Haber Detayı

Zaman tüneli açıldı! Uzaylılarla iletişimin anahtarı bal arıları
Yaşam takvim.com.tr
13/01/2026 11:19 (3 saat önce)

Zaman tüneli açıldı! Uzaylılarla iletişimin anahtarı bal arıları

Uzaylılarla iletişimin anahtarı Dünya'da bulundu. Araştırmacılar arıların matematik yeteneğinin evrensel bir dilin temeli olabileceğini ve dünya dışı canlılarla iletişim kurmanın yolunu açabileceğini öne sürüyor.

Dünya dışı yaşamla olası bir karşılaşma senaryosu, bilim dünyasının zihnini meşgul etmeye devam ediyor.

Uzayın sonsuz boşluğunda yollanacak mesajlar ve alınacak cevaplar üzerine araştırmalar yapan Avustralyalı bilim insanları bu kadim soruna şaşırtıcı bir çözüm önerisi sundu.

Uzak medeniyetlerle ortak bir dilimiz olmadan nasıl iletişim kurabiliriz?

Cevap Dünyamızdaki en beklenmedik canlılardan birinde gizli: bal arısı.Bal Arılarından Uzaylılara...

Bilim insanları, altı bacağı, beş gözü ve tamamen farklı bir sosyal yapısıyla arıların Dünya'da uzaylılara en çok benzeyen canlılardan biri olduğunu dile getiriyor.

İnsan ve arı beyinleri yapısal olarak büyük farklılıklar gösterse de her iki tür de karmaşık iletişim ve işbirliği yöntemleri geliştirmiş durumda.

Daha da önemlisi yeni araştırmalar arıların insanlarla ortak bir başka kritik özelliğe sahip olduğunu gösteriyor: matematik yeteneği.

Bu şaşırtıcı bulguya dayanarak bilim insanları matematiğin gezegenlerarası evrensel bir dilin temeli olabileceğini öne sürüyor.Neden Evrensel Bir Dil?

Uzaylılarla iletişim kurmanın önündeki en büyük zorluklardan biri aradaki muazzam mesafeler.

Güneşe en yakın yıldızın 4,4 ışık yılı uzaklıkta olduğu düşünüldüğünde bir mesaj göndermek ve yanıt almak en az 10 yıl sürecek bir süreç.

Bu durum bilim kurgu filmi 'Arrival'daki gibi bir uzaylının dilini sıfırdan öğrenme fikrini pratik olmaktan çıkarıyor.

Bu nedenle bilim insanları, iletişim biçimlerinden bağımsız olarak her tür tarafından anlaşılabilecek ortak bir payda yaratan evrensel bir dil geliştirmeyi hedefliyor.

Bu bilmeceye çözüm bulmak için araştırmacılar, Dünya üzerindeki en 'uzaylı benzeri' türlerden biriyle (bal arılarıyla) nasıl iletişim kurulabileceğini araştırdılar.Monash Üniversitesi'nden Dr.

Adrian Dyer, Daily Mail'e yaptığı açıklamada, 'Arılar ve insanlar evrimsel zaman açısından yaklaşık 600 milyon yıl ile ayrıldığı için çok farklı fizyoloji, beyin büyüklüğü ve kültür geliştirdik' dedi.

Ancak bu muazzam farklılıklara rağmen hem insanlar hem de arılar matematik konusunda benzer bir temel anlayışa sahip gibi görünüyor.Arıların Matematik Yeteneği: Sıfırdan Soyut Sembollere Önceki çalışmalarda Dr.

Dyer ve ekibi, arıların matematiksel kavramları öğrenebilme yeteneğine sahip olduğunu keşfetmişti.

Araştırmacılar, arıların şekerli su ödülü almak için matematik testlerine katılabilecekleri deneyler tasarladı.

Bu deneylerde arılar, toplama ve çıkarma yapabilme, miktarları tek veya çift olarak sınıflandırma ve hatta 'sıfır' kavramını anlama yeteneği sergilediler.

Şaşırtıcı bir şekilde arılar soyut sembolleri sayılarla ilişkilendirme becerisi bile gösterdiler.

Bu, insanların rakamları öğrenme biçiminin çok ilkel bir versiyonuydu.

Böylesine farklı bir organizmanın insanlarla matematiksel kavramları paylaşması, matematiğin evrensel bir dil olabileceği teorisini destekleyen güçlü bir kanıt sunuyor.Drake Denklemi ve Voyager Plakları Uzaylılarla iletişimin temelinin matematik olabileceği fikri aslında yeni değil. 1977'de uzaya fırlatılan Voyager 1 ve Voyager 2 uzay sondalarına eşlik eden Altın Plakların kapakları, matematiksel ve fiziksel niceliklerle oyulmuştu.

Benzer şekilde, 1974'te Arecibo radyo mesajı uzaya gönderildiğinde, mesajda 1'den 10'a kadar olan sayıları ve DNA'yı oluşturan elementlerin atom numaralarını iletmek üzere düzenlenmiş 1.679 adet sıfır ve bir bulunuyordu.

Ancak bilim insanları, uzaylıların bu mesajları anlayabilecek kadar benzer matematiksel kavramlara sahip olup olmadığından emin değildi.Yeni makalelerinde araştırmacılar, arılar üzerinde yaptıkları araştırmaların matematiğin gerçekten evrensel olduğunu gösterdiğini savunuyorlar.

Dr.

Dyer, 'Arıları matematiksel problemler üzerinde test ettiğimizde ve ortaya attığımız soruları çözmek için bir anlayış geliştirebildiklerinde bu çok ilginçti ve uzaylı bir türün benzer yeteneklere sahip olabileceği konusunda ikna ediciydi' diyor.İkili Koddan Karmaşık Anlayışa Peki bu evrensel dil neye benzeyecek?

Dr.

Dyer, bu dilin çoğumuzun her gün kullandığı matematiğe çok benzer olabileceğini belirtiyor: 'Filozoflar tarafından karmaşık problemleri daha verimli bir şekilde iletmek için geliştirilen matematik, halihazırda biz insanların her gün kullandığı bir dildir.' Başlangıçta ikili kodlu bilginin temel oluşturacağını, ardından tıpkı insanların bir dili birçok 'küçük adım' yoluyla öğrenmesi gibi, ortak bir anlayış çerçevesi oluşturmak için başka bir türle birlikte öğrenileceğini öngörüyor.

Drake Denklemi, Dünya'nın ötesinde aktif medeniyetlerin var olma olasılığını bulmak için kullanılan yedi değişkenli bir yöntemdir.

Yıldız oluşum hızı, gezegen sistemleri oluşturabilecek yıldız sayısı ve bu sistemlerdeki potansiyel olarak yaşanabilir gezegen sayısı gibi faktörleri hesaba katar.NASA'nın Kepler uydusundan elde edilen verilerle güncellenen bu denklem, yaşanabilir gezegenlerin bolluğunu göstererek evrende teknolojik olarak gelişmiş uzaylıların bir noktada var olmuş olma ihtimalinin yüksek olduğuna işaret ediyor.

Eğer yaşanabilir gezegenlerde gelişmiş yaşamın evrimleşme olasılığı şaşırtıcı derecede düşük değilse insanlık muhtemelen yaşamış tek gelişmiş medeniyet değildir.Matematiksel kavramlar aracılığıyla bal arılarıyla iletişim kurma yeteneğimiz, bize evrenin dört bir yanındaki medeniyetlerle konuşma potansiyelini sunuyor.

Bu, dünya dışı yaşamla ilk temasın matematiğin sade ve evrensel dili üzerinden gerçekleşebileceğine dair umut verici bir işaret olabilir.(Eğer arılar matematiği anlayabiliyorsa uzaylılar da aynı evrensel kavramları paylaşıyor olabilir.

Bu da Voyager One ve Two'daki altın disklerin üzerindeki desenler gibi genişleyen iletişim girişimlerinin başarılı olabileceğini gösteriyor- kaynak- Daily Mail/ Fotoğraf NASA)Fotoğraflar Takvim arşiv ve AA arşivden alınmıştır.

İlgili Sitenin Haberleri