Haber Detayı

Atmacacılık Tutkusu: Sabunlu Suyla Başlayan Bıldırcın Serüveni
Yaşam haberport.com
10/01/2026 12:38 (1 gün önce)

Atmacacılık Tutkusu: Sabunlu Suyla Başlayan Bıldırcın Serüveni

Rize-Artvin'te atmacacılık geleneği, sabunlu suyla 'danaburnu' çıkarma, küçük kuşlarla eğitim ve atmacaların özel bakımı ile sürüyor; Karadeniz Federasyonu Başkanı Yahya Terzi anlattı.

Atmacacılık Tutkusu Karadeniz'de Sabunlu Su ile Başlıyor Doğanın zinciri ve geleneğin kökeni Rize ve Artvin'te nesiller boyu süregelen atmacacılık serüveni, doğadaki av-avcı dengesini sembolik bir döngüyle gözler önüne seriyor.

Sabunlu su toprağa döküldüğünde ortaya çıkan danaburnu böceği, önce küçük kuşların ilgisini çekiyor; bu küçük kuşlar ise atmaca için yem oluyor ve en sonunda bıldırcın avında rol alıyor.

Bölge halkı için bu, sadece bir av değil; yıllardır devam eden bir tutkudur.

Uygulama adımları ve izin süreci Atmacacılar, Bıldırcın işin bahanesi diyerek işe başlamadan önce Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlükleri'nden gerekli izinleri alıyor.

Ardından toprağa sabunlu su dökülerek danaburnu çıkarılıyor.

Bu böcekler toplanıp, küçük kuşların yemini hazırlamak için kullanılıyor; bölgedeki Ğaço adı verilen küçük kuşlar kapanlara düştükten sonra tepelerde kurulan Tenta adı verilen ağların arkasına yerleştiriliyor.

Gök yüzünde süzülen atmaca, küçük kuşu hedef alınca ağlara takılıyor ve bu eski tutku böyle devam ediyor.

Atmacaların eğitimi ve bakımı Karadeniz Federasyon Başkanı Yahya Terzi atmacaların tutulma amacı ve serüvenini aktarırken şunları söyledi: "Önce sabunu bulacaksın sonra suyla beraber bir delik bulacaksın.

Delikte Türkçesi danaburnu olan böceği çıkartacaksın.

Önce oradan başlar bu sevda.

Ondan sonra çıkan böcekle küçük kuş tutulur.

Sonra dağlarda ağ açılır ve ağda küçük kuşla bu güzel atmacalar tutulur.

Arsızını bulacaksın ki bıldırcına saldığın zaman gitsin tutsun.

O nedenle arsızını buluyoruz. 1 hafta boyunca eğitim veriyoruz atmacaya.

Bıldırcına salmaya alışıyoruz.

Ondan sonra av yapıyoruz." Terzi, atmacaların tüy dökme ve göç döngüsüne dair de şu bilgileri paylaştı: "Av sezonu bittikten sonra sıcak bir ortamda bakıyoruz.

Kışın bunlar Afrika kıtasına doğru göç ederler. 20 ülke değiştirirler.

Gider sıcak ülkede kalırlar ve sonra tekrar geri dönerler.

Atmacaların tüy dökmesi lazım.

Tüy döktükten sonra 1 yaşında olurlar.

O sürece biz tüylek deriz.

Tüylek olması için de sıcak ortamda olması gerekir.

Burada dışarda kalan atmaca tüy dökemez.

Bizde o yüzden ısıtıcılar yakıyoruz ki sıcak ortamda olsunlar." Atmaca bakımının zorluğunu vurgulayan Terzi, Avrupa'dan temin ettikleri özel ilaçlara dikkat çekerek, "Bu atmacaları yetiştirmek için Avrupa’dan özel ilaçlar alıyoruz. 630 Euro verdim, atmacam ölmesin diye ilaç aldım.

Çocuğundan fazla ilgileneceksin, suyunu vereceksin, sıcak yerde olacak, yemini, ilacını vereceksin, tüy döktüreceksin, erkenden çıkarman lazım.

Bunların hepsi bir süreçtir.

Dükkan tuttuk, ısıtıcı yakıyoruz, sıcak sıcak dursunlar diye.

Yoksa tüy dökmezler atmacalar, tüylek olmadıkları zaman da hiçbir işe yaramaz.

Onun için 7’inci, 8’inci aya kadar tüyü döküp kafesten çıkması lazım" dedi.

Geleneksel tutku ve modern bakımın birleşimi Rize ve Artvin'de atmacacılık, hem doğal döngülerin izlenmesi hem de atmacalara sağlanan özel bakım sayesinde nesiller boyunca aktarılan bir uğraş olarak varlığını sürdürüyor.

Geleneksel yöntemlerle başlayan süreç, izinler, eğitim ve modern bakım uygulamalarıyla birleşerek bölgenin vazgeçilmez kültürel miraslarından biri olmaya devam ediyor.

BILDIRCIN TUTMAK İÇİN SABUNLU SUYLA YOLA ÇIKILAN VE BÖCEKLE KÜÇÜK KUŞ, KÜÇÜK KUŞLA ATMACA TUTULARAK GEÇMİŞTEN BUGÜNE GELEN ATMACACILIK SEVDASI GİDEREK BÜYÜYOR.

İlgili Sitenin Haberleri