Haber Detayı

Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın savcılıkta verdiği ek ifade ortaya çıktı
Güncel haberler.com
10/01/2026 14:08 (23 saat önce)

Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın savcılıkta verdiği ek ifade ortaya çıktı

ŞİLE Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Şile Belediye Başkanı Özgür kabadayı'nın ek ifadesi ortaya çıktı.

ŞİLE Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Şile Belediye Başkanı Özgür kabadayı'nın ek ifadesi ortaya çıktı.

Kabadayı ifadesinde, "Şile'de imar ile alakalı dedikodular vardı.

Yeni ekiple birlikte işlerin yoluna koyulacağını düşünürken dedikodular iyice arttı.

Ben belediyedeki muhatapları çağırıp sorduğumda bana herhangi bir problem olmadığını, konuşulanların dedikodu olduğunu, süreci yasal olarak hallettiklerini söylüyorlardı.

Bana da kimse gelip net bir şekilde rüşvete ilişkin bir konuyu anlatmadı" dedi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nca, Şile Belediyesine yönelik 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'İrtikap',,'Rüşvet' ve 'İhaleye fesat karıştırma' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında Şile Belediye Başkanı Özgür kabadayı'nın 26 Aralık tarihinde tutuklandı.

Kabadayı'nın 7 Ocak 2026 tarihinde verdiği ek ifade ortaya çıktı. 'KAZANACAĞIMIZ ORTAYA ÇIKINCA İBB KANALIYLA MARKET KARTLARI YAPMAYA BAŞLADI'Kabadayı savcılıkta verdiği ek ifadesinde, "Daha önce rahatça ifade verememiştim.

O yüzden avukatım aracılığıyla dilekçe vererek tekrardan ifade vermek istedim. 2024 yılı Ocak ayının 1 ya da 2'sinde Beşiktaş'ta bir otelde, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP yöneticisi Özgür Karabat ve CHP İl Başkanı Özgür Çelik'in olduğu bir toplantı yapıldı.

Burada bana adaylığımın kesinleştiği tebliğ edildi.

Bu toplantıya ilçe başkanımız Aras ile katıldım.

Hatta burada Ekrem İmamoğlu'na ben belediye işlerinden hiç anlamam, kazansak da nasıl yapacağız diye söylemiştim.

Kendisi bana 'sen kazan, biz bir şekilde hallederiz' demişti.

Adaylık sürecimde İBB'de Muhtarlık Daire Başkanlığı'nda çalışan Oğuz Kaçmaz'ın seçim çalışmalarında yanımda görevlendirildiği tebliğ edildi.

Kabul ederek seçim çalışmalarında yanıma aldım.

Seçim çalışmaları yapılırken kimse, ben de dahil olmak üzere, bizim kazanacağımızı beklemiyordu.

Bu sebeple partiden veya İBB'den herhangi bir maddi destek gönderilmedi.

Ancak son 10 gün artık kazanacağımız ortaya çıkmaya başlayınca ilçe başkanı Aras üzerinden İBB kanalıyla marketlerden alınmış market kartları yağmaya başladı.

Bu kartların İBB tarafından ilçe teşkilatına yollandığını biliyorum.

Para gönderildiyse bundan bilgim yoktur, Ben son 10 güne kadar seçim çalışmalarında kendi cebimden harcadım" dedi. 'İMAMOĞLU ÜSULSUZ İŞ YAPANLARI GÖREVDEN ALMAMI SÖYLEDİ'Kabadayı ifadesinin devamında, 'Şile'de imar sorunu hep vardı.

Ben belediye başkanı olduktan sonra da bu sorun devam etti.

Bu süreçte eski yönetimden kalan Yasin Çakır, imar ve iskan'dan sorumlu belediye başkan yardımcısıydı.

Belediye içerisinde yaşamış olduğu problemlerden dolayı kendisini bu görevden aldım.

Yerine Ali Sinan Özer'i atadım.

Aynı zamanda Vural Durmuş'u da başkan yardımcısının danışmanı olarak imarda görevlendirdim.

Ancak Gönen Otel olayı İBB Meclisi'nde patlayınca herkesi görevden aldım.

Ben belediye başkanı seçildikten sonra Gönen Otel sahibi makamıma geldi.

Kendisiyle orada tanıştım.

Eski yönetim tarafından otelinin mühürlendiğini, konuyu halletmek istediğini söyledi.

Ben de kendisini imar birimine yönlendirerek konuyu onlarla görüşüp halletmesi gerektiğini söyledim.

Devamında usulsüz bir şekilde ruhsat alındığı ortaya çıktı.

Bu işlemi yapanları görevden aldım.

Ruhsat işlemini de iptal ettim.

Gönen Otel olayı İBB Meclisi'nde gündeme geldiği için Ekrem İmamoğlu beni Haliç'teki ofisine çağırdı.

Konuyu sordu.

Ben de usulsüz bir ruhsat işlemi olduğunu kendisine anlattım.

Bunun üzerine Tonguç Çoban'ın yanına gitmemi, Tonguç Çoban'ın bazı isimler vereceğini, onları belediyeye almamı, bu usulsüz ruhsat işlemi yapanları da görevden almamı söyledi' dedi.'ŞİLE'DE İMAR İLE İLGLİLİ DEDİKODULAR VARDI, YENİ EKİPLE DAHA DA ARTTI'Kabadayı, "Tonguç Çoban ile buluştum.

Kendisi bana telefonda AKOM'a gelmemi söyledi.

AKOM'a gittiğimde Tuncay Tolga Özçakmak'ın belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirilmesini, alt ekibi de Tuncay'ın kuracağını, Tuncay'ın Beykoz'da belediye başkan aday adaylığı sürecinin olduğunu, partili olduğunu, bu isimleri de kendilerinin tanıdığını, işi de bildiklerini söyledi.

Ben de zaten buraya yetkili ve işi bilen birilerini aradığım için kabul ettim.

Burada Tuncay ile benim irtibatımı sağladı.

Tuncay Tolga Özçakmak ile buluştuk. çok güzel projeler yapacağını söyledi.

Bu şahıslara belediyede görev vererek işe başlattım.

Tuncay ve ekibi işe başladıktan sonra benden 3 ay müsaade istediler.

Bütün sorunları çözeceklerini söylediler.

Zaten Şile'de imar ile alakalı dedikodular vardı.

Yeni ekiple birlikte işlerin yoluna koyulacağını düşünürken dedikodular iyice arttı.

Ben belediyedeki muhatapları çağırıp sorduğumda bana herhangi bir problem olmadığını, konuşulanların dedikodu olduğunu, süreci yasal olarak hallettiklerini söylüyorlardı.

Bana da kimse gelip net bir şekilde rüşvete ilişkin bir konuyu anlatmadı.

Ben gözaltına alınmadan önce dedikoduların iyice artması ve vermiş olduğum talimatların yapılmaması nedeniyle bu ekibi görevden alacaktım ancak gözaltına alındım" ifadelerini kullandı. 'ALİ ŞAFAK BANA 'PARA İLE YAKALANDIM' DEDİKabadayı, "Gözaltına alındığım gün Sancaktepe'de Özgür Özel'in mitingi vardı.

Miting alanına giderken yolda beni Tuncay bana mesaj attı bana Ali Şafak'ın Ömerli'de gözaltına alındığını söyledi.

Ben de kendisine ne için olduğunu sordum.

Avukatlık işleri sebebiyle alınmış olabilir dedi.

Miting akabinde ikametime döndüm.

Saat 01.00 gibi Özgür Çelik beni aradı.

Tuncay Tolga, Aslı Kotan, Evren Buçan ve Oğuz Kaçmaz'ın gözaltına alındığını, muhtemelen benim de alınacağımı söyledi.

Ertesi gün genel merkezde belediye başkanlarının toplantısı vardı, Ankara'ya gidecektim.

Özgür Çelik'e "beni neden gözaltına alsınlarö deyip telefonu kapatmıştım ancak gözaltına alındım.

Vatan Emniyet'e götürüldüğümüzde Ali Şafak'a 'senin Ömerli'de ne işin var, nasıl, neyden sebep gözaltına alındın' diye sordum. "Başkan, ben evrak ile yakalandımö dedi.

Evrak ne diye sorduğumda "para ile yakalandımö dedi.

Ben de kendisine bağırarak "iyi halt ettinö dedim. 'Benim sizinle ne işim var, neden böyle bir işe giriştiniz' diye sitemim oldu.

Emniyetteyken Oğuz bana 'Başkanım, benim telefonumda bir şey kalmış, Şile ile alakalı bizim hakkımızda çıkan dedikoduları yazdığım bir liste vardı, bu liste telefonumda kalmış' dedi.

Ben de 'dedikoduları yazdıysan zaten mesele yok' dedim" dedi. 'BANA İFTİRA ATILMAKTADIR'Kabadayı ifadesinin sonunda, "Şile Beton sahibi Hamit Kanmaz'dan da herhangi bir para alışverişim olmadı.

Hamit Kanmaz'ın belediyeye para verdiğini duyduğumda sorduğum zaman belediyeye olan borcu olduğunu söylemişlerdi.

Uluslararası Şile Bezi Kültür ve Sanat Festivali yapıldıktan sonra konseri yapan firmanın sahibi Berkant Acil'den Oğuz'un 5 adet telefon istediğini öğrendim.

Mutlu Ulusoy beni arayarak hem konserin parası yatırılmadı hem de firmadan telefon isteniyormuş dedi.

Bunun üzerine Berkant Acil'i makamıma çağırdım.

Kendisi muhasebecisi ve iki bayi ile birlikte geldi.

Berkant Acil bana 'Oğuz'un kendilerinden 5 adet telefon istediğini, ödemelerin yapılmadığını' söyledi.

Ben de kendisine Oğuz'un bu telefonu nasıl istediğini sordum.

Bunun üzerine "sizin haberiniz var zannediyorduk' dedi.

Ben de kendisine haberimin olmadığını belediyenin maddi durumuna göre ödemeleri yapacağımızı söyledim.

Oğuz'a bu konuyu sorduğumda kesinlikle telefon almadığını söyledi. 5 adet pahalı, muhtemelen iPhone marka telefonlar Berkant Acil tarafından alınarak Oğuz'a verilmiş diye duydum.

Ben kimseden para almadım, kimseye de para vermedim.

Oğuz bana iftira atmaktadır" dedi.

İlgili Sitenin Haberleri