Haber Detayı
Türkiye spor turizminin merkezi oluyor
Türkiye’de spor turizmi denildiğinde akla ilk önce yaz sezonu, kıyı destinasyonları ve klasik organizasyon takvimleri gelirdi.
Fakat 2026 yılının ilk dünya şampiyonalarından biri, bu alışıldık tabloyu Karadeniz’in 2 bin rakımlı bir yaylasında değiştirecek gibi gözüküyor.
Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası – SNX Türkiye, 31 Ocak–1 Şubat tarihlerinde Rize Handüzü Yaylası’nda koşulacak.Geçtiğimiz hafta yapılan basın toplantısında verilen bilgiye göre organizasyon; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Rize Valiliği ve Türkiye Motosiklet Federasyonu'nun ev sahipliğinde düzenleniyor.
Finlandiya’dan ABD’ye uzanan 12 ülkeden yaklaşık 30 sporcu, kadınlar ve erkekler kategorilerinde Handüzü’nde yarışacak.Organizasyon sadece “30 sporcunun yarışmasından mı ibaret değil tabi ki.
Çünkü bir dünya şampiyonası yalnızca yarışan sporcularla sınırlı değil.
Teknik ekipler, federasyon temsilcileri, uluslararası medya mensupları, güvenlik ve sağlık personeli, sponsorlar ve seyirci hareketiyle birlikte ele alındığında, böyle bir organizasyon aynı zamanda konaklama, yeme-içme, ulaşım, yerel hizmetler ve tanıtım anlamına da geliyor.
Spor turizmi dediğimiz şey de tam olarak bu bütünün kendisi.Handüzü Yaylası bu açıdan dikkate değer bir örnek.
Şehir merkezine yakınlığı, istikrarlı kar örtüsü ve mevcut konaklama altyapısıyla bölge, uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek niteliklere sahip.
Üstelik Handüzü, Kaçkarlar bölgesini kapsayan “Discover Kaçkar” yaklaşımı çerçevesinde, geçici bir etkinlik alanı değil, uzun vadeli bir spor ve doğa turizmi merkezi olarak ele alınıyor.Basın lansmanı sonrasında Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Temurçi ile sohbet ettik.
Temurçi " 2019 spor turizmi kalkınma stratejimize uygun çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Türkiye'yi spor turizminin merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz.
Türkiye yılın 12 ayı her türlü spor organizasyonuna ev sahipliği yapabilecek kapasitede bir ülke.
Uluslararası spor organizasyonlarını Anadolu’nun farklı coğrafyalarına yayacağız" diyorSpor turizmi neden artık klasik turizmin önüne geçiyorBirleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün (UN Tourism) verileri, spor turizminin bugün küresel turizm harcamalarının yaklaşık yüzde 10’unu oluşturduğunu gösteriyor.
Daha önemlisi, bu alanın önümüzdeki dönemde yıllık ortalama yüzde 17,5'a çıkacağı öngörülüyor.
Spor turizminin şu anki büyüklüğü 130-140 milyar dolar civarındaBu rakamlar, spor turizminin neden klasik turizm modellerine kıyasla daha stratejik bir alan olarak değerlendirildiğini açıklıyor.
Spor amaçlı seyahat eden turist profili; daha uzun konaklama süresi, daha yüksek kişi başı harcama ve yerel ekonomiye doğrudan katkı anlamına geliyor.
Bu nedenle spor turizmi, yalnızca tanıtım değil, gelir çeşitlendirme ve sezon uzatma aracı olarak görülüyor.Spor turizminde öne çıkan ülkeler ve rakamlarBir araştırma yaptım.
Karşılaştığım rakmalar spor turizminin doğrudan ekonomik karşılığı olan bir sektör haline geldiğini gösterdi:ABD, spor turizminin en büyük pazarı konumunda.
Sports ETA tarafından yayımlanan sektör raporuna göre, spor amaçlı seyahatlere 2023 yılında 52,2 milyar dolar harcandı.
İstihdam, vergi ve hizmet sektörü etkileri de eklendiğinde, spor turizminin ABD ekonomisine toplam katkısı 128 milyar dolar oldu.
İtalya’da, Banca Ifis 2023 raporuna göre spor etkinliklerine katılan ziyaretçilerin harcamaları 11,9 milyar avro seviyesine çıktıİspanya’da ise Turespana ve resmi makamların verilerine göre spor turizminin ekonomiye katkısı 2024 yılı itibarıyla 8,35 milyar avro'ya ulaştı.Afyonkarahisar örneği spor turizmine ilham veriyorTürkiye’de bu dönüşümün en somut örneklerinden biri Afyonkarahisar.
Uzun yıllar tarih, termal kaynaklar ve gastronomiyle anılan şehir, son dönemde Dünya Motokros Şampiyonası MXGP ve NG Afyon Motofest sayesinde uluslararası spor takviminde kalıcı bir yer edindi.
MXGP'nin Türkiye'nin tanıtımına yaptığı katkı 300 milyon dolar değerinde.Afyonkarahisar’da ilk yıllarda birkaç bin kişiyle başlayan organizasyon, bugün yarım milyonu aşan ziyaretçi sayısına ulaşmış durumda.
Otel dolulukları, yeme-içme sektöründeki hareketlilik, festival harcamaları ve şehir içinde alış-veriş yoğunluğu spor turizminin bölgeye yaptığı katkıları somut şekilde gösteriyor.
Turizm gelirlerine en yüksek katkı motor sporlarından Motor sporlarının ülke ekonomilerine katkısı diğer sporlardan daha fazla.
Rakamlar, bu organizasyonların yalnızca pistte değil, şehir ve bölge ekonomilerinde ciddi bir karşılık yarattığını gösteriyor.
Örneğin MotoGP;Almanya: Sachsenring’de düzenlenen MotoGP, bölge ekonomisine yaklaşık 130 milyon avro düzeyinde katma değer sağlıyor.
Bu etki; konaklama, yeme-içme, ulaşım ve hizmet sektörlerini kapsayan geniş bir ekonomik alana yayılıyorFransa: Le Mans MotoGP’sinin Sarthe bölgesine bıraktığı ekonomik geri dönüş yaklaşık 40 milyon avro olarak ölçülüyor.
Organizasyon, bölgenin yıllık turizm gelirleri içinde önemli bir pay oluşturuyor.İspanya: Jerez MotoGP, bölgeye yaklaşık 25 milyon avro ekonomik katkı sağlıyor.
Ziyaretçi sayısı ve kişi başı harcama düzeyi birlikte değerlendirildiğinde, bu rakamın yalnızca yarış haftasıyla sınırlı kalmadığı görülüyor.İtalya: Mugello pisti, yıl geneline yayılan faaliyetleriyle yerel ekonomiye yaklaşık 23 milyon avro katkı sağlıyor.
MotoGP yarış haftasında ise bu katkı 35 milyon avronun üzerine çıkıyor.İngiltere: Isle of Man TT başta olmak üzere benzeri motosiklet organizasyonlarının, Birleşik Krallık ekosistemi içinde yarattığı toplam ekonomik katkı 60 milyon sterlinin üzerinde hesaplanıyor.
Bu model, motorsporlarının takvimsel süreklilik kazandığında nasıl kalıcı gelir üretebildiğini gösteriyor.Türkiye'de spor turizmi nasıl gelişirTürkiye şu anda motosiklet sporlarında uluslar arası dört organizasyona ev sahipliği yapıyor.
Rize Handüzü’nde kış sezonuna eklenen SNX Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası, Afyonkarahisar’da MXGP ve Motofest, Dünya Motosurf Şampiyonası ve Dünya Hard Enduro Şampiyonaları..Bu dört örnek, Türkiye’nin spor turizminde artık somut bir eşiği geçtiğini gösteriyor.Spor turizmi, doğru planlandığında ülkeler için sadece prestij değil, istikrarlı ve sürdürülebilir bir ekonomik model haline gelebiliyor.