Haber Detayı

İzmir'de Ege Yerel Medya buluşması: CHP’den 'basın' ve 'demokrasi' için ortak uyarı!
Türkiye cumhuriyet.com.tr
10/01/2026 12:34 (1 gün önce)

İzmir'de Ege Yerel Medya buluşması: CHP’den 'basın' ve 'demokrasi' için ortak uyarı!

CHP tarafından İzmir'de düzenlenen CHP İletişim Ege Yerel Medya Buluşması'nda, yerel basının demokrasi açısından taşıdığı kritik role dikkat çekilerek, karşı karşıya olduğu sorunlar ele alındı. Cemil Tugay, “Yerel basın olmadan demokrasi ayakta kalamaz” derken; CHP İzmir İl Başkanvekili Murat Aydın, “10 Ocak artık bir bayram değil, gazetecilerin mücadele günüdür” ifadelerini kullandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut ise “Basın özgürlüğünün olmadığı yerde demokrasiden söz edilemez” dedi.

CHP Genel Merkezi tarafından düzenlenen CHP İletişim Ege Yerel Medya Buluşması , İzmir 'de Tarihi Havagazı Fabrikası'nda düzenlendi.

Programa; CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut , İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay , Parti Meclisi (PM) üyeleri, CHP'li milletvekilleri, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ile basın emekçileri ve basın örgütlerinin temsilcileri katıldı.

Yerel basının demokrasi açısından taşıdığı kritik role dikkat çekilen buluşmada, basın özgürlüğü, gazetecilerin çalışma koşulları ve yerel medyanın karşı karşıya olduğu sorunlar kapsamlı biçimde ele alındı.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ CİDDİ BİÇİMDE KISITLANIYOR Açılış konuşmasını gerçekleştiren CHP İzmir İl Başkanvekili Murat Aydın , 10 Ocak’ın artık bir bayram değil, gazetecilerin mücadele günü olarak anılması gerektiğini söyledi.

Murat Aydın, 10 Ocak’ın tarihsel arka planına dikkat çekerek, 1961 yılında çıkarılan 212 Sayılı Kanun ile gazetecilerin “fikir işçisi” olarak tanımlandığını hatırlattı.

Aydın, bu yasanın yürürlüğe girmesinin ardından dokuz ulusal gazetenin patronlar tarafından üç gün kapatıldığını, basın emekçilerinin ise geri adım atmayarak Basın gazetesini çıkardığını anlattı. 10 Ocak’ın 1962’den itibaren “Çalışan Gazeteciler Bayramı” olarak kutlandığını söyleyen Aydın, 1972’de askeri darbe sonrası gazetecilerin haklarının önemli ölçüde budandığını ifade etti.

Aydın, bu tarihten sonra 10 Ocak’ın bayram olmaktan çıkarak “Çalışan Gazeteciler Günü”ne dönüştüğünü belirtti.

Türkiye’de ifade özgürlüğünün ciddi biçimde kısıtlandığını savunan Murat Aydın, “Bugün Türkiye’de gazetecilerin, fikir insanlarının, siyasetçilerin ve yurttaşların ifade özgürlüğü yoktur.

Bugün Türkiye’de bir hukuk devleti yoktur.

Anayasa Mahkemesi kararlarının bile uygulanmadığı bir ülkede yaşıyoruz” dedi.

Ortaya çıkan tablonun karamsar olduğunu söyleyen Aydın, buna rağmen umudu diri tuttuklarını vurgulayarak, “ Bu manzara, 19 Mayıs 1919’daki manzara-i umumiye kadar karanlık değildir.

Yüz yıl önce başardık, yine başaracağız ” ifadelerini kullandı.

Gazeteciliğin halkla ilişkiler faaliyeti olmadığını dile getiren Aydın, George Orwell’ın “Gazetecilik, birilerinin duyulmasını istemediği haberleri vermektir” sözünü hatırlattı.

Halkın haber alma ve kamusal denetim hakkını savunan gazetecilerin önemine dikkat çeken Aydın, “ Bazen bize rağmen de olsa bu hakkı savunan gazeteciler iyi ki var ” dedi.

Gazetecilerin varlığının daha demokratik bir ülke için büyük bir fırsat olduğunu ifade eden Aydın, bu fırsatı değerlendirmenin herkesin sorumluluğu olduğunu söyledi.

Düzenlenen çalıştayın da bu amaca hizmet etmesini umduğunu belirten Aydın, konuşmasını “ Gazeteci arkadaşlarım, başınız öne eğilmesin.

Onurla işinizi yapmaya devam edin ” sözleriyle tamamladı.

CEMİL TUGAY: YEREL BASIN OLMAZSA DEMOKRASİ AYAKTA KALAMAZ İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise, yerel basının demokrasi açısından hayati bir rol üstlendiğini söyledi.

Tugay, Ege Bölgesi’ni kapsayan buluşmanın kalıcı bir iletişim sürecinin başlangıcı olduğunu ifade etti.

Yerel basının olmadığı yerde kamuoyunun oluşamayacağını vurgulayan Tugay, “ Basın demokrasinin temeli ve olmazsa olmazıdır.

Yerel basın olmazsa kamu oluşumu olmaz, dolayısıyla o vücut hayat bulmaz.

Ulusal basın da yerel basın ayağı olmadan sağlıklı şekilde yaşayamaz ” dedi.

İzmir’in yerel basın geleneği açısından özel bir yere sahip olduğunu belirten Tugay, Türkiye’de ilk gazetenin yayımlandığı kentin İzmir olduğunu hatırlattı.

Tugay, bugün Türkiye’nin dört bir yanında görev yapan çok sayıda İzmirli gazeteci bulunduğunu söyledi. “BU BULUŞMA KALICI BİR İLETİŞİMİN BAŞLANGICI” Gerçekleştirilen toplantının bir sürecin başlangıcı olduğunu dile getiren Tugay, “ Bu buluşma, yerel basınla kalıcı iletişim kurma iradesinin göstergesidir.

Yerel basının sorunları ve beklentileri burada cesaretle ele alınacaktır.

Bugün konuşulanlar burada kalmayacak, katılımcı siyasetin bir parçası olacaktır ” diye konuştu. 10 Ocak’ın gazeteciler için tarihsel bir öneme sahip olduğunu hatırlatan Tugay, 1961 yılında gazetecilerin mesleki haklarının ilk kez güvence altına alındığını söyledi.

Tugay, “ 1971 yılında bu haklar geri alındı.

Bugün gazeteciler yalnızca haklarını değil, mesleklerini yapma özgürlüklerini de kaybetme riskiyle karşı karşıya ” ifadelerini kullandı. “GAZETECİLİK HER ZAMAN BEDELİ OLAN BİR MESLEK OLMUŞTUR” Gazeteciliğin her zaman zor ve riskli bir meslek olduğunu dile getiren Tugay, bu mesleğin kimi zaman hayatla bedel ödendiğini söyledi.

Uğur Mumcu, Abdi İpekçi, Metin Göktepe ve Ahmet Taner Kışlalı ’yı anan Tugay, “ Gerçeğin peşine düşen gazeteciler hiçbir zaman rahat bırakılmadı.

Güçlü bir demokrasinin sonucu bu olmamalıydı ” dedi.

Türkiye’nin basın özgürlüğü endekslerinde ciddi bir gerileme yaşadığını ifade eden Tugay, bunun gazetecilerin maruz kaldığı baskıların açık bir göstergesi olduğunu söyledi.

Tugay, “ Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak her zaman basın özgürlüğünün ve demokrasinin tarafında olduk, bundan sonra da böyle olacağız ” diye konuştu.

Demokrasinin yerelden güçlenmesi gerektiğini vurgulayan Tugay, yurttaşların yöneticileri takip etmesi ve gerektiğinde itiraz edebilmesinin önemine dikkat çekti.

Tugay, bu süreci mümkün kılan en önemli gücün yerel basın olduğunu söyledi.

Yerel medyanın aidiyet duygusu yarattığını ve kentin kılcal damarlarına ulaştığını belirten Tugay, ulusal medyanın kentleri aynı derinlikte göremediğini ifade etti.

Tugay, “ Yerel medya halk ile yönetimler arasında iki yönlü bir köprüdür.

Bu ilişki ne kadar şeffaf ve adil olursa, kentteki refah ve adalet de o kadar artar ” dedi. “YEREL BASINI DESTEKLEMEK ÖNCELİĞİMİZDİR” Yerel medyanın büyük bir sıkışmışlık yaşadığını bildiklerini dile getiren Tugay, yerel basını desteklemenin öncelikli hedefleri arasında yer aldığını söyledi.

Tugay, “ Biz denetlenmekten korkmuyoruz.

Kamu yararı için çalışan, etik değerlerden vazgeçmeyen, gerçeğin peşini bırakmayan gazetecilerin yanındayız.

Ya basın özgür olacak ya da demokrasi eksik kalacak ” sözleriyle tamamladı.

BULUT: 10 OCAK KUTLAMA DEĞİL, SORUNLARI HATIRLATMA GÜNÜDÜR CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut da, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün bir kutlama günü olmaktan çıktığını belirterek, “ Bugün sorunların hatırlatıldığı bir gün olarak değerlendirilmelidir ” dedi.

Ege Yerel Medya Buluşması’nı 10 Ocak’ta yapma gerekçelerini anlatan Bulut, yerel medyanın sorunlarını doğrudan konuşmak istediklerini söyledi.

Bölge bölge benzer toplantıların devam edeceğini kaydeden Bulut, “ Sekiz ilden temsilcilerimiz burada.

Bu toplantılar interaktif olacak, herkes söz sahibi olacak ” dedi.

CHP’nin parti programı sürecine de değinen Bulut, bu toplantılarda ortaya çıkan görüşlerin hükümet programına dönüştürüleceğini belirtti.

YARGI SİYASALLAŞTI, TOPLUM ALIŞTIRILDI Türkiye’de uzun süredir anormal durumların normalleştirildiğini savunan Bulut, 2018 seçimleriyle geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştirdi.

Bulut, “ Yürütmenin yasama ve yargı üzerindeki baskısı artık normal karşılanıyor.

Sarayın hazırladığı yasa teklifleri Meclis’ten geçiyor, milletvekillerinin yasa yapmadığı bir düzen olağan hale geldi ” dedi.

Bir milletvekilinin kendi hazırladığı yasa teklifinin kabul edildiğine tanık olmadığını söyleyen Bulut, bunun Türkiye için başlı başına bir sorun olduğunu ifade etti.

Yerel yönetimlere yönelik soruşturmalara da değinen Bulut, aynı dosyada farklı belediyelere farklı muamele yapıldığını belirterek, “ Bir belediyeye sayfalarca suçlama yazılırken, diğerine bir satır bile ayrılmıyor.

Toplum buna da alıştı ” dedi.

Bulut, bu durumun yargının siyasallaştığını açıkça gösterdiğini ifade etti.

BASIN DEMOKRASİNİN AYNASIDIR Basının yalnızca gazetecilerin meselesi olmadığını vurgulayan Bulut, “ Basın kamu hizmeti yapar.

Basın bulanıksa demokrasi de bulanıktır ” dedi.

Denetim mekanizmalarının zayıfladığı bir sistemde basının hayati önem taşıdığını dile getiren Bulut, “ Ama ne yazık ki basın da normalleştirildi ” diye konuştu.

Havuz medyasının olağan hale geldiğini söyleyen Bulut, “ Bir gazetecinin hangi kanalda ne söyleyeceği önceden biliniyor.

Bu gazetecilik değil, tanıtım faaliyetidir ” ifadelerini kullandı.

İLETİŞİM BAŞKANLIĞI VE RTÜK ELEŞTİRİSİ İletişim Başkanlığı’nın basın özgürlüğünü korumak yerine iktidarın bir aparatı haline geldiğini savunan Bulut, “ Daha atanır atanmaz siyasi tweet atan bir yapıdan söz ediyoruz ” dedi.

RTÜK’ün ise muhalif kanallara ceza yağdırdığını belirten Bulut, Sözcü TV ve Halk TV örneklerini hatırlatarak “ Gerçek dışı iddialar ortaya atanlara hiçbir yaptırım yok ” dedi.

Bulut, İBB soruşturması üzerinden ortaya atılan “iki milyon dolar”, “bin 200 telefon” gibi iddiaların asılsız çıktığını anımsatarak, “ Bu yalanlar insanların onurunu, ailesini hedef aldı ama kimse hesap vermedi ” diye konuştu.

TRT’nin de tarafsızlığını yitirdiğini belirten Bulut, “ Vergilerle ayakta duran bir kurum açıkça suç işliyor ” dedi.

BASIN İLAN KURUMU SANSÜRÜN PARÇASI OLDU Basın İlan Kurumu’nu da eleştiren Bulut, yerel gazetelerin birleştirilerek küçültüldüğünü söyledi.

Bulut, “ Yerel medyayı güçlendirmesi gereken kurum, sansürün bir parçası haline geldi ” ifadelerini kullandı.

Gazetecilerin çalışma koşullarının giderek zorlaştığını belirten Bulut, “ Çalışamayan gazeteci sayısı çalışanlardan fazla ” dedi.

Gazetecilik meslek yasasının önemine değinen Bulut, bu alandaki düzenlemelerin gazetecilerle birlikte yapılması gerektiğini vurguladı.

Konuşmasının sonunda Bulut, amaçlarının 10 Ocak’ı gerçek bir kutlama gününe dönüştürmek olduğunu belirterek, “ Daha özgür, daha huzurlu bir ülke için gazetecilik hayati bir parçadır ” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri

Aşk ve eros Cumhuriyet pazar cumhuriyet.com.tr
57 dakika önce

Aşk ve eros