Haber Detayı

2026 için yatırımcıya ipuçları! 20 uzman isime sorduk: Hangi yatırım aracı en iyi performansı sağlar?
Finans ekonomim.com
13/01/2026 11:40 (3 saat önce)

2026 için yatırımcıya ipuçları! 20 uzman isime sorduk: Hangi yatırım aracı en iyi performansı sağlar?

Yeni yıla yönelik, ekonomi ve piyasalar için tahminler gelmeye devam ederken; ekonomistlerin dezenflasyon sürecindeki beklentileri, bu yıl için daha iyimser. Peki, “2026'da hangi yatırım aracı yıldız olabilir?”... Geçtiğimiz yıl daha çok haber akışına göre hareket eden Borsa İstanbul'un öne çıkacağını öngören uzmanlar, gram altın ve gümüşün de borsayı takip edeceğini tahmin ediyor.

Şenay ZEREN Bir yılı daha geride bıraktığımız bu günlerde, 2025'e piyasalar açısından baktığımızda gerek yurt içinde gerekse yurt dışında yaşanan öngörülemeyen gelişmeler, piyasaları tahminlerin ötesine taşıdı.

İlk aylarda, 'Borsa İstanbul yılı hangi seviyelerden tamamlayabilir?' sorusunun cevabı 14.000-15.000 puan seviyelerine kadar çıkarken; bugün geldiğimiz noktada Borsa İstanbul 12 bin puana dahi yaklaşamadı.

Geçtiğimiz yıl şaşırtan bir diğer yatırım aracı, altın ve gümüş oldu. '2025 yılı getirisi, 2024'ün altında mı kalır?' diye konuşulurken, değerli madenlerin yükselişi en iyimser tahminleri bile aştı.

Jeopolitik gelişmeler, Çin başta olmak üzere merkez bankalarının altın alımları ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasında indirim sürecine başlaması fiyatları destekledi.

Gümüş, tüketiminin yarıdan fazlasının endüstriyel amaçlarla kullanılması özelliğiyle altından ayrışırken, ülkelerin özellikle yenilenebilir enerjilerle ilgili kararlarından da pozitif etkilendi.

En iyi getiri gram gümüşte Borsa İstanbul 100 endeksi, geçtiğimiz yıl yatırımcısına yüzde 15'in biraz üzerinde kazandırırken; finansal kiralama faktoring, teknoloji ve madencilik sektörleri en iyi getiriyi sağladı.

Geçtiğimiz 12 ayda, dolar/TL yüzde 21 artış sağlarken; Euro/TL kuru ise, yüzde 38 yükseldi.

Ons altın 2025 yılında yatırımcısına yüzde 66 kazandırırken; fiyatı ons altın ve dolar kuruna göre hesaplanan gram altın yüzde 102 prim yaptı.

Altını tahtından eden gümüş ise, ons bazında yüzde 164; gram bazında yüzde 206 artış sağladı.

Son yılların gözde yatırım araçlarından biri olarak öne çıkan yatırım fonlarına bakarsak da; yüzde 99 yükselişle kıymetli madenler fonları birinci sırada yer aldı.

Yüzde 67 getiri ile serbest fonlar ikinci, yüzde 55 artışla para piyasası fonları üçüncü sırada bulundu.

Hisse senedi fonları ise yatırımcısını üzerken, yüzde 24 getiriyle sonuncu oldu.

Yeni yıl için beklentiler nasıl şekilleniyor?

Son birkaç ayda beklentilerin altında kalan enflasyondaki gerilemenin, bir trende dönüşüp dönüşmeyeceği kritik önemde olurken; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirim sürecini 2026 yılında da sürdüreceği tahmin ediliyor.

Borsanın en büyük rakibi olarak görülen faizdeki düşüşün, Borsa İstanbul'u destekleyeceği öngörülürken; genel beklenti borsanın gelecek yıl reel getiri sağlayabileceği yönünde.

Yeni yılda gram altındaki getiri potansiyelinin ons altının önüne geçeceği tahmin edilirken; gümüş fiyatlarının tarihi rekorunu tazeleyeceği düşünülüyor.

Öte yandan, yatırım fonlarının da gündemden düşmemesi bekleniyor.

Doğru hisse seçimiyle borsa 2026’nın yıldızı olmaya adayDr.

Berra Doğaner - Piramit Menkul Yönetim Kurulu Üyesi Öncelikle dünyada ve ülkemizde 2026 yılı da 2025’te olduğu gibi, haber akışlarının ön plana çıkacağı ve volatilitenin yüksek seyredeceği bir yıl olacak.

Dünya için, Trump politikaları ve jeopolitik gerginliklere dayalı bölgesel savaşlar, ülkemiz için ise siyasi gelişmeler belirleyici olacak.

Altın ve gümüş, 2025 yılını çok iyi bir primle kapatıyor. 2026’da getirisinin, bu yılın daha altında olmasını beklerim; ancak portföylerde yer vermekte halen yarar var.

Dövizi zaten yatırım aracı olarak kabul etmiyorum ve reel getiri beklemiyorum.

Kıymetli madenler yatırımı, kur artışlarının getirisini de içerecektir.

Enflasyon düşme eğiliminde… Faizler de düşmeye devam edecek.

Bu nedenle, doğru hisse seçimi ile hisse senedi yatırımları 2026 yılının yıldızı olmaya aday görünüyor. 2025’te getiride dünyanın en kötü borsalarından biri olan Borsa İstanbul, 2026 yılında arayı kapama potansiyeline sahip.

Bilançolar için en kötünün geride kaldığını da eklersek, 2025 yılında yan ve sığ hisselere göre daha düşük getiri yaratan BIST 50 – BIST 100 hisseleri diğer bir değişle borsanın lokomotifi temel hisseler, yüksek getiriler sağlayabilir. 2026'da borsanın bir adım öne çıkacağını düşünüyorumMert Yılmaz – İnfo Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Yaklaşık 1,5 yıldır süren sıkıntılı sürecin ardından, borsa için olumlu bir beklentiyle yeni yıla başladık.

Özellikle Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine devam edecek olması, makro taraftaki iyileşmenin süreceği beklentisi ve iç siyasetin normalleşeceğine dair öngörüler, borsaya ilişkin beklentileri güçlendiriyor.

Özellikle mayıs ayından sonra ABD Merkez Bankası’ndan (Fed) gelecek adımlar, hisse senetleri piyasasını yakından ilgilendiriyor.

Bu sebeplerle, risk iştahına bağlı olarak borsayı bir adım önde görmek mümkün.

Ancak başta Japonya olmak üzere, dışarıdan gelebilecek birtakım sarsıntılara da hazırlıklı olmamız gerekiyor. 2025 yılında dünya borsa endekslerinde önemli getiriler öne çıkarken, Borsa İstanbul buna eşlik edemedi.

Dolayısıyla yurt dışında risk iştahında ortaya çıkabilecek bir törpülenme, içeride de yabancı yatırımcı iştahını azaltabilir.

Çünkü istediğimiz performansı ortaya koyabilmemiz için, yabancı yatırımcı katılımının şart olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

Merkez Bankası’nın önünde, politika faizi açısından 800-1000 baz puanlık bir indirim alanı olduğunu düşünüyorum.

Buna baktığımızda, yatırımcı için yaklaşık aylık net yüzde 2,25-2,50 arasında bir getiri ortaya çıkıyor.

Risksiz getiri açısından, hâlâ önemli bir fırsat olarak görüyorum.

TL tarafında yani mevduat, para piyasası fonu ve tahvil ile hisse senedi arasındaki rekabetin bu yıl da devam edeceğini söyleyebilirim.

Eğer içerideki riskleri yönetebilir, yatırımcıların güvenini yeniden kazanabilir ve dışarıdan da rüzgâr lehimize eserse, borsanın bir adım öne çıkacağını öngörüyorum.

Döviz tarafında ise, önemli bir beklentim yok.

Beklenmedik bir risk ortaya çıkmadığı sürece, dövizdeki artış enflasyon kadar olacaktır.

Altın ve gümüş konusunda söyleyebileceğim tek şey, 2025’teki hızlı yükselişin 2026 yılında da süreceği düşünüyor; ancak bu konuda uyarmak isterim. 1980 yılından bu yana ortaya çıkmış en iyi performansın, iki sene üst üste gerçekleşme olasılığı istatistiksel olarak son derece zayıf.

Hisse senedi fonları yıldız yatırım aracı olmaya adayMehmet Gerz - Osmanlı Portföy CEO 2026’ya yönelik portföy önerimizde, yüzde 35 TL para piyasası ve yüzde 25 Türk hisse senedi öneriyoruz.

Çeşitlendirme sağlamak için, her biri yüzde 10 olmak üzere altın, yabancı menkul, Eurobond ve gayrimenkul varlık sınıflarına borsa yatırım fonları (ETF) vasıtasıyla yatırım yapılabilir.

Yıllardır enflasyonu kontrolden çıkartan politikalar nedeniyle, TCMB’nin tüm çabasına rağmen enflasyon 2025’te yeterince düşmedi.

Kasım ayı itibariyle, enflasyonda kademeli bir düşüş trendi başlamış gözüküyor. 2026’da enflasyon ve faiz oranları düşmeye devam edecek.

Faiz oranlarının kademeli düşmesiyle borsaya ilginin artmasını bekliyoruz. 2025’in ilk 11 ayında BIST100 endeksi yüzde 15 civarı bir artışla, dolar kurundaki yükselişin yarısı ve TÜFE enflasyonunun üçte birinde kaldı.

Yüksek faiz, enflasyon muhasebesi ve politik belirsizliğin etkilediği borsaya, yerli-yabancı kurumsal yatırımcı ilgisi azaldı.

Spekülatif ve son zamanlarda manipülatif işlemlerde artış görüldü.

Sağlıksız fiyat oluşumuna karşı gerekli açıklamaların yapılması ve önlemlerin alınmasıyla 2026’da daha sağlıklı bir piyasa bekliyoruz.

Bu nedenle 2026’da Borsa İstanbul, son birkaç yılın kayıplarını telafi ederek güçlü bir performans sergileyebilir ve hisse seçiminde temel analizi dikkate alan, fonlara yatırılan tasarrufları ‘basiretli tüccar’ yaklaşımıyla yöneten hisse senedi fonları, 2026’nın yıldız yatırım aracı olmaya adaydır. 2026’nın yıldız yatırım aracı gümüş olacakTonguç Erbaş - Ahlatcı Portföy Genel Müdürü 2026’nın yıldız yatırım aracının gümüş olacağını düşünüyorum.

ABD Merkez Bankası’ndan (Fed) 2026 sonuna kadar beklenen üç adet 25 baz puanlık faiz indirimi, dolar endeksinde zayıflamayı ve değerli metallere yeniden alım iştahını beraberinde getirebilir.

Ancak gümüşü diğer metallerden ayrıştıran asıl unsur, sanayi talebi.

Yapay zeka teknolojilerinden savunma uygulamalarına, özellikle de güneş paneli üretimine kadar genişleyen kullanım alanı, fiziki gümüş talebini arzın üzerine taşıyor.

Bu arz-talep denge bozukluğu, fiyatlara yukarı yönlü bir eğilim kazandırabilir.

Bu nedenle, 2025’te güçlü performans gösteren gümüşün, gelecek yılda da yükselişini sürdürerek yatırımcıların radarında ilk sıraya yerleşmesini bekliyorum.

Borsa İstanbul 2026'da öne çıkacaktırMurat Sağman - Ekonomist, Sagam Strateji Danışmanlık Kurucusu 2026 yılında öne çıkacak enstrüman, yüksek ihtimalle Borsa İstanbul olacaktır.

Çünkü Borsa İstanbul, 2025 yılında hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelere kıyasla oldukça geride kalmış ve dolar bazında en kötü performans gösteren üç borsadan biri olmuştur.

Faiz düşmeye devam etse de, hâlâ yüksek getiri sağlayacağı için faiz enstrümanlarının, tahvilin ön planda kalmasını bekliyorum.

Emtia tarafına bakarsak, 2026 yılında altın ve gümüş fiyatlarındaki değer kazancı devam edebilir; yükseliş ivmesi hız kaybetse de burada hâlâ bir potansiyel olduğunu düşünüyorum.

Gümüşe, diğer endüstriyel emtialar da eşlik edebilir.

Bono ve tahviller, önemli fırsat sunmaya devam edecekÜzeyir Doğan - A1 Capital Genel Müdür Yardımcısı 2026 yılı 2025’ten gelen belirsizliklerle başlayacak gibi görünse de, özellikle içeride dezenflasyonist sürecin devam etmesini bekliyoruz.

Bu süreç halen yüksek getiri alternatifi sunan sabit getirili enstrümanlar için, fırsat oluşturmaya devam edecektir.

Bu dönemde, gerek kısa gerekse uzun vadede, bono ve tahvillerin önemli fırsatlar sunmaya devam edeceğini düşünüyoruz.

Diğer yatırım araçlarına kıyasla, görece daha düşük risk ve reel getiri imkanı sunan bu ürünler, 2026 yılında da ön planda olacaktır.

Düşmesini beklediğimiz enflasyon ve faizlerin, enflasyon beklentilerine göre yüksek bulduğumuz faizlerden yararlanma ve dönem içinde trade fırsatı sunması adına, uzun vadeli tahvilleri ön planda tutmak gerektiğini düşünüyoruz.

Bununla birlikte devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) stopaj avantajıyla da, diğer sabit getirili (ÖST, mevduat, fon gibi) enstrümanlara kıyasla avantaj sağlamaktadır.

Düşen faiz, borsaya can suyu olabilirSertaç Ekeke - Marbaş Menkul Genel Müdür Yardımcısı Ciddi bir sistem değişimi içerisinde olduğumuz dönemdeyiz. 2025 yılında başlayan fiyatlamaların, daha dengeli olarak 2026 yılında da devam etmesini, ancak özellikle hisse senedi piyasasında yukarı yönlü hareketler sürse bile, ülke tercihi bakımından paranın daha da seçici olacağı bir süreç bekliyorum.

Geçen sene şansını kullanamayan Türkiye borsası, bu sene parayı çekme açısından yine aday.

Dezenflasyon sürecinin devamıyla yüzde 30 seviyesinin altına gelen faiz, Türk hisse senetlerine 2025’te bulamadığı can suyu olabilir.

S&P başta olmak üzere, ABD borsalarında da yukarı yönlü eğilimin devamını bekliyorum. 7200 seviyesi hedef olarak takip edilebilir.

Son olarak, bu yılın yıldızı olan altın ve gümüşün önemini korumaya devam etmesini, ancak ons değil gram bazlı takip edilmesinin daha fazla kârlılık getireceği kanaatindeyim.

Borsayı yıldız aday gösterebilirdim, ancak…Eral Karayazıcı - Inveo Portföy Fon Yönetim Müdürü Olağan şartlarda üç yıldır 275 dolar çevresinde yatay kalan Borsa İstanbul’u, 2026 yılı için iddialı bir yıldız adayı olarak gösterebilirdim.

Fiyat avantajının yanında, düşmeye devam edecek faiz oranları ve asgari ilk yarıyıl boyunca belirgin pozitif olmaya aday küresel piyasalar, borsa için güçlü katalistler.

Ancak bu zeminden ne ölçüde yararlanacağı, politik desibelin dalga boylarına bağlı olacak.

Bu faktörü de dahil edince, yıl bütününde hissedilir medcezirlere sahne olsa da ben borsanın ana rotasının yukarı olacağını ve dolar bazında yüzde 20 kadar değer kazanabileceğini düşünüyorum.

Vergi sonrası net faiz getirisi, seneye düşük kalmaya aday görünüyor.

Altın- gümüş pahalı.

Taşıdıkları risk bence sanılandan yüksek.

Değerlendirmeye yurtdışı yatırım araçlarını da dahil edersek, tüketici güvenine duyarlılığı yüksek şirket hisselerinin ben 2026 yılının en önemli yıldız adayları olacağı görüşündeyim.

Yıldız yatırım aracı borsa olur, onu gram altın takip ederMurat Özsoy - Biz Finansal Danışmanlık Kurucusu 2026’nın yıldız yatırım aracının Borsa İstanbul olacağını, diğer yandan da gram altının ikinci sırada çok yakın takipçisi olacağını düşünüyorum. 2026 yılında da küresel jeopolitik tansiyonun yüksekliği, merkez bankalarının alımları ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) beklenen faiz indirimleri ons altın fiyatını güçlü tutmaya devam edecektir.

Yurt içine döndüğümüzde, dezenflasyon sürecinin 2026’da 2025’e kıyasla daha istikrarlı ilerlemesini ve bu durumun da Merkez Bankası’nın faiz indirim patikasını bu yıla göre daha seri indirimlerle oluşturmasını bekliyorum.

Düşen faiz ortamında, hem şirketlerin değerlemeleri üzerinde pozitif etkiler görülecek hem de finansman maliyetlerinin gerilemesiyle bilançolar daha pozitif gelişmeler kaydedecektir.

Bankaların kredi vermek konusunda daha iştahlı olacaklarını da hesaba kattığımızda, hem bankacılık hem de diğer endekslerde güçlü toparlanmalar görebiliriz.

Politika faizindeki geri çekilmeler ve TL’nin 2026’da cazibesini 2025’e göre biraz daha kaybedecek olması, akıllara ‘Acaba döviz kurunda ani yükselişler görebilir miyiz ve bu durum gram altın fiyatını tetikler mi?’ sorusunu getiriyor.

Kısmen olabilir.

Ancak Merkez Bankası’nın güçlü rezerv yapısı ile kur riskinin gündeme gelmesinin önüne geçecek olması, yıl genelinde gram altını borsa karşısında bir adım geride bırakabilir görüşündeyim.

Kerem Aksoy - Rota Portföy Genel Müdür YardımcısıTahvil, bono ve hisselerin ön planda olmasını bekliyoruz 2025 yılı biterken 2026 için bize ışık tutabilecek, Türkiye’nin CDS’indeki geri çekilme, dolar kurundaki stabilizasyon, 3. çeyrek bilançoların beklenenden iyi gelmesi, dezenflasyon sürecinin yıla güçlü başlangıç hikayesi … gibi olumlu gelişmeler yaşandı.

Tüm bu faktörlerin etkisiyle, 2026 yılında TL varlıklardan tahvil, bono ve hisse senetlerinin ön planda olmasını bekleyebiliriz.

Ana senaryonun dışında dezenflasyon sürecinin sekteye uğraması gibi bir durumla karşılaştığımızda ise, yine ana yönün para piyasası fonları olması muhtemel.

Küresel piyasalardaki momentuma baktığımızda ise kıymetli metallerin yine portföylerde bulundurulması gerektiğini düşünüyoruz.

Tahvil ve bono piyasası açısından 2026’da ana belirleyici, olası faiz indirimlerinin zamanlaması ve enflasyonun ana eğilimindeki seyir olacaktır.

Faizde indirime yönelik net sinyallerin oluşmasıyla, getiri eğrisinde aşağı yönlü bir hareket beklenirken, yabancıların yeniden pozisyon almaya başlaması ve yerli kurumsal yatırımcı talebinin artması bu düşüşü hızlandırabilir.

Borsa İstanbul’da anlamlı bir yükseliş trendinin oluşumu, büyük ölçüde faiz indirim sürecinin netleşmesine ve enflasyonda kalıcı düşüş eğiliminin görülmesine bağlı olacaktır.

Yılınilk yarısında, sıkı finansal koşulların ve yüksek reel faiz ortamının şirket değerlemeleri üzerinde baskı yaratmaya devam etmesi olası görünürken, enflasyon beklentilerinin çıpalanması ve faiz indirimlerinin zamanlamasına ilişkin belirsizliğin azalmasıyla, özellikle 2026’nın ikinci yarısında risk iştahında belirgin bir artış gözlenebilir.

Öte yandan, faiz indirimlerinin 2026’nın ikinci yarısında hız kazanmasıyla getiri beklentilerinin değişeceği hesaplanırken; para piyasası fonlarından daha riskli varlıklara doğru bir portföy rotasyonu yaşanması olası.

Altın cephesinde ise, 2026 yılı boyunca yükseliş trendinin önceki dönemlere kıyasla daha düşük bir ivmeyle de olsa devam etmesini bekliyoruz. 2026 Borsa İstanbul, altın ve gümüş yılı olmaya adayHakan Erdoğan - Hedef Portföy Genel Müdür Yardımcısı Nisan ayı ve sonrası açıklanacak veriler, yılın ikinci yarısı için daha olumlu bir seyir sağlayabilir. 2026 yılını iki farklı dönemde ele almak mümkün: İlk yarı; enflasyonla mücadelede bazı dalgalanmaların yaşanabileceği, bu nedenle BIST'in temkinli bir seyir izleyebileceği dönem.

İkinci yarı; enflasyondaki düşüşün kalıcılığına olan inancın pekişmesi, merkez bankalarının önünün açılması ve şirket karlılıklarındaki toparlanmanın belirgin hale gelmesiyle, BIST için sürdürülebilir yükseliş trendinin başlangıcı olabilir.

Kısaca, sabırlı yatırımcılar için 2026'nın ikinci yarısı, 2025 ve 2026 başının volatilitesinin meyvelerini toplamak için bir fırsat penceresi açabilir.

Öte yandan, 2026 yılı değerli madenler açısından fırtına öncesi sessizlikten ziyade, fırtınanın merkezinde olabileceğimiz bir yıl olabilir.

Yatırımcıların portföy çeşitlendirmesinde altın ve gümüşe stratejik bir ağırlık vermesi, olası para politikası kökenli piyasa oynaklıklarına ve jeopolitik şoklara karşı koruyucu bir kalkan işlevi görebilir.

Ancak unutulmamalıdır ki, rekor seviyeler aynı zamanda daha yüksek volatilite anlamına gelebilir.

Bu nedenle, yatırım yaparken orta-uzun vadeli bir bakış açısını korumak ve dalgalanmalara hazırlıklı olmak her zamankinden daha önemli hale gelecektir.

İlk yarı borçlanma aracı ve para piyasası fonu, ikinci yarı hisse yatırımı idealDr.

Altuğ Özaslan - Nurol Portföy Yönetim Kurulu Danışmanı 2026 yılı hem nominal hem de reel faizlerin kademeli olarak aşağı ineceği bir yıl olacak.

İçsel ve dışsal şoklar olmadığı sürece volatiletinin bu seneye nazaran, kısmen daha düşük olmasını bekliyorum.

Düşük stopaj döneminde para piyasası fonlarına giriş yapanların, 2026 yazına kadar hala vergiden muaf ya da düşük vergili yüksek risksiz getiri avantajı bence devam edecektir.

Buna mukabil, TL tahvil verim eğrisinin 2-10 yıl farkının kapanmaya başlaması ile beraber, bu piyasadaki normalleşme ve kısa vadeli faizlerin, faiz indirimleri etkisiyle aşağı ineceği bir senaryoda kısa vadeli tahvil ağırlıklı dış borçlanma araçları fonları da, yılın ilk 6 ayında tatmin edici getiri sağlayabilirler.

Hisse senedi tarafında ise, 2025 üçüncü çeyrek finansalları kısmen beklediğimden daha iyi geldi.

Endeks yıl sonu rallisi yapma niyetinde, momentum ve hacim biraz düşük ama fiyat gitmek isterse gider.

Bence ilkbahar 2026 dönemi, artık risksiz getiriden çıkarak orta ve uzun vade için hisse senedi piyasasına giriş için uygun görünüyor.

TL’nin değerine karşı bir endişem olmaması sebebiyle, Eurobond ve değerli metal gibi dövize endeksli varlıkları, TL risksiz getiri ve TL hisse senedine nazaran cazip bulmuyorum.

Varlık dağılımı için düşük ağırlıkta tercih edilebilirler.

Özetle, bugünkü şartlar altında risk/getiri oranı bazında 2026 yılının ilk yarısında, borçlanma araçları ve para piyasası fonlarının; ikinci yarıda ise, hisse senedi yatırımının ideal tercihler olduğunu düşünüyorum.

Senenin başından itibaren hisse ağırlığının kademeli olarak artması ve sene sonuna doğru yatırımcının risk algısına göre, en yüksek seviyeye çıkarılmış olması bugünün penceresinde makul görünüyor.

Gümüş ön plana çıkıyorSerdar Pazı - Pusula Portföy Yatırım Danışmanlığı Müdürü 2026 yılında da reel olarak TL değerlenmesinin devam etmesi beklenebilir; yüzde 25 civarı bir enflasyon ve yüzde 20 civarı bir kur hareketi gerçekleşebilir.

Altında yaşanan sert yükselişin ardından, yaşanan arz kaygılarıyla bayrağı devir alacağını düşündüğüm gümüş ön plana çıkıyor.

Dolar bazında kote edilen emtia grubundan, tarihi rekorunu ileri taşımasını beklediğim gümüşte, hem TL hem de dolar bazında tatminkar bir performans beklenebilir.

TL bazında ise, enflasyon düşüşünden getiri eğrisinin kısa tarafı daha fazla fayda sağlayacaktır.

Bu kapsamda, kısa vadeli yabancı yatırımcı girişiyle yüzde 40 bileşik faiz seviyesi altında kalan 2 yıllık tahvilde, yıl genelinde yaşanacak faiz düşüşüyle portföylerde ortalama getiriyi yukarı çekeceği görüşündeyim.

Borsa İstanbul’da ralli oluşumu desteklenebilir Yusuf Kavak - Alnus Yatırım Araştırma Müdürü 2025 yılında yurt içi yatırımcıların favori yatırım ürünleri içerinde en yüksek getiri; yazıyı kaleme aldığımız tarihteki hesaplamayla yüzde 130 ile ons gümüşten gelirken, bu getiriyi yüzde 100 civarındaki kazanç ile gram altın ve yüzde 65 civarındaki performans ile ons altın izledi.

Ons altın ve gümüş tarafındaki yüksek getirilerde; hem sene içerisinde artan küresel risklerin (ticaret savaşları, jeopolitik gerginlikler ve Çin ekonomisinde zayıflama) yatırımcıları güvenli liman varlıklarına yöneltmesi, hem Fed’in faiz indirim döngüsüne yeniden başlaması, hem de merkez bankaları ve yatırımcılar tarafında hızla artan fiziki talep isteği etkili oldu. 2026 yılına gelecek olursak; şayet yeni risk artışları ortaya çıkmazsa, bu iki varlıkta düzeltme hareketleri etkili olabilir ve dolar/TL kurundaki kademeli yükseliş seyrine karşın, gram altında da baskı oluşabilir.

Risklerin sabit kalması/azalmasının yanı sıra, enflasyon oranlarında kademeli düşüş senaryosunda; bu ürünlerden çıkabilecek yatırımcılar hisse senedi varlıklarına hızla geçiş yapabilir.

Bu durumda, içeride TCMB’den beklenen faiz indirimleri ve 3. çeyrekten itibaren öngördüğümüz kredi kısıtlamalarında gevşeme adımları, Borsa İstanbul’da bir ralli oluşumunu destekleyebilir.

Özetlemek gerekirse; 2026 yılındaki risklerin (ticari, jeopolitik, siyasi ve ekonomik) daha dengeli olmasını bekliyoruz ve güvenli liman varlıklarından yaşanabilecek kaçışların etkisiyle hisse senetlerine yönelik talebin hızla artmasını bekliyoruz.

Yabancı hisselere yönelik fonlar, iyi bir tercih olabilirSeda Yalçınkaya Özer - İntegral Yatırım Araştırma Müdürü 2026 yılı küresel hisse senedi piyasası için verimli bir dönem olmaya devam edecek.

Özellikle yapay zeka şirketlerinin yatırım tutarı düşünüldüğünde, bu taraftaki doygunluğun henüz tamamlandığını söylemek zor.

ABD hisse senedi tarafında yapay zekâ ve yazılım, savunma ve havacılık, sağlık teknolojileri ve enerji dönüşümü (elektrik, batarya, depolama) sektörlerinde yükseliş eğilimi sürebilir.

Yabancı hisse senetlerine yönelik fonlar, bu süreç için iyi bir yatırım aracı olabileceği görüşündeyim.

İkinci yıldız yatırım aracı da, altın olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Yatırım temaları yıldan yıla farklılık görmekle birlikte, yaklaşım da değişti.

Özellikle Trump’lı bir dünyada, belirsizlikler canlı kalmaya devam ediyor.

Merkez bankalarının altın rezerv biriktirme hevesinin, 2026 yılında da süreceği ve bu tarafta talebin canlı olmaya devam edeceği görüşündeyim. 2026 yılının yıldızı borsa olabilirHikmet Baydar - 3.

Göz Danışmanlık Kurucusu 2026 yılında, yurt içinde programa uyum ve enflasyon gelişiminin gündem olmaya devam etmesi beklenirken; yurt dışında ise jeopolitik riskler, yaptırımlar ile ABD ekonomisindeki gelişmeler, Fed’in yeni başkanı ve faiz politikaları, Avrupa ekonomisindeki enflasyon ve büyüme gelişimi, Çin’de büyüme gibi veriler ön planda olacaktır.

Bu verilerdeki sürprizler, piyasalarda dalgalanmalara yol açacaktır ve 2026 yılı getiri şampiyonunu da belirleyecektir.

Mevcut koşullarda, altın rezervi biriktiren merkez bankaları altının yükselmesine katkı yapsa da, aşırı primli olması riski artırdı.

Fed faiz indirse bile, gelen satışlar ABD tahvil faizini yükselttiğinde, ters bir durum ortaya çıkacaktır.

O yüzden, riskin dağıtılması gereken bir yıl olacak.

Türkiye’nin not artışlarının gelme ihtimali arttığından, bu olasılık gerçekleştiğinde borsada dolar bazlı önemli yükselişler görebiliriz ve 2026 yılının yıldızı borsa olabilir.

Not artışları yatırım yapılabilir seviyeye gelirse; BIST100 endeksi 500 dolar seviyelerini görebilir yani yüzde 100 civarı bir getiri söz konusu olabilir.

Düşen enflasyona paralel, faizlerde de gerileme olacağından uzun vadeli mevduatın getirisi daha anlam kazanabilir.

Ons altın için, 4900 dolar hedefi var ve mevcut şartlarda gerçekleşebilir.

Yani, yaklaşık yüzde 20 prim yapması demektir; bu durumda gram altının 7200-8000 TL arası fiyatları görme ihtimali yüksektir. 2026 için portföy sepeti dağılımı nasıl olmalı?Yusuf Doğan - Tera Portföy Strateji Grup Direktörü 2026 yılı, küresel ekonominin yumuşak iniş sonrası dengelendiği, ancak jeo-ekonomik parçalanmanın derinleştiği bir dönem olacak.

Piyasalarda küresel büyümenin yüzde 3,2 civarında seyredeceği, enflasyonun ise yapışkan karakterini koruyarak merkez bankalarını faiz indirimlerinde temkinli olmaya iteceği beklentisi hakim.

Jeopolitik ve makro konjonktür, ABD-Çin arasındaki teknoloji rekabeti ve korumacılık, tedarik zincirlerini yakın çevre modeline zorluyor.

Bu durum, hammadde fiyatlarında oynaklığı artırırken; savunma ve enerji altyapısı yatırımlarını stratejik bir zorunluluk olarak ön planda tutmaya devam edecek.

Bu perspektif ise çoklu varlık sınıflarının yer aldığı global bir portföy alokasyonu gerektirecek; Yüzde 50 Hisse Senedi Portföyü Yüzde 25 ABD Large-Cap: Bilançosu güçlü, nakit akışı yüksek teknoloji şirketi hisseleri; Yüzde 15 Gelişen Piyasalar: Başta BIST-100 ve Hindistan olmak üzere, düşük çarpanlı döngüsel hisseler; Yüzde 10 Global Altyapı/Enerji: Yeşil dönüşüm ve veri merkezi enerji ihtiyacı temalı şirketler.

Yüzde 35 Sabit Getiri Yüzde 20 Orta Vadeli Tahviller (Durasyon: 5-7 Yıl): Faizlerin plato çizdiği dönemde sermaye kazancını koruma ve yüksek carry amacıyla portföylerde yer almalı; Yüzde 15 Enflasyona Endeksli Tahviller (TIPS/TÜFE): Yapışkan enflasyon riskine karşı hedge.

Yüzde 15 Alternatif ve Likit Diversifikasyon Yüzde 7 Altın: Portföy korelasyonunu düşürmek için stratejik önemde; Yüzde 5 Private Equity / Girişim Sermayesi: AI tabanlı dikey büyümeden pay alma hedefli; Yüzde 3 Dijital Varlıklar (BTC/ETH): Kurumsal adaptasyonun tamamlanmasıyla dijital altın rolü ön plana çıkabilir.

Odakta ‘değerli madenler ve teknoloji" olabilirDoğancan Özcan - IKON Menkul Portföy Aracılığı Birim Yöneticisi 2026, merkez bankalarının faiz indirimleriyle likidite koşullarının iyileştiği bir yıl olmaya aday.

Paranın maliyetinin ucuzlamasıyla, altın ve gümüşün portföylerdeki önemini koruması muhtemel. 2025 rallisi sonrası aynı ivme zor olsa da; ABD’nin borçluluğu, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) süreci ve jeopolitik riskler, değerli madenlerin ana trendini desteklemeye devam edebilir.

Küresel piyasalarda Dolar Endeksi’ndeki (DXY) olası gevşeme, emtialara zemin hazırlarken, yapay zeka devriminin ikinci fazıyla teknoloji hisselerindeki seçici büyüme iştahı sürebilir.

Türkiye’de ise, dezenflasyon ve öngörülebilirlik arttıkça, yabancı ilgisi Borsa İstanbul’u destekleyebilir.

Özetle 2026; nakitte beklemenin maliyetli olabileceği, altın ve BIST30 gibi reel getiri odaklı çeşitlendirilmiş portföylerin öne çıkabileceği bir yıl potansiyeli taşıyor.

Borsa 2026’da iyi bir hikaye yakalayabilirVolkan Dükkancık - Stratejist 2025 yılı başta gümüş ve altın olmak üzere, değerli metallerin parladığı ve yatırımcısına önemli kazançlar sağladığı bir yıl oldu.

Enflasyondaki gerilemeye paralel olarak kademeli düşen faizlere rağmen, yılın tamamına baktığımızda TL faiz getirili enstrümanlar da (mevduat, bono, para piyasası fonları) önemli getireler sağladı. 2025’in zayıf halkası ise, karsızlık temasının sürdüğü Borsa İstanbul oldu.

Faizin hala anlamı bir alternatif getiri sunması, yıl içinde zaman zaman yükselen siyasi tansiyon nedeniyle sekteye uğrayan faiz indirim süreci, yabancı ilgisizliği ve zayıf karlılık konsepti borsanın öncelikli tercihler arasında olmamasına neden oldu.

Her ne kadar yılı TL bazında zirve seviyelerine yakın yerlerde kapatıyor olsak da, TL bazında getiri hem faizin hem de enflasyonun oldukça gerisinde kaldı.

Dolar bazında ise, negatif getiriyle yılı tamamlamak üzereyiz.

Benzer gelişmekte olan ülke borsalarının dolar bazlı yüzde 30 civarı getirilerle yılı tamamlıyor olduğunu dikkate aldığımızda, görece ne denli geride kaldığımız daha net ortaya çıkıyor.

Bununla birlikte enflasyondaki düşüş eğilimine paralel devam eden faiz indirim süreci, şirket karlılıklarında hızlı bir toparlanmaya yetecek düzeyde olmasa da, azalan finansman giderleri ve toparlanan faaliyet performanslarıyla birlikte 2026 yılında daha güçlü karlılıkları beraberinde getirecektir. 2025 yılındaki görece zayıf performans ve ucuz çarpanlar dikkate alındığında, artmasını beklediğimiz yabancı ilgisi ve yıl içerisinde gelmesi olası not artırımlarını da eklediğimizde, Borsa İstanbul açısından 2026 yılının iyi bir hikaye ortaya koyduğunu düşünüyorum.

Özellikle doğru sektör ve şirketlerden yapılacak bir hisse senedi portföyü, 2026’da diğer yatırım araçlarından çok daha yüksek bir getiri sunabilir.

Güçlü trend, endüstriyel emtiaya da yayılabilirAli Akova - Phillip Portföy Yönetimi Araştırma Müdürü Gümrük tarifeleri ve ticaret savaşlarıyla şekillendirilen 2025’te, ekonomi ve göç politikalarındaki değişikliklerle ABD’de büyüme zayıflasa da, yapay zeka yatırımları büyümeyi ve varlık fiyatlarını destekledi.

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bilanço küçültmeyi sonlandırması ve Çin’in parasal genişlemeyi sürdürmesi varlık fiyatları açısından destekleyici olacaktır.

ABD’de yeni bütçe ve vergi indirimlerinin desteğiyle, orta ölçekli şirketlerin ve emtia üreticilerinin olumlu ayrışacağı; yapay zeka temasında sorgulamaların artacağı bir yıl bekliyoruz.

Zayıf dolar temasının süreceğini, dolayısıyla emtia üreticisi Güney Amerika ve Uzak Doğu piyasalarının olumlu ayrışacağını; emtia tarafında ise, değerli madenlerde yükseliş ivmesinde yavaşlama öngörsek de olumlu seyrin süreceğini, arz – talep dengesi değerlendirildiğinde güçlü trendin bakır ve alüminyum gibi endüstriyel emtiaya da yayılacağını düşünüyoruz.

İlgili Sitenin Haberleri