Haber Detayı

Destici: Terörün kökünü kazıyacağız
Politika haberler.com
10/01/2026 15:27 (1 gün önce)

Destici: Terörün kökünü kazıyacağız

BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "ikinci bir İsrail ve bir terör devleti kurulup hem bölgedeki kardeşlerimizin hem de Türkiye'nin başına bela olmasına müsaade mi edeceğiz?

BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "ikinci bir İsrail ve bir terör devleti kurulup hem bölgedeki kardeşlerimizin hem de Türkiye'nin başına bela olmasına müsaade mi edeceğiz?

Siz ne derseniz deyin, terörün kökünü kazıyacağız.

Aklını başına almayan terör sevicilerinin de kökünü kazıyacağız.

Herkesin aklını başına alması lazım" dedi.BBP lideri Mustafa Destici, parti genel merkezinde düzenlenen 'Yerel Yönetimler Eğitim ve Bilgilendirme Toplantısı'na katıldı.

Destici, burada yaptığı konuşmada, "2024 yerel seçimlerine giderken Büyük Birlik Partisi olarak ilkeli belediyecilik başlığı altında 'birlikte kazanacağız ve birlikte yöneteceğiz' demiştik.

Bunun yanında bir slogan daha kullandık.

İşimiz Türkiye, gücümüz Türkiye'dir. ve Allah'a hamdolsun 21 ayı geride bıraktık.

Bu süreçte bütün belediye başkanlarımız yönetimleriyle birlikte belediye meclis üyelerimizle birlikte teşkilatımızla birlikte hem yüz ağartıcı bir belediyecilik örneği ortaya koydular.

Bizim halkımıza vaat ettiğimiz belediye başkanlarımızın halkımıza vaat ettiği ve beş yıl için vaat ettikleri projelerin neredeyse tamamına yakınını bu iki yıllık süre içerisinde gerçekleştirme başarısı da gösterdiler.

Onun için ben belediye başkanlarımızı, yönetimlerini ve belediye meclis üyelerimizi burada sizlerin ve bütün Türkiye'nin huzurunda bir kere daha tebrik ediyor ve teşekkür ediyorum.

Sağ olsunlar, var olsunlar.

İlçe belediyelerimiz, belde belediyelerimiz hepsi bu anlamda üstlerine düşeni ziyadesiyle yerine getirdiler ve hepsi bir başarı hikayesi yazıyorlar.

Hepsini de bu anlamda bir kez daha kutluyor ve tebrik ediyorum" diye konuştu.'GAZETECİLERİMİZ VAZGEÇİLMEZDİR, DEĞERLİDİR'Destici, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutlayarak "Bu vesile burada bulunan gazetecilerimiz basın mensubu arkadaşlarımız başta olmak üzere tüm gazeteci arkadaşlarımızın, gazetecilerimizin basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü tebrik ediyorum.

Kendilerine başarılar, sağlık ve mutluluklar diliyorum.

Görevi başında hayatını kaybeden başta rahmetli şehit liderimiz Muhsin Başkanımızla birlikte hayatını kaybeden, şehadete yürüyen İsmail Güneş kardeşimiz, arkadaşımız olmak üzere tüm gazetecilerimizi de rahmetle ve şükranla yad ediyorum.

Gazetecilik mesleği bazı noktalardan ya da bazı gözler tarafından kolay, rahat, lüks, havalı bir meslek olarak gözükebilir.

Ama işin içine girdiğimizde öyle olmadığını çok rahat görürsünüz.

Ama biz şahitlik diyoruz ki, gazeteci kardeşlerimizin basın emekçilerinin önemli bir kısmının gerçekten hayatın zorluklarından çok büyük noktada olumsuz anlamda da etkilendiklerini görüyoruz.

Fakat bütün bu şartlara rağmen görevlerini büyük bir özveriyle yerine getiriyorlar.

Onun için de onları da bir kere daha tebrik ediyor ve basın mensuplarımız ve gazetecilerimiz aynı zamanda demokrasinin de hukukun da vazgeçilmez bir unsurudurlar.

Bizim için de Türkiye için de vazgeçilmezdir, değerlidir ve kıymetlidir" ifadelerini kullandı. 'TABİRİ CAİZSE KİTABIN ORTASINDAN KONUŞTU'Destici, sözlerini şöyle sürdürdü; "Suriye hükümeti hem 10 Mart mutabakatına yapılan anlaşmaya uymadıkları hem de saldırganlıklarını devam ettirdikleri için Halep'teki YPG'nin kontrolünde bulunan yani PKK'nın kontrolünde bulunan mahallelere karşı operasyonlar düzenledi.

Bu sabah itibariyle Suriye Ordusu Halep'in Şeyh Maksud Mahallesi'ndeki güvenlik operasyonlarının tamamlandığını duyurdu.

Böylece Halep'teki son mahallede YPG'lilerden kurtarıldı.

Şeyh Maksud'un kurtarılmasının ardından Suriye Ordusu Halep'in YPG'den tamamen temizlendiğini duyurdu.

Bu süre zarfında Türkiye'den de çeşitli açıklamalar yapıldı.

Önce Dışişleri Bakanımız sayın Hakan Fidan Bey'in doğru yerinde ve Türkiye adına yaptığı kararlı açıklamalar vardı. 10 Mart mutabakatına uymazsa SDG ya da YPG aslında PKK başına geleceklere katlanır ya da Türkiye buna müsaade etmez şeklinde.

Daha sonra da yine açıklamaları oldu. 'SDG laftan anlamıyor. ve anlayacağı da benzemiyor.

Tamamen silahla ancak belli bir noktaya getirebilir ya da silahla düzeltilebilir' dedi.

Tam gerçeği ortaya koydu ve tabiri caizse kitabın ortasından konuştu.

Bu arada Milli Savunma Bakanımız açıklama yaptı. 'Suriye hükümetinden bir talep gelirse biz destek vermeye hazırız' dedi.

Bunun üzerine PKK DEM parti aracılığıyla ne yaptı?

Önce Meclis Genel Kurulu'nda protesto eylemi yaptılar.

Yani şu cesarete, şu utanmazlığa, şu hadsizliğe, hayasızlığa bir bakar mısınız?

Bunlar güya Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin partisi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin milletvekili, maaşı Türkiye'den alıyor.

Cebindeki kimlik ve pasaport Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kimliği ve pasaportu.

Evi, barkı, bütün kazancı buradan ama nereyi savunuyor?

Suriye PKK'sını savunuyor. ve sadece savunmakla kalmıyor.

Diyor ki, Türkiye hem savunma bakanının hem dışişleri bakanının açıklamaları eleştiriyor. 'Eğer Türkiye, böyle devam ederse bunun içeriye de yansımaları olur' diye Diyarbakır'daki eylemi de kastederek Türkiye'ye de bir had bildirme hadsizliğinde terbiyesizliğinde ve çirkinliğinde bulunuyor.

Yani bu kadar çizmeyi aşmış vaziyetteler. ve bir şey daha söylüyor.

Türkiye'nin Orta Doğu'daki siyasetini anti Kürt bir çizgi üzerine kurduğunu söylüyor. ve bunun Türkiye'ye de yine bir fayda sağlamayacağını söyleyerek yine Türkiye'ye aba altında sopa gösteriyor."'ELBETTE MÜDAHALE EDİLECEK'Destici, sözlerini şöyle tamamladı: "Biz siyasetimizi tamamen Türkiye olarak anti terör üzerine kurmuşuz.

Türkiye onun bahsettiği gibi iftirasında olduğu gibi olsaydı şayet böyle olsaydı Saddam Hüseyin o bölgedeki bütün Kürtleri, Kürt kardeşlerimizi kimyasal gazlarla soykırıma uğratmaya çalıştığında niye sahip çıktı.

Kimse sahip çıkmadı, Türkiye sahip çıktı.

Sizin gibi etnik kafacı değiliz.

Sizin gibi siyasi bölücü hiç olmadık.

Sizin gibi teröristlerin örgütlerinin arkasına saklanmadık ve asla emperyalistlerin uşağı noktasına gelmedik.

Onların aparatı ve maşası olmadık.

Bundan sonra da olmayacağız.

Onların maşası olan 40 yıldır bu devlete, millete kan kusturan terör örgütünün de Allah'ın inayetiyle kökünü kazıdık ve tamamen kazıyacağız.

Bunları niyeti asla barış ve kardeşlik değil.

Terör örgütünün Kürtlerle alakası yoktur.

Emperyalistlerin uşağı ve maşası bir terör örgütünden bahsediyoruz.

Elbette müdahale edilecek, ne yapılacaktı?

Orada ikinci bir İsrail ve bir terör devleti kurulup hem bölgedeki kardeşlerimizin hem de Türkiye'nin başına bela olmasına müsaade mi edeceğiz?

Siz ne derseniz deyin, terörün kökünü kazıyacağız.

Aklını başına almayan terör sevicilerinin de kökünü kazıyacağız.

Herkesin aklını başına alması lazım.

Herkesin devletine, ülkesine, milletine sahip çıkması lazım.

Kahraman ordumuzun, devletimizin; devletin varlığının kaim olması, ülkenin bütünlüğünün muhafazası, milletin kardeşliğinin ve birliğinin devam etmesi için ortaya koyduğu terörle mücadeleye hem sınır içinde hem sınır dışında şartsız destek vermesi gerekiyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşıyım.

Bunu onurla, gururla söyleyen, ay yıldızlı al bayrağın altında bir ve beraber yaşama iradesi ortaya koyan Kürt, Türkmen, Arap, Çerkez, Boşnak, Alevi, Sünni herkesin bunu söylemesi lazım.

Anca öyle birlik ve kardeşlik olur.

İç barışta öyle sağlanır, iç cephede öyle güçlendirilir."

İlgili Sitenin Haberleri