Haber Detayı
‘Venezuela çok kötü günler geçirdi ama hep ayakta kalmayı başardı’
ABD özel kuvvetlerinin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’i kaçırmak için yaptığı operasyon geçen hafta dünyada şaşkınlıkla takip edildi. Başkent Caracas’ta yaşayan Türkler süreci anlattı.
ABD ordusu, 3 Ocak Cumartesi sabaha karşı saat 2.00 civarında Venezuela’ya yönelik geniş çaplı bir hava saldırısı düzenledi.
ABD Başkanı Donald Trump, başkent Caracas’ı hedef alan operasyonun ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını açıkladı.
Petrol zengini ülkeye yönelik, Hollywood filmlerini aratmayan baskını ‘muhteşem bir operasyon’ olarak niteleyen Trump, saldırı sonrası yaptığı açıklamada “Venezuela bizim yönetimimizde olacak” dedi.
Bu gelişmelerin ardından Venezuela’da yaşayan Türklere ulaştık, operasyonun ve sonrasındaki sürecin ülkede nasıl karşılandığını onlardan dinledik.‘Doğal kaynakları dünyada eşsiz’A.N. (43) Gıda ithalatı yapıyorİlk gün evden çıkmadık, açıkçası rahattık.
Çünkü Amerika’nın vurduğu yerler belliydi, genelde askeri noktalar hedef alınmıştı.
İnsanlar tekrar saldırı olur diye korktu.
Zaten Venezuela’da ekonomik sıkıntılar vardı.
Ama Venezuela daha önce de çok kötü günler gördü.
Ne olursa olsun Venezuela’ya hiçbir zaman bir şey olmaz.
Doğal kaynakları dünyanın hiçbir yerinde yok.
Çok kötü dönemlerden geçti ama hep ayakta kaldı.
En krizli anlarda biz burada en büyük ticaretleri yaptık.
Burada hep böyle olur, bir sıkıntı çıkar, birkaç ay sonra düzelir.
Ama eninde sonunda Venezuela toparlanır.
Altın var, koltan (mavi altın) var, lityum var, petrol var; her şey var.
Venezuela’nın doğal kaynakları dünyada eşsiz.‘Türklerin ortak endişesi belirsizlik’Mustafa Özdemir (47) Serbest gazeteci17 yıldır burada yaşıyorum.
Bir iş teklifiyle kaldım, eşim Venezuelalı.
Cumayı cumartesiye bağlayan gece saat 2.00 civarında bomba sesleriyle uyandık.
Bombalanan askeri komplekslerden birine yakın oturuyorum.
İlk refleksim ‘Geldiler’ oldu.
Sonra Maduro’nun ve eşi Cilia Flores’in kaçırıldığı haberleri yayıldı.
Bunun ardından korku arttı. ‘Bombalamalar devam edecek mi?
Temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek miyiz’ soruları konuşulmaya başladı.
Özellikle iki gün boyunca ciddi bir panik havası vardı.‘Hayat normale dönsün’ mesajları verildi ama tedirginlik hâlâ sürüyor.
Eskiden akşamları eve dönerken sokakta 100 kişiyle karşılaşıyorsanız şimdi 5 kişiyle karşılaşıyorsunuz.
Okullar henüz açılmadı.
Venezuela’daki Türk nüfusu 100-150 kişi civarında.
Caracas’ta elçilik personeli hariç yaklaşık 50 Türk var.
Çok kalabalık bir topluluk değiliz.
Konuştuğum Türklerin ortak endişesi belirsizlik.‘Herkes karnını doyurmanın derdinde’Refik Güler (47) Ticaretle uğraşıyorYaklaşık 9 yıldır Venezuela’da yaşıyorum.
Ekonomik şartlar ülkede hâlâ çok ağır.
Devlet dairelerinde çalışanların maaşı aylık 3-4 dolar.
Özel sektörde bu rakam 100 ila 400 dolar.
Yaklaşık 10 milyon Venezuelalı ekonomik koşullar yüzünden ülkeyi terk etti.Son yaşanan gelişmelerin ardından cumartesi sabahı insanlar marketlere akın etti, savaş endişesi vardı.
Burada medya tamamen devlet kontrolünde.
Televizyonlarda yaşananlara dair net bir bilgi verilmedi.
Pazartesi günü çıkarılan yeni bir yasayla bu konuyla ilgili sosyal medyada paylaşım yapanların tutuklanacağı açıklandı.
Bu yüzden kimse konuşmak istemiyor.
Yakın çevrem bile ‘Bekleyip göreceğiz’ demeyi tercih ediyor.
İnsanların açıkçası pek umurunda değil.
Herkesin amacı karnını doyurmak, güvenli bir şekilde yaşamak ya da sakin bir şekilde beklemek.
Benim gördüğüm kadarıyla Amerika’nın amacı Venezuela’daki Çin, Rusya ve İran etkisini azaltmak.‘İyi düşünülmüş bir geçiş planı devreye girdi’Yusuf Can Albayrak (36) İnşaat sektöründe çalışıyorYaklaşık 15 yıldır Venezuela’da bir inşaat firmasında çalışıyorum.
Amerikan Büyükelçiliği’ne nispeten yakın, dağlık ve ağaçlık bir bölgede oturuyorum.
Olayları sabah öğrendim.
Sesleri duymadım.
Sabah kalktığımda hem buradan hem de Türkiye’den yüzlerce arama vardı.
Ailem ve arkadaşlarım çok endişeliydi.
Burada kurulu bir düzenimiz olduğu için biz de kaygı yaşadık.
Ancak durum çok hızlı çözüldü, kısa sürede ne olduğu anlaşıldı.
Trump’ın açıklamaları ve yönetimin Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez’le devam edeceğinin duyurulmasıyla ortam sakinleşti.
Rejim değişikliği olmayacağı netleşti.Sürecin önceden planlandığı anlaşılıyor.
Maduro mahkemeye çıkarken Başkan Yardımcısı Rodriguez’in yemin etmesi bunun göstergesiydi.
Nitekim bir gün içinde uçuşlar açıldı.
Olaylardan sonra hayatımızda büyük bir değişiklik olmadı çünkü rejim değişmedi.
Burada iyi düşünülmüş bir geçiş planı devreye girdi.