Haber Detayı

Sessize Alma ve Mesajlara Cevap Vermeme Boşanma Sebebi Olabilir
Gündem haberport.com
12/01/2026 13:33 (5 saat önce)

Sessize Alma ve Mesajlara Cevap Vermeme Boşanma Sebebi Olabilir

Sessize alma, engelleme ya da bilinçli mesajları cevapsız bırakmanın sistematik olması psikolojik şiddet sayılabilir ve boşanma davalarında delil olarak kullanılabilir.

Sessize alma ve dijital iletişim kopuklukları boşanma gündeminde Dijital çağın yaygınlaşmasıyla eşler arasındaki iletişim biçimleri değişirken, sessize alma, engelleme ve mesajlara kasıtlı cevap vermeme gibi davranışlar aile hukukunda yeni tartışma başlıkları oluşturuyor.

Bu tür tutumların psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, aile mahkemelerine yansıyan dosyalarla daha sık gündeme geliyor.

Mahkeme uygulamaları ve uzman görüşleri Aile mahkemelerinde artık sadece fiziksel şiddet değil, duygusal ve dijital baskı unsurları da delil olarak sunuluyor.

Bu davranışların sistematik ve kasıtlı olması halinde hukuki sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiliyor.

Avukat Burak Evci konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Günümüzde iletişimin büyük bölümü dijital mecralar üzerinden yürütülmektedir.

Eşin ya da partnerin sürekli şekilde sessize alınması, engellenmesi veya mesajlara kasıtlı olarak cevap verilmemesi, karşı tarafta değersizlik ve dışlanmışlık hissi oluşturmaktadır.

Bu durum süreklilik arz ederse psikolojik şiddet olarak değerlendirilmektedir".

Yargıtay içtihatları ve kusur değerlendirmesi Mahkemelerin, bireyin ruhsal bütünlüğüne zarar veren davranışları dikkate aldığı vurgulanıyor.

Bu kapsamda Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da örnek gösteriliyor.

Evci, bu noktayı şöyle ifade etti: "Eşin diğer eşi yok sayması, küçük düşürmesi, iletişimi bilinçli biçimde kesmesi kusur olarak kabul edilmektedir.

Dijital platformlar üzerinden yapılan bu eylemler de aynı minvalde değerlendirilmektedir".

Delillendirme ve hukuki sonuçlar Uzmanlar, her iletişim kopukluğunun otomatik olarak hukuki sonuç doğurmadığını; önemli olanın bu davranışların tek seferlik değil, sistematik ve kasıtlı şekilde gerçekleşmesi olduğunu belirtiyor.

Boşanma davalarında ekran görüntüleri, mesaj kayıtları ve tanık beyanları gibi delillerin kritik öneme sahip olduğu aktarılıyor.

Hukukçular, dijitalleşen dünyada iletişim biçimlerinin sadece sosyal değil aynı zamanda hukuki sorumluluk doğuran alanlar haline geldiğini vurgulayarak, bireyleri dijital davranışlarına karşı daha dikkatli olmaya çağırıyor.

AVUKAT BURAK EVCİ

İlgili Sitenin Haberleri