Haber Detayı

2 bin 700 yıllık mezarın söyledikleri: Midas’ın efsanesi Bozüyük’te canlandı
Güncel chip.com.tr
12/01/2026 15:00 (3 saat önce)

2 bin 700 yıllık mezarın söyledikleri: Midas’ın efsanesi Bozüyük’te canlandı

Her dokunduğunu altına çevirdiğine inanılan Kral Midas dönemine ait gizemli bir tümülüs, Anadolu tarihindeki güç dengelerini yeniden tartışmaya açtı. Başkentten kilometrelerce uzakta bulunan bu görkemli mezar, sadece kraliyet ailesine özel eşyalarıyla dikkat çekiyor.

Anadolu’nun geçmişine ışık tutan yeni bir keşif, dokunduğu her şeyi altına çevirdiğine inanılan efsanevi Kral Midas’ın hüküm sürdüğü döneme dair heyecan verici detayları ortaya koydu.

Bilecik’in Bozüyük ilçesinde yer alan Karaağaç Tümülüsü’nde yürütülen kazılar, Frigya Krallığı’nın sadece başkent Gordion’dan yönetilen merkezi bir yapı olmadığını, gücün Anadolu’nun içlerine yayıldığını kanıtlıyor.MÖ 8. yüzyıla tarihlenen anıtsal mezar, bu keşfin başrolünde.

Mezar başkent Gordion’dan yaklaşık 160 kilometre uzakta bulunuyor.

Arkeolog Hüseyin Erpehlivan’ın analizlerine göre, mezarın içindeki ahşap oda mimarisi ve ortaya çıkarılan zengin buluntular, buraya sıradan birinin gömülmediğini açıkça gösteriyor.

Mezarın uzak konumu, Frigya’nın siyasi yapısının sadece başkent odaklı olmadığını, otoritenin farklı bölgelere dağıldığını ortaya koyuyor.Uzmanlar, mezarda yatan kişinin ya kraliyet ailesinden biri ya da Midas ile doğrudan bağlantısı olan, bölge valisi gibi üst düzey bir aristokrat olduğunu düşünüyor.

Mezarın içine bırakılan gösterişli hediyeler, o dönemdeki "kraliyet hediyeleşme" geleneğinin bir parçası olarak yorumlanmış durumda.Gordion dışında ilk kez görülen "Situla" kaplarıKazılarda ele geçen eserler arasında en çok dikkat çekeni "situla" adı verilen, sahnelerle süslenmiş bronz kaplar oldu.

Şimdiye kadar bu özel kapların tek örneğine Gordion’daki ünlü "Midas Mezarı"nda (Midas’ın babası Gordias’a ait olduğu düşünülen tümülüs) rastlanmıştı.

Karaağaç Tümülüsü’nde de bu kapların bulunması, mezar sahibinin kraliyet protokolündeki yerini tescilliyor.

Ayrıca mezardan çıkan seramik kaplardan birinin üzerinde bir Frig isminin yazılı olması, dönemin sosyal yapısına dair önemli bir ipucu veriyor.Tümülüsün yapısı incelendiğinde, doğal bir tepe üzerine inşa edilen mezarın yaklaşık 8 metre yüksekliğinde ve 60 metre çapında olduğu görülüyor.

Ancak bu alanı benzersiz kılan tek şey Frig dönemi değil.

Kazılarda bulunan insan kemikleri, bu alanın üç bin yıl boyunca farklı dönemlerde mezarlık olarak kullanıldığını kanıtlıyor.

Frig mezarı inşa edilmeden önce orada olan iskeletlerin yanı sıra, tümülüs yapıldıktan sonraki dönemlere ait gömüler de aynı alanda gün yüzüne çıktı.Efsane ve gerçek arasındaki ince çizgiBugün Midas'ı daha çok hırsına yenik düşen ve her şeyi altına çeviren masalsı bir karakter olarak tanısak da tarihsel veriler onun gerçek ve oldukça zengin bir kral olduğunu doğruluyor.

Antik Yunan yazarlarının hayranlıkla bahsettiği bu zenginlik; mezarlardan çıkan ince işçilikli mobilyalar, metal eşyalar ve tekstil ürünleriyle somut bir hal alıyor.Bozüyük’teki bu yeni keşif, Frigya’nın o dönemdeki ihtişamının sadece başkentle sınırlı kalmadığını, krallığın sınırları içinde geniş bir nüfuz alanı kurduğunu göstermesi açısından oldukça önemli…

İlgili Sitenin Haberleri