Haber Detayı

DEİK Başkanı Nail Olpak, AA Finans Masası'na konuk oldu Açıklaması
Ekonomi haberler.com
12/01/2026 12:11 (6 saat önce)

DEİK Başkanı Nail Olpak, AA Finans Masası'na konuk oldu Açıklaması

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Avrupa Birliği (AB) ile olan Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini belirterek, "30 yılına gelmiş bir birlikten bahsediyoruz, 30. yılında ve hala güncellenmesini konuşuyoruz.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Avrupa Birliği (AB) ile olan Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini belirterek, "30 yılına gelmiş bir birlikten bahsediyoruz, 30. yılında ve hala güncellenmesini konuşuyoruz.

Çok önemli, bu güncelleme yapılmadığı takdirde raporları ile de ortaya koyduk, sadece biz kaybetmiyoruz, AB'nin de kaybı var." dedi.Olpak, İstanbul Finans Merkezinin katkısıyla hazırlanan Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.2025'teki sektörel gelişmelere değinen Olpak, imalat sanayisindeki bütün sektörlerin, tüm zorluklarına rağmen ağırlığını hissettirmeye ve enerjinin, özellikle de yenilenebilir enerjinin gündemlerinde olmaya devam ettiğini kaydetti.Olpak, güncel olarak çok konuşulan yapay zekanın ve yapay zekanın en önemli araçlarından olan veri merkezlerinin katlanarak artan bir enerji ihtiyacı olduğunu vurguladı.Bu sebepten dolayı 2025'te olduğu gibi 2026'da hatta uzunca bir sürede enerjinin hem Türkiye'nin hem de bütün dünyanın öncelikli sektörlerinden birisi olacağını anlatan Olpak, "Burada yenilenebilir enerji konusunda bir dengenin olması gerektiğini de unutmayalım.

Yenilenebilir enerji kapasitemiz artıyor, memnunuz, daha da artırılması için adımlar atılıyor ama yenilenebilir enerjinin de belirli kısıtlamaları var.

O kısıtlamalara da uyarak gidebilmemiz gerekiyor.

Bunu da göz ardı etmememiz gerekiyor.

Bir de enerji kaynağının belirli bir oranın altına düşmemesi gerekiyor." diye konuştu."Gıda sektörüne yönelik olarak yatırımların artarak devam edeceğini düşünüyorum"DEİK Başkanı Olpak, finans sektörünün önemine değinerek, üretmenin çok önemli olduğunu ancak finansman olmadan gerçekleştirilen adımların sonucunda bilançonun dibinde eksi yazıyorsa yapılanların ekonomik bir değeri kalmadığını söyledi.Olpak, 2026'da bu sektörler dışında gıda sektörünün de ön plana çıkacağını belirterek, "Biz Kovid-19 ile başlayan sürecin içerisinde bildiğimiz bazı gerçekleri de tekrar acı bir şekilde hatırladık, gıda güvenliği.

Olmazsa olmazlarımızın başında.

Hiç olmasın ama sıkıntılar, savaşlar, enflasyon her ne olursa olsun insanlık gıdaya olan ihtiyacını sürdürecek, bunu yapabilirken de gıda güvenliğini de koruyarak gitmemiz lazım.

Farklı teknolojiler olacak, sulu tarım, susuz tarım, bunlar işin bir başka tarafı.

Ama gıdaya olan ihtiyaç ve gıda sektörüne yönelik yatırımların artarak devam edeceğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.Yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm başlıklarına işaret eden Olpak, yeşil dönüşümde "yeşil ekonomi", dijital dönüşümde "dijital ekonomi" demeyi tercih ettiğini bildirdi.Olpak, "Niye böyle söylüyorsun diyorlar?

Yeşil dönüşümü bizim sadece bulunduğumuz çevreye saygımız, onu korumamız olarak değerlendiren bir unsur gördüğümüzde kısıtlı bir bakış açısı var.

Halbuki orada çok geniş bir ekonomik ekosistemden bahsediyoruz, yeşil ekonomiden.

Dijitalleşmeyi, dijital dönüşümü de kısıtlı olarak görmemiz doğru olmayacaktır.

Orada koca bir dijital ekonomi geliyor.

Beraber baktığımızda bu iki sektör de hem 2026'da hem de bundan sonraki en azından bir belki bir 10 yıllık sürecin içerisinde güncel olarak yerini korumaya devam edecek diye düşünüyorum." şeklinde konuştu."AB ile olan Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gerekiyor"Nail Olpak, Avrupa Birliği'nin (AB) 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamında uygulamaya koyduğu yeni uygulamayı değerlendirdi.Konuya genel bakıldığı zaman dünyanın değişen sürecinin içerisinde artan bir korumacılık süreci içerisinde olduğuna dikkati çeken Olpak, "Tabii bu korumacılık farklı yerlere doğru da gidiyor, korumayı, kollamaya ve ileri aşamalara doğru da götüren bir sürecimiz var.

Bizim önümüzdeki risklerin içerisinde ne var dediğimizde, öncelikle bakıyoruz yakınlarınızla, dostlarınızla, güvenilir yerlerle ticaret artıyor.

İngilizce tabirler var işte biliyoruz near-shoring, friend-shoring ve benzeri ifadeleri kullanıyoruz hepimiz de baktığımız zaman.

Bunun arttığını görüyoruz, korumacılığın arttığını görüyoruz.

Bizim bu riskleri iyi hesap etmemiz gerekiyor." değerledirmesinde bulundu.Olpak, Türkiye'nin "yakın" olarak en büyük pazarları arasında AB ve Avrupa ülkelerinin bulunduğuna işaret ederek, AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gerektiğini dile getirdi.Bu güncelleme yapılmadığı takdirde kayıplar olacağını anlatan Olpak, "30 yılına gelmiş bir birlikten bahsediyoruz, 30. yılında ve hala güncellenmesini konuşuyoruz.

Çok önemli, bu güncelleme yapılmadığı takdirde raporları ile de ortaya koyduk, sadece biz kaybetmiyoruz, AB'nin de kaybı var." dedi.Olpak, şöyle devam etti: "Tam bunu konuştuğumuz sürecin içerisinde evet bu yeşil dönüşümün gündeme getirdiği sınırda karbon denetimi düzenlemesi var.

Devamı da geldi, Avrupa'nın bir 'Made in Europe' gündemi de var, ona da değinmek isterim.

Şimdi sınırda karbon denetimi öncelikle bizim açımızdan bakıldığında dört ana sektörü içine alıyor.

Bunlar elbette belirli büyüklükteki sektörler, şu ana kadar da etkilenmeleri elbette olmakla beraber bazı tedbirleri almış durumdalar.

Bu noktada Türkiye'nin kamu tarafında da yapması gerekenler vardı, emisyon ticareti ile ilgili pilot uygulama başladı ama yaygın bir şekilde kullanımı da biraz süre alacak.

O emisyon ticaretine yönelik uygulamanın biraz daha hızlandırılarak devam etmesi pilot uygulamanın önemli başlıklardan birisi olacak diyorum.Çokça konuşacağımız alanlardan biri, biz Gümrük Birliği'ni güncelleyelim, alanımızı genişletelim derken bu 'Made in Europe'un nasıl olacağını bilmiyoruz.

Yani o uygulamanın içerisinde ben Gümrük Birliği'nin bir parçası olarak Türkiye'de üretilenleri o kapsamın içerisinde dahil ettirebilirsem ki amacımız bu, bizim için pozitif bir açılım olacaktır ama eğer aslında 'Made in Europe'un çıkış noktası nedir diye sorarsak, Asya Pasifik'e yönelik olarak bir koruma tedbiri diye ifade ediyor AB bunu.

Oraya yönelik olarak başlattığını bizi de içine alarak uygularsa maalesef büyük bir riskimiz önümüzde olur.

Görüşmeler, süreç nasıl gidecek, biraz hızlı bir şekilde gündeme geldi, göreceğiz ama ben önemli bir risk olduğunu ifade etmek istiyorum.""Körfez ülkeleri ile ticaretin son üç yılla beraber bakılırsa yaklaşık 45 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti"DEİK Başkanı Olpak, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) başta olmak üzere Körfez ülkeleri ile ticaretin son üç yılla beraber bakılırsa yaklaşık 45 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirtti.Olpak, Suudi Arabistan ile ticarette artış ivmesinin yakalandığının altını çizerek, Türkiye'nin o bölgelerde güçlü olduğu bir alanı bulunduğuna dikkati çekti.Suudi Arabistan'da özellikle yurt dışı müteahhitlik firmaların her ne kadar bir miktar hızını kaybetse de çok önemli projelerde bulunduğunu anlatan Olpak, "Firmalarımız da o projelerden faydalanıyorlar, yer alıyorlar.

Yeni dönemde Körfez'de nelerin nasıl değişeceğini çok fazla bilmiyoruz." dedi.Olpak, bölgeye ilişkin farklı bir gelişme beklemediklerini ancak belli başlı konuların gündemlerinde yer aldığını ifade etti.Bunların başında İran'ın Batı'nın ve ABD ile ilişkilerinin nasıl seyredeceği konusunun geldiğini dile getiren Olpak, Yemen'deki süreç, Suriye'deki gelişmeler ve İsrail ile olan ilişkilerin Türkiye'yi ilgilendirdiğini söyledi.Olpak, Suriye'deki gelişmelerin Türkiye'yi çok yakından ilgilendirdiğini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: "Çünkü sınır komşumuz, beraber ortaklıklarımızın olduğu bir ülke.

İç savaşın olduğu dönemde de her ne kadar, bir miktarı sınır ticareti dahil olmak üzere, ticaret olsa da rakamlar azdı.

Geçtiğimiz yıl 1,3 milyar dolarlık bir artış gerçekleşti, daha fazla olacaktır.

Suriye'nin birçok öncelikli meselesi var ama günlük hayatı devam ettirebilmek için ikili ticaret de olacaktır.""Bize düşen, ihracatımızda öncelikli ülkeler listesini nasıl genişletebiliriz, bunun üzerine yoğunlaşmak"Nail Olpak, sadece Körfez Bölgesi'nde değil, Mısır ile olan ilişkilerde de geçen süreçte iyileşme olduğuna değindi.Mısır ile ilişkilerde olumlu noktayı gördüklerini anlatan Olpak, iş dünyası olarak olabildiği kadar hadiseye siyasi gerilimlerin dışında bakarak gitmeye gayret ettiklerini belirtti.Siyasi gerilimleri siyasetçilerin uğraştığı alanlar olarak tanımlayan Olpak, "Çözümleri de onlardan bekleriz.

Bizi etkiler mi?

Tabii ki etkiler.

Suudi Arabistan ya da BAE örneğinde olduğu gibi, bizi etkiler ama olabildiği kadar biz onları az derecede kabul edip, bu yönde hareket ederek odaklanmak durumundayız." dedi.Olpak, Türkiye'nin bir başka komşusu Yunanistan ile bugünlerde de başka gerilimler konuşulduğuna atıfta bulunarak, şunları söyledi: "Yunanistan ile zaman zaman sanki her gün kavga edecekmişiz, inşallah olmaz savaş edecekmişiz gibi şeyler konuşulur.

İkili ticaretimize baktığımızda 6 milyar dolar seviyesinde bir ikili ticaretimiz var, önemli bir rakamdan bahsediyoruz ve artı da verebiliyoruz.

Demek ki bize düşen artılarımızı daha fazla pozitif hale nasıl getirebiliriz, ihracatımızda öncelikli ülkeler listesini nasıl genişletebiliriz bunun üzerine yoğunlaşmak."(Sürecek)

İlgili Sitenin Haberleri