Haber Detayı

50 yılda 400 olay... Sadece bir tanesi 10 binden fazla kişiyi etkiledi: Laboratuvar sızıntılarının ardındaki gerçek ne?
Aile hurriyet.com.tr
12/01/2026 11:37 (5 saat önce)

50 yılda 400 olay... Sadece bir tanesi 10 binden fazla kişiyi etkiledi: Laboratuvar sızıntılarının ardındaki gerçek ne?

Laboratuvarlarda olup bitenler biz “sıradan insanların” dikkatini hayli çekiyor. Pek çok dizi ve filme konu olan bu mesele gerçekte de biraz karmaşık olabilir. Laboratuvar sızıntıları bağlamında son 50 yılda 400’ün üzerinde olay kayda geçti. Bunlar arasında 10 bin kişiden fazla insanı etkileyen bir bakteri bulutu olayı da var…

Laboratuvar sızıntıları meselesi son günlerde büyük ses getiren Pluribus diziyle yine gündemde.

Fakat, laboratuvar sızıntısı dendiğinde pek çoğumuzun aklına Covid-19 salgını geliyor.

Çünkü o dönem salgının Wuhan’daki bir laboratuvardan kaynakladığı meselesi günlerce konuşuldu.El Pais gazetesine konuşan İspanyol virolog Xavier Abad da laboratuvar sızıntıları hakkında anlatacaklarına Covid-19 virüsü üzerinden örnek vererek başladı.

Barselona’da Hayvan Sağlığı Merkezi’nin (CReSA) biyolojik kontrol biriminin başındaki isim olan Abad, “SARS-Cov-2 virüsünün laboratuvardan sızma ihtimali pek olası değil, değil mi?

Ama pekâlâ mümkün” ifadelerini kullandı.İspanyol emniyet birimlerinin kısa süre önce, Afrika domuz ateşi virüsünün sızıntısı şüphesi çerçevesinde söz konusu araştırma merkezinde denetim yaptığını ve türlü kanıtlar aradığını da hatırlatan Abad, “Laboratuvarlardaki olaylar ve kazalar hakkında çok şey okudum.

Dünya çapında 100’den fazla olay kayda geçti ve bunlar gerçekte meydana gelenlerin sadece görünen yüzü” şeklinde konuştu.Afrika domuz ateşinin sızıntısı ihtimalinde bütün varsayımlar hâlâ masada fakat asıl odak şu an CReSA’da.CReSA, Barselona Özerk Üniversitesi’nin Bellaterra kampüsünde yer alan ve içinde tehlikeli patojenler barındıran bir merkez.

Laboratuvarın soruşturmaya dahil olmasının nedeni ise, geçen kasım ayında tesisin yakınlarında bir yabani domuzun buradakine benzer bir suşa yakalanması.

Çift duvar uygulaması bulunmayan bu laboratuvar, o dönem tadilattan geçiyordu ve tesiste Afrika domuz ateşi virüsü hakkında deneyler yürütülüyordu.HAVA YOLUYLA BULAŞMIYORSA NASIL SIZDI?Birçok uzman, Afrika domuz ateşi virüsünün hava yoluyla bulaşmadığı kanaatinde.

O nedenle, virüsün, en yüksek ikinci seviye olan BSL3 biyogüvenlik seviyesine sahip bu laboratuvardan mı sızdığı kapsamlı şekilde araştırılıyor.Abad, mikropların laboratuvarlardan sızma ihtimalini, “Biyolojik kontrol birimleri, hiçbir şey geçirmeyen, mikroptan arındırılmış, sıkı sıkı kontrol edilen ve girişlerin sınırlandırıldığı kalelerdir.

Ancak hatalardan ve talihsiz tesadüflerden azade değildir” sözleriyle açıkladı.

Gözden Kaçmasın İki yaşındaki çocuk ölümden döndü: Bocavirüs! ‘Bu mevsimde ağır enfeksiyonla karşılaşıyoruz’ | BU BELİRTİLERE DİKKAT!

Haberi görüntüle Xavier Abad, laboratuvarlarda yüzlerce olay meydana geldiğini anlatırken abartmıyor çünkü Kosta Rikalı bilim insanı Esteban Zavaleta ve ekibi tarafından geçtiğimiz yıl mart ayında yapılan bir incelemeye göre, son 50 yılda laboratuvar kaynaklı enfeksiyonlara dair 435 vaka kayda geçti.Acta Microbiologica Hellenica isimli dergide yayınlanan incelemede, en yüksek biyogüvenlik seviyesi BSL4’e sahip Berlin’deki Bernhard Nocht Tropikal Tıp Enstitüsü’ndeki tesislerde bile kazalar meydana geldiği kaydedildi.

Tesiste görev yapan bir virolog, 12 Mart 2009’da, bir fareye ölümcül Ebola virüsü enjekte ederken talihsiz bir kaza yaptı.

İğne araştırmacının elindeki 3 eldiveni de geçerek, tenini deldi.

Neyse ki araştırmacının eli kanamadı ve virolog hastalığa yakalanmadı.SIZINTILAR SORUSUNA SADECE 23 LABORATUVAR DÖNDÜ Kazaların hangi ülkede ve hangi laboratuvarda gerçekleştiği konusunda belirsizlik hakim.

Uluslararası bilim insanları tarafından kurulan bir ekip, 10 yıl önce, 3 ve 4’üncü seviye yüksek güvenlik seviyesine sahip laboratuvarlarda kaç tane kaza kaynaklı enfeksiyon görüldüğünü tespit etmek için bir adım attı.

Avrupa Klinik Mikrobiyoloji ve Bulaşıcı Hastalıklar Dergisi’nde yayınlanan incelemeye göre, araştırmacılar, 120 enstitüye 15 sorudan oluşan bir anket gönderdi fakat sadece 23 enstitü anketi doldurdu.Söz konusu enstitülerden biri, iki kişinin, geviş getiren hayvanlardan insanlara geçebilen Q ateşi hastalığına yakalandığını açıkladı.

Bir başka merkez de bruselloz hastalığına neden olan mikropla ilgili iki vaka olduğunu doğruladı.Araştırmacılar o dönem yayınladıkları açıklamada, “Bazı laboratuvarlar yaşanan kazaları açıklama konusunda gönülsüz davranıyor” diyerek, bu laboratuvarları kınadı.

Bilim insanları açıklamalarında ayrıca, “Bu ölçümü yapmak zor çünkü sistematik bir raporlama sistemi yok” ifadesine yer verdi.Araştırmacıların açıklanan vakalar üzerinden yaptıkları tespite göre, 1980 ile 2015 yılları arasında laboratuvarda çalışan 220 kişiye aşırı tehlikeli patojenler bulaştı.Araştırmanın yazarları arasında, CReSA’da görev alan virolog Nuria Busquets de vardı.

Busquets’in CReSA’daki arkadaşları, 2007’de İngiltere’nin Pirbright kasabasında yaşanan olay gibi canlı hayvanları da etkileyen sızıntılar olduğuna vurgu yaptı.

Bahse konu olayda, kasabadaki BSL3 seviyesindeki laboratuvarın tesisat sistemindeki iki hasarlı borudan, şap hastalığı virüsü yayılmış, bölgede faaliyet gösteren inşaat kamyonları da patojenlerin çevredeki çiftliklere yayılmasına neden olmuş ve bu olaydan dolayı milyonlarca euro kayıp yaşanmıştı.O nedenle şimdi gözler CReSa’da yaşandığı düşünülen son sızıntıya dönmüş durumda.

Çünkü tesiste son aylarda yapılan genişletme çalışmalarından ötürü çok sayıda kamyon enstitüye girip çıktı.

CReSA ise herhangi bir biyogüvenlik ihlali yaşanmadığı konusunda ısrarcı.YÜKSEK GÜVENLİKLİLERDE BİLE OLUYORHarvard Üniversitesi’nde Bulaşıcı Hastalık Dinamikleri Merkezi Başkanı epidemiyolog Marc Lipsitch, İspanya’daki Afrika domuz gribi vakasını spesifik olarak yorumlamaktan kaçındı ancak diğer vakalara ilişkin olarak, “Bulaşıcı mikroplar aşırı güvenlikli laboratuvarlardan kaçtı, hatta bunlar arasında BSL3’ün üzerindeki laboratuvarlar bile vardı” değerlendirmesinde bulundu.

Lipsitch, bu kapsamda 2014’ten bu yana yaşanan 3 örneği sıraladı:Atlanta’da 4’üncü seviye laboratuvarda flakonların karıştırılması neticesinde Ebola virüsü örneklerinin yayılması kazası;Utah’taki askeri tesiste şarbon sporlarının etkisizleştirilmesi protokolünde hata yapılması;Güvenlik seviyesi 3 olan bir laboratuvardan ABD Tarım Bakanlığı’na yanlışlıkla yüksek derecede patojenik H5N1 influenza virüsü bulaşmış materyallerin gönderilmesi.Oxford Üniversitesi’nde mikrobiyoloji çalışmaları yürüten Prof.

Dr.

Stuart Blacksell ve ekibi ise, 2000-2024 yılları arasında BSL3 seviyesindeki laboratuvarlarda 16, BSL4 seviyesindeki laboratuvarlarda da 4 vaka tespit ettiklerini belirtti.

Bütün araştırma laboratuvarları hesaba katıldığında ise, aynı aralıkta 276 enfeksiyon ve 8 ölümün kayda geçtiği belirtiliyor: Deli dana hastalığından 2, Ebola, hantavirüs,  monkey B virüsü, bakteriyel menenjit, SARS, veba ve Creutzfeldt-Jakob hastalığından dolayı birer can kaybı kayda geçti.

Dünyanın en etkili düşünce kuruluşları arasında yer alan İngiltere merkezli Chatham House tarafından iki yıl önce hazırlanan bir raporda da laboratuvar kazalarının “potansiyel felaketlerle sonuçlanabileceği” konusunda uyarıda bulunulmuştu.

Bu kazaların en çarpıcı örneği ise, 1977’de yaklaşık 700 bin kişinin ölümüyle sonuçlanan grip salgını.

ABD hükümetine biyoteknoloji danışmalığı yapan ve John Hopkins Üniversitesi’nde biyogüvenlik çalışmaları yürüten Michelle Rozo’ya göre, o dönemde laboratuvarlarda üzerinde deneyler yapılan bir grip virüsü, bir Sovyet tesisinden sızmış olabilir.ÇİN'DEKİ OLAYDAN 10 BİN KİŞİ ETKİLENDİ Raporda ayrıca, “Laboratuvar kazalarının gerçek ölçekleri net değil” değerlendirmesine yer verilerek, 2000-2021 yılları arasında yaklaşık 100 laboratuvarda 309 kişinin enfekte olduğu bilgisi yer aldı.

Chatham House uzmanları, aynı dönemde bilimsel araştırmaların yürütüldüğü tesislerden 16 sızıntı yaşandığı bilgisini kaydetti.

Bunlar arasında 2019’da Çin’deki Lanzhou şehrinde yaşanan sızıntı da var.

Olayda, Brusella bakterisi şehirdeki bir aşı fabrikasından hava yoluyla sızdı ve söz konusu sızıntı bölgedeki 10 binden fazla kişiyi etkiledi.Uzmanlara göre, bu kazaların büyük çoğunluğu kolayca önlenebilen insan hatalarından kaynaklanıyor.

Mesela Lanzhou’daki fabrikada son kullanma tarihi geçen dezenfektanların kullanıldığı biliniyor.

Chatham House’un raporunda, biyogüvenlik meselesinin pek çok ülkede henüz başlangıç seviyesinde olduğuna vurgu yapıldı.Dünya çapında 7 milyondan fazla insanın can kaybına neden olan Covid-19 pandemisinin kaynağı ise hâlâ net değil.

Dünya Sağlık Örgütü’nün bağımsız uzmanlarla kurduğu bir araştırma ekibi, geçtiğimiz yıl 27 Haziran’da yaptığı açıklamada, “mevcut kanıtların, virüsün doğrudan bir yarasadan ya da ara bir konaktan, yani hayvanlardan geçtiğini gösterdiğini” ifade etti.

Ayrıca, virüsün Wuhan’daki laboratuvardan sızmış olma ihtimali de henüz masadan kaldırılmadı.

Gözden Kaçmasın 30 milyondan fazla ölüme neden olmuştu: ‘Kara Ölüm’ün sırrı çözüldü!

Salgını hızlandıran mükemmel fırtına ortaya çıktı Haberi görüntüle ÇOK SAĞLAM ÖNLEMLER ALINIYOR AMA...Öte yanda, Cenevre Üniversitesi Küresel Sağlık Enstitüsü araştırmacılarından Alexandra Peters ise, uzun yıllardır bir başka tehditle ilgili uyarıda bulundu.Dünya çapında kaç tane yüksek güvenlikli laboratuvar olduğunun kesinleşmediğine dikkat çeken Peters, BSL3 seviyesindeki tesislerin, dışarı çıkan havayı iki kere filtreleme, çalışanlara tesislerde duş alma zorunluluğu, akışkanları kimyasal kirlenmeden arındırma ve atık yakma gibi ciddi önlemler hayata geçirdiğinin altını çizerek, şu açıklamayı yaptı:“Yine de BSL3 laboratuvarları her zaman beklendiği kadar güvenli olmayabilir.

Şahsen, ben virüs sızıntısının imkansız olduğunu düşünmüyorum.

Çünkü sonuç olarak, laboratuvarların patojenleri güvende tutması meselesi, insan davranışına bağlı bir konu.

Doğrudan insan hatası olmasa bile arkasında insan tarafından oluşturulan çevreyle ilgili sorunlar ya da sadece talihsizlik yatıyor olabilir.”

İlgili Sitenin Haberleri