Haber Detayı
DEM’den Halep’e uluslararası müdahale çağrısı
DEM Eş Genel Başkanları sorumsuz ifadeler kullanmaya devam ediyor. Halep’e uluslararası müdahale çağrısı yapan DEM’liler Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanlığını hedef aldı. “Gazze için gözyaşı dökenlerin, Halep’i Gazze’ye dönüştürmeye çalışması büyük bir ikiyüzlülük” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Suriye Halep’teki gelişmelere dair açıklamalarda bulundu.
Dün DEM Parti Genel Merkezinde konuşan Eş Genel Başkanlar, Şam yönetimine tepki göstererek "Şam Yönetimi, 10 Mart Mutabakatına uymadığını açıkça göstermiştir" iddiasında bulundu.
Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinde savaşan SDG unsurlarına dayanışma duygularını ileten DEM Eş Genel Başkanları, uluslararası güçlerin olaylara müdahale etmesini istedi. ‘GARANTÖRLERE AÇIK ÇAĞRIMIZ’ DEM’liler, "Uluslararası güçlere ve garantör ülkelere açık çağrımızdır: Sorumluluklarınızı yerine getirin.
El sıkıştığınız güçler yanı başınızda katliam yürütürken suskun kalmaktan vazgeçin.
Bu saldırıları derhal durdurun” ifadelerini kullandı.DEM Eş Genel Başkanlarının hedefinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanlığı da vardı.
FİDAN’A ‘DARBECİ’ İMASI Fidan için "darbeci" iması yapan Tuncer Bakırhan şöyle konuştu: "Soruyoruz: Siz bir diplomat mısınız, yoksa asker misiniz?
Siz diplomasi koridorlarından mı yoksa Şara’nın yönettiği operasyon odasından mı konuşuyorsunuz?
Karar verin.
Eğer diplomatsanız diplomatlığınızı yapın.
Bu dil aslında İmralı’dan yükselen barış iradesini Suriye sahasında bastırma girişimidir.
Bu tutum, sürece karşı darbe mekaniğinin Suriye’de aktif bir şekilde hayata geçmesidir." Tülay Hatimoğulları da MSB'ye "Her açıklamanız saldırganlığı teşvik ediyor" diye seslendi.
HALEP’LE GAZZE’Yİ BİR TUTTULAR DEM Eş Genel Başkanları açıklamayı şu sözlerle bitirdi:“Gazze için gözyaşı dökenlerin, Halep’i Gazze’ye dönüştürmeye çalışması büyük bir ikiyüzlülüktür. “SDG yöneticilerini Ankara’ya davet edin.
Bir Masada oturun.
Görüşün.
Konuşun.
Çözümü birlikte arayın. “Halep’te bütün kimliklerin ve inançların temsil edildiği ve tüm topluluklara eşit davranacak bir yerel konsey kurulabilir.