arasındaki enerji iş birliğinin geleceğini yeniden gündeme taşıdı. Enerji politikaları uzmanı Necdet Pamir, 2026’da sona erecek doğal gaz anlaşmasının yenilenmemesinin Türkiye’nin ekonomik ve stratejik çıkarlarına zarar vereceğini belirterek, “ABD'nin yaptırımlarına karşı bu enerji konusunda İran'la anlaşmayı uzatmamak bizim aleyhimize olur. Ekonomik olarak bunu ikame edeceğin alternatiflerin daha ucuz olması pek mümkün değil. Bu, hem ulusal onur açısından, hem ekonomik açıdan, hem de Türk-İran ilişkileri açısından Türkiye'nin lehine olamaz” dedi.
Haber: Nilgün Hande ÖZTÜRK(ANKARA) - ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran ile ticaret yapan ülkelere ABD ile olan tüm ticarette yüzde 25 gümrük vergisi uygulanacağını açıklaması, Türkiye–İran arasındaki enerji iş birliğinin geleceğini yeniden gündeme taşıdı.
Enerji politikaları uzmanı Necdet Pamir, 2026'da sona erecek doğal gaz anlaşmasının yenilenmemesinin Türkiye'nin ekonomik ve stratejik çıkarlarına zarar vereceğini belirterek, "ABD'nin yaptırımlarına karşı bu enerji konusunda İran'la anlaşmayı uzatmamak bizim aleyhimize olur.
Ekonomik olarak bunu ikame edeceğin alternatiflerin daha ucuz olması pek mümkün değil.
Bu, hem ulusal onur açısından, hem ekonomik açıdan, hem de Türk-İran ilişkileri açısından Türkiye'nin lehine olamaz" dedi.ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social'dan yayınladığı paylaşımında, İran ile iş yapan ülkelerin ABD ile gerçekleştirdiği her türlü ticari faaliyette yüzde 25 gümrük vergisi uygulanacağını duyurdu.Trump, "Derhal yürürlüğe girecek şekilde, İran İslam Cumhuriyeti ile iş yapan herhangi bir ülke, ABD ile yaptığı tüm işler için yüzde 25 oranında gümrük vergisi ödeyecektir.
Bu karar kesin ve nihaidir.
Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı.Türkiye–İran enerji iş birliğinde kritik takvimİran'ın en büyük ticaret ortakları arasında Çin, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Türkiye, Hindistan ve Pakistan yer alıyor.
Türkiye ile İran arasında enerji alanındaki iş birliği, doğal gaz başta olmak üzere petrol, elektrik ve enerji altyapısını kapsayan anlaşmalar çerçevesinde sürdürülüyor.
İki ülke arasındaki doğal gaz ticareti, 1996 yılında imzalanan anlaşmayla temellendirilirken, fiili gaz akışı 2001 yılında başladı.
Bu kapsamda İran, Türkiye'nin önemli doğal gaz tedarikçilerinden biri olurken, taraflar uzun vadeli arz güvenliği, ticaret hacminin artırılması ve enerji iletim altyapısının güçlendirilmesi konularında karşılıklı taahhütlerde bulundu.Enerji iş birliği, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin temel başlıklarından biri olarak öne çıkarken; yetkililer, 25 yıllık süreyi kapsayan mevcut doğal gaz anlaşmasının 2026 yılında sona ereceğini hatırlatmış ve anlaşmaların Türkiye'nin enerji arz çeşitliliğine katkı sağladığını, İran açısından ise bölgesel enerji ticaretinde istikrar ve gelir sürekliliği oluşturduğunu vurgulamıştı.Trump'ın yaptırım tehdidi tartışma konusu olduTaraflar, süresi dolacak anlaşmaların geleceğine ilişkin olarak mevcut sözleşmelerin güncellenmesi, yeni projeler ve üçüncü ülkelere yönelik enerji iş birlikleri konusunda temasların sürdüğünü, iş birliğinin karşılıklı çıkarlar doğrultusunda geliştirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Ancak Trump'ın bu yaptırımının Türkiye'yle İran arasındaki enerji ortaklığını nasıl etkileyeceği tartışma konusu oldu.Pamir: "Anlaşmanın geleceği konsunda ABD yaptırımları belirleyici olacak"Konuyla ilgili ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulunan enerji politikaları uzmanı Necdet Pamir Pamir, Türkiye ile İran arasındaki doğal gaz anlaşmasının uzun vadeli bir çerçeveye sahip olduğunu belirterek, süresi dolmak üzere olan sözleşmenin geleceğinin büyük ölçüde ABD yaptırımları ve Türkiye'nin bu konudaki tutumuna bağlı olduğunu söyledi.
Pamir, "Anlaşma her ne kadar yakın bir tarihte sona erecek olsa da yenilenip yenilenmeyeceğini ABD yaptırımları belirleyecek.
Bu da Türkiye'nin alacağı karara bağlı.
ABD'nin baskısına boyun mu eğilecek, eğilmeyecek mi" değerlendirmesinde bulundu."İran'dan Türkiye'ye uzanan doğal gaz hattı, ülkeyi doğudan besleyen stratejik bir güzergah"Türkiye'nin İran'dan yıllık yaklaşık 10 milyar metreküp doğal gaz aldığını hatırlatan Pamir, Karadeniz'deki keşiflere rağmen Türkiye'nin doğal gazda hala yüzde 90'dan fazlasını ithal ettiğini vurguladı.
Türkiye'nin, 2024'te yaklaşık 53 milyar metreküp doğal gaz tükettiğini belirten Pamir, "bunun yaklaşık altıda birinin İran'dan karşılandığını" ifade etti.
Pamir, "Türkiye ya bu anlaşmayı uygun koşullarda yenileyecek ya da ABD'nin baskısına boyun eğerek İran gazı yerine ABD'den sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) almayı tercih edecek.
İran gazının Türkiye'ye doğudan giren bir hatla ülkeyi beslediği dikkate alındığında, bu hattın stratejik önemi de göz ardı edilmemeli" dedi.Pamir, "İran'dan Türkiye'ye uzanan doğal gaz hattının ülkeyi doğudan besleyen stratejik bir güzergah olduğuna" dikkat çekerek, "bu kaynağın ABD ya da başka ülkelerden ithal edilecek sıvılaştırılmış doğal gaz ile ikame edilmesinin hem teknik hem de ekonomik açıdan daha maliyetli olacağını söyledi.
Pamir, "doğal gazınn üretim sürecinde sıvılaştırma, deniz yoluyla taşıma ve yeniden gazlaştırma gibi ilave maliyetler içerdiğini" vurgulayarak, "Bu nedenle İran gazının yerine sıvılaştırılmış gaz koymak, koşullar gereği daha pahalı bir seçenek olur" dedi."Türkiye, doğal gazda tüketiminin yüzde 90'dan fazlasını ithalatla karşılıyor"ABD'nin enerji alanındaki baskılarına işaret eden Pamir, "Türkiye'nin geçmişte İran'dan uygun fiyat ve ödeme koşullarıyla petrol ithal ettiğini, ancak ABD yaptırımları sonrası bu ithalatın kademeli olarak sıfırlandığını" hatırlattı.
Pamir, "benzer bir sürecin doğal gazda da yaşanabileceğini" belirterek, "Türkiye'nin yıllık 10 milyar metreküpe kadar gaz alımını öngören uzun vadeli İran anlaşmasının yakında sona ereceğini, uzatma kararının siyasi baskılar karşısında verilecek tutuma bağlı olduğunu" ifade etti."Türkiye'nin doğal gazda tüketiminin yüzde 90'dan fazlasını ithalatla karşıladığını" belirten Pamir, "İran gazının toplam tüketim içinde yaklaşık altıda birlik paya sahip olduğunu" söyledi.
Pamir, "Türkiye bu anlaşmayı uzatırken güçlü bir pazarlık pozisyonu alabilir.
İran, ambargolar ve ABD ile İsrail'den gelen baskılar nedeniyle sıkışmış durumda.
Doğru koşullar dayatılırsa, Türkiye lehine daha uygun şartlarla anlaşma uzatılabilir" değerlendirmesinde bulundu."İran gazının devre dışı bırakılması halinde alternatifler, ekonomik açıdan Türkiye'nin aleyhine olacak""İran gazının devre dışı bırakılması halinde alternatiflerin ekonomik açıdan Türkiye'nin aleyhine olacağını" savunan Pamir, "Bu sadece ekonomik değil, aynı zamanda enerji güvenliği ve dış politika açısından da bir meseledir.
Sürekli dış baskılara boyun eğmek, hem ulusal çıkarları hem de uzun vadede ülkenin bağımsız hareket kabiliyetini zedeler" ifadelerini kullandı."Bağımsız bir ülkenin boyun eğmesi açısından bu, ulusal onuru zedeleyecek bir şeydir"Pamir, son olarak şunları söyledi: "Dolayısıyla ABD'nin yaptırımlarına karşı bu enerji konusunda İran'la anlaşmayı uzatmamak bizim aleyhimize olur.
Hem bağımsız bir ülkenin boyun eğmesi açısından bu, son derece yıpratıcı ve ulusal onuru zedeleyecek bir şeydir hem de ekonomik olarak bunu ikame edeceğin alternatiflerin daha ucuz olması pek mümkün değil.
Yani yeni bir boru hattının döşenmesi, maaliyeti, zamanlaması birkaç senelik bir iştir.İran gazının yerine bir boru hattı dediğin an iş sıvılaştırma ek maliyeti, taşıma ek maliyeti, okyanus geçecek, ondan sonra da yeniden gazlaştırma ek maliyeti.
Bu, hem ulusal onur açısından, hem ekonomik açıdan, hem de Türk-İran ilişkileri açısından Türkiye'nin lehine olamaz.
İran'dan sonra da sıra Türkiye'ye gelir.
Sürekli böyle taviz verirsen her yapılana boyun eğersen İsrail'in, ABD'nin dayatmalarına o zaman yarın öbür gün senin ülkeye müdahale edildiğinde konuşacağın bir şey kalmaz, onun yolunu açarsın."