Haber Detayı
Emine Erdoğan'dan Türk Müziği Vurgusu: Palet Türk Müziği İlkokulu'nu Ziyaret Etti
Emine Erdoğan, Palet Türk Müziği İlkokulu ziyaretinde Türk müziğinin milli kimlik ve gençlere aktarımındaki önemini vurguladı.
Emine Erdoğan'dan Türk Müziği Vurgusu: Palet Türk Müziği İlkokulu'nu Ziyaret Etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Palet Türk Müziği İlkokulu’nu ziyaret ederek Türk müziğinin toplum ve milli kimlik üzerindeki rolünü güçlü sözlerle dile getirdi.
Ziyaret ve katılımcılar Programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi Gülden Gül, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Tan Sağtürk, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Daimi Şefi Cemi’i Can Deliorman, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve eşi Nihal Özdemir, TOGEM-DER Yönetim Kurulu Başkanı Mihrimah Belma Sekmen, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, merhum bestekar Cinuçen Tanrıkorur’un eşi Barihüda Tanrıkorur, milletvekilleri, sanatçılar ve medya kuruluşu temsilcileri katıldı.
Emine Erdoğan'ın konuşması "Her ne kadar müzik evrensel olsa da kendi müziğimizi dinlemek içimizde uzun bir yolculuktan sonra eve dönmenin verdiği o derin huzur hissini uyandırır." diyen Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü o evde anlaşıldığımızı, kabul gördüğümüzü ve oraya ait olduğumuzu biliriz.
İşte bu yüzden müzik toplumu birbirine görünmez bağlarla bağlayan, farklılıkları duyguların potasında eriten ve milli kimliğin oluşumunda temel bir rol üstlenen vazgeçilmez bir unsurdur.
Türk müziğini oluşturan tüm dalları varlığımızın ayrılmaz bir parçası olarak görmek zorundayız." Erdoğan ayrıca, "Türk müziği bu toprakların hikayelerinin biriktiği, acının, sevincin, hasretin, sevdanın ezgiye dönüştüğü büyük bir milli hafızadır." ifadelerini kullandı ve şunları ekledi: "Gönlümüzün ihsanıdır.
Bazen yürek tellerimizi titreten, bazen ruhumuzu kanatlandıran şarkılar ve türküler bize aynı hikayenin, aynı kaderin parçası olduğumuzu anlatır.
Bizi birbirimize yakınlaştırır.
Anadolu coğrafyasının yüzyıllardır süre gelen büyük serüvenine dahil olduğumuzu hissettirir.
Bu kültürel miras bir yandan içsel dünyalarımızdaki arayışları dile getirirken bir yandan da toplumumuzun ortak değerlerini, inançlarını ve tecrübesini yansıtır.
Her ne kadar müzik evrensel olsa da kendi müziğimizi dinlemek içimizde uzun bir yolculuktan sonra eve dönmenin verdiği o derin huzur hissini uyandırır.
Çünkü o evde anlaşıldığımızı, kabul gördüğümüzü ve oraya ait olduğumuzu biliriz.
İşte bu yüzden müzik toplumu birbirine görünmez bağlarla bağlayan, farklılıkları duyguların potasında eriten ve milli kimliğin oluşumunda temel bir rol üstlenen vazgeçilmez bir unsurdur.
Türk müziğini oluşturan tüm dalları varlığımızın ayrılmaz bir parçası olarak görmek zorundayız.
Zira Türk müziği tarih boyunca kentte, sarayda, dergahta, camide, köyde, kırsalda, sınır boylarında, kışlada, yaşamı tüm boyutlarıyla çevrelemiş benzersiz bir müzik evrenidir.
Sanat müziğinden mevlevi müziğine, halk müziğinden askeri müziğe kadar uzanan büyük bir miras, millet olma bilincimizi sesle, ritimle ve anlamla beslemiştir." Emine Erdoğan, müziğin bir dönem kendi evinden kovulduğuna da dikkat çekerek, "Hastalara şifa verecek kadar billur, insan ruhunun en karanlık yerlerini bile aydınlatacak kadar latif olan, güzelliğiyle, dikkatiyle tüm dünyaya nam salan müziğimiz maalesef bir dönem kendi evinden kovuldu.
Öz yurdunda garip kalanlardan oldu.
Kültür dünyamız ödünç ve yabancı kavramlarla tahrip edildi, çölleşti.
Ancak ne sevindiricidir ki bugün bu çatının altında sadece bir enstrümanı çalmayı öğrenen çocuklar değil, üstadın deyişiyle, ’Kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip’ bir nesil yetişiyor.
Böyle bir nesil, bir anlamda da kültür ve sanat dünyamızın ihyası demektir.
Bu evlatlarımızın bir kısmı belki müziği bir kariyer yolu olarak seçecek, önemli bestekarlar, icracılar olacaklar.
Belki bir kısmı başka mesleklere yönelecek.
Ama önemli olan şu ki hepsi yeni ve özlenen bir aydın zümreyi oluşturacaklar" ifadelerini kullandı.
Gençler, müzik ve kültürel miras Emine Erdoğan, bazı müzik türlerinin gençleri olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, "Ne yazık ki tüm dünyada gençler ağır hakaretler, çirkin düşünceler, cinsel içeriklerde şiddet içeren sözlerin kullanıldığı bir müzik kuryasıyla kuşatılmış durumdalar.
Kimlik arayışındaki birçok genç; rol modellerinin böyle bir dünyada arıyorlar.
Yapılan araştırmalar gençlerin günde ortalama 2 saat müzik dinlediğini ve müzik kliplerinin yüzde 75’inin uygunsuz haller, şiddet, alkol ve sigara kullanımına özendiren unsurlar içerdiğini söylüyorlar.
Halbuki müzik ruhun gıdasıdır.
Ancak görüyoruz ki, sanatsal bağlamından koparılan medeniyet kökleri kurutulmuş müzik, yeri geliyor ruhun zehri de olabiliyor.
O nedenle kültür ve sanat hayatınızı zenginleştirecek ve kültürel mirasımızla gençler arasında köprüler kuracak bir çaba içinde olmalıyız." dedi.
Palet okulu ve eğitim hedefleri YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan da konuşmasında, "Palet Türk Müziği İlkokulu bizim bundan 7 yıl önce burada kurduğumuz Türkiye’nin ilk Türk müziği ilkokulu.
Bugün son 15 yıldır yaptığım aslında bütün vakıf çalışmalarında benim hedefim bu kültürümüzün ihyası ve yeni nesillere hakkıyla aktarılması.
Sadece ansiklopedik bilgi olmaması, evlerde, sokaklarda canlı canlı yaşanması ve yaşatılması ve bütün bir milletçe kendi kimliğimizi, kendi kültürümüzü, kendi inancımızı, değerlerimizi kuşanarak yaşayabilmemiz ve dünyayla da bu özgüvenle ilişkiler kurmamız.
Dolayısıyla bu okul aslında müzik yeteneği olan 6 yaşındaki çocukların Türk müziğine doğmasını hedefliyor.
Neden?
Bugün Türkiye’de 6 yaşındaki bir çocuğun çok müzik yeteneği olduğu düşünülse muhtemelen yönleneceği istikamet batı müziği yolları olacak, batı müziği enstrümanları olacak, batı müziği üstadları olacak.
İstiyoruz ki eşit şartlarda rekabet edebilelim ve 6 yaşında yeteneği keşfedilmiş çocuklarımız Türk müziğiyle müzik eğitimine başlasınlar.
Her yıl binin üzerinde bize kah başvuranlar, kah bizim Üsküdar ilçesinde yaptığımız taramalarda bulduğumuz yetenekli çocuklar içerisinden sadece 24 tanesini okulumuza alıyoruz.
Yeteneğe göre karar veriyoruz, ailenin maddi durumuna göre de burslandırıyoruz çeşitli oranlarda.
Ve 3 tane mezunumuz, 3 mezuniyetimiz ve 3 grup mezunumuz oldu.
Mezunlarımızın bir kısmı müzik eğitimine konservatuar bünyesinde devam ediyorlar.
Her geçen sene Medeniyet Üniversitesi ile ve Milli Eğitim Bakanlığımızla yaptığımız iş birliği ile daha çok öğrencinin konservatuarda müzik eğitimine devam edebileceğini şu anda görüyoruz.
Devam etmeseler dahi bu yaşta ilkokul bitmeden bir enstrümanı 3 yıl icra etmiş, sahneye çıkmış, stüdyoda kayıt almış aslında müzik tecrübesine sahip çocuklar yetiştiriyoruz.
Hayatlarının devamında hangi alanda kariyer yaparlarsa yapsınlar, Türk müziğini, kendi kültürlerini, geleneklerini çok iyi bilen entelektüeller yetiştirmiş oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Palet Türk Müziği İlkokulu Kurucu Temsilci Yüce Gümüş ise, "Palet Türk Müziği İlkokulu, Türkiye’nin ilk Türk müziği ilkokulu olarak bundan 7 sene evvel eğitim hayatına başladı.
Bu 9 buçuk yıllık hazırlık süresinin akabinde 7 senedir eğitim hayatındayız.
Ve bugün kıymetli Emin Erdoğan hanımefendiyi ağırlamanın da mutluluğu içerisindeyiz" dedi.
Programın kapanışı Okulda eğitim alan öğrenciler, programa katılan davetlilere enstrüman ve koro dinletisi sundu.
Program, toplu aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi. (SBK- - Emine Erdoğan: "Türk müziğini oluşturan tüm dalları varlığımızın ayrılmaz bir parçası olarak görmek zorundayız"