Haber Detayı
YPG/SDG sahada çöktü DEM Parti devreye girdi: Ankara’ya skandal çağrı
Suriye’de bozguna uğrayan YPG/SDG’yi ipten almak için devreye giren DEM Parti yönetimi, Türkiye’yi ve devletin güvenlik politikalarını hedef alarak terör örgütüne siyasi kalkan olmaya çalıştı. Sahadaki operasyonları gölgelemek amacıyla bayat “DEAŞ” söylemini yeniden gündeme taşıyan parti yönetimi, terör yapılanmasını aklama ve meşrulaştırma çabasına girerken, küstahça “çözüm için SDG yöneticilerini Ankara’ya davet edin” çağrısında bulundu.
Suriye'nin kuzeyinde kurmaya çalıştığı terör koridoru Suriye ordusunun hamlesiyle yerle bir olan, Batı'dan beklediği desteği alamayınca adeta dağılma noktasına gelen YPG/SDG'ye, beklenen destek DEM Parti'den geldi.
Terör örgütü sempatizanlarının çaresizlikten Halep'teki ABD üssüne saldıracak kadar köşeye sıkıştığı bir dönemde; DEM Parti yönetimi, örgütü ipten almak için Türkiye'yi hedef alan ağır suçlamalarda bulundu. 'İNSANLIK SUÇU' MASKESİYLE ÖRGÜTE SİPER OLDULAR DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, düzenledikleri basın toplantısında terör örgütünün kontrolündeki mahalleleri savunmak için 'insanlık suçu' argümanına sarıldı.
Hatimoğulları, rejimin 10 Mart Mutabakatı'nı bozduğunu iddia ederek, 'Halep'in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılar açık bir insanlık suçudur.
Şam Yönetimi, 10 Mart Mutabakatına uymadığını açıkça göstermiştir,' dedi.
BAYATLAMIŞ 'DEAŞ' YALANI YİNE SAHNEDE Terör örgütünün sıkıştığı her an devreye sokulan 'DEAŞ' algısı bu kez Hatimoğulları tarafından dillendirildi.
Bölgedeki operasyonları karalamaya çalışan Hatimoğulları, 'DEAŞ armalarıyla sivil yerleşimlere ağır saldırılar düzenleniyor. 'Kürdün kanı helaldir' şeklindeki karanlık fetvalarla açıkça saldırılar teşvik ediliyor.
Bu yalnızca Kürtlere değil, insanlığın ortak vicdanına yönelmiş bir saldırıdır,' diyerek sahadaki temizlik harekatını vahşet gibi göstermeye çalıştı.
Bir kadının sözde binadan atılması iddiası üzerinden duygusal manipülasyon yapan Hatimoğulları, bu durumu 'vahşet sürüsü' olarak niteledi.
TSK'YA SKANDAL TEHDİT Suriye'nin geleceğini terör örgütünün direnişine bağlayan Hatimoğulları, Milli Savunma Bakanlığı'na seslenerek haddini aşan şu ifadeleri kullandı: 'Gerilimi tırmandıran söylemlerden derhal vazgeçin.
Yapılan açıklamalar bu saldırıları teşvik etmektedir.
Suriye hakkında kurulan her sorumsuz cümle, Şeyh Maksud ve Eşrefiye'ye bomba ve mermi olarak geri dönüyor.' BAKIRHAN'DAN DIŞİŞLERİ BAKANI'NA: 'DİPLOMAT MISINIZ, ASKER Mİ?' Toplantıda söz alan Tuncer Bakırhan ise Türkiye'nin dış politikasını ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı doğrudan hedef aldı.
Fidan'ın kararlı duruşunu eleştiren Bakırhan, 'Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 'ya güç görecekler ya güç tehdidi' şeklindeki ifadeleri, diplomasinin değil, çatışma siyasetinin dilidir.
Soruyoruz: Siz bir diplomat mısınız, yoksa asker misiniz?
Siz diplomasi koridorlarından mı yoksa Şara'nın yönettiği operasyon odasından mı konuşuyorsunuz?' diyerek devletin güvenlik bürokrasisine saldırdı.
KÜSTAH ÖNERİ: 'SDG YÖNETİCİLERİNİ ANKARA'YA DAVET EDİN' Türkiye'nin terörle mücadelesini 'çözüm sürecine darbe' olarak nitelendiren Bakırhan, terör örgütü liderlerinin Ankara'da ağırlanması gerektiğini savunacak kadar ileri gitti: 'Halep'te çözümü baltalarsak Ankara'daki çözümü de baltalarız niyeti var burada.
Oysa çözüm mümkündür ve ortadadır.
Ne yapmak lazım?
SDG yöneticilerini Ankara'ya davet edin.
Bir Masada oturun.
Görüşün.
Konuşun.
Çözümü birlikte arayın.' TERÖR YAPILANMASINA 'YEREL KONSEY' KILIFI Halep'te Kürtlerin sürüldüğü yalanını ortaya atan Bakırhan, örgütün bölgedeki varlığını kalıcı kılmak için 'Halep'te bütün kimliklerin ve inançların temsil edildiği ve tüm topluluklara eşit davranacak bir yerel konsey kurulabilir,' diyerek adeta örgüt adına yönetim modeli önerdi.
Suriye'de köşeye sıkışan terör unsurlarına 'ateşkes' ve 'insani yardım koridoru' adı altında nefes aldırmaya çalışan DEM Parti, bölgedeki çözümün yolunun terör örgütüyle masaya oturmaktan geçtiğini iddia ederek Türkiye'nin milli güvenliğini bir kez daha hedef aldı.