Haber Detayı

Uzman Uyarıyor: Her Unutkanlık Demans Değildir
Gündem haberport.com
10/01/2026 10:26 (15 saat önce)

Uzman Uyarıyor: Her Unutkanlık Demans Değildir

Prof. Dr. M. Zülküf Önal, 40-55 yaş unutkanlıklarının çoğunda demans olmadığını; depresyon, anksiyete ve post-COVID tablolarının öne çıktığını vurguladı.

Uzman Uyarıyor: Her Unutkanlık Demans Değildir Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Prof.

Dr.

M.

Zülküf Önal, klinikte sıkça dile getirilen "demans 40 yaşına düştü" söylemlerine dikkat çekti.

Önal, 40-55 yaş aralığında unutkanlık yakınmasıyla başvuran hastaların büyük çoğunluğunda demans saptanmadığını belirterek, bu şikayetlerin en sık depresyon, anksiyete ve post-COVID benzeri tablolardan kaynaklandığını vurguladı.

Artan başvurular algıyı güçlendirdi Toplumda gençlerde unutkanlık artışı algısının, gerçekte sağlık kuruluşlarına yapılan başvuruların çoğalması ve tanı yöntemlerine daha erken erişimle ilişkili olduğunu belirten Prof.

Dr.

M.

Zülküf Önal, manyetik rezonans görüntüleme olanaklarının yaygınlaşması, bilişsel tarama testlerinin artması ve hekim ile toplum farkındalığının yükselmesiyle daha fazla vakanın tanı aldığını söyledi.

Bu durumun "demans genç yaşlara indi" algısını güçlendirdiğini kaydetti.

Unutkanlığın seyri belirleyici Önal, genç başlangıçlı demansın 45-64 yaş aralığında görüldüğünü, 45 yaş altının çok genç başlangıçlı olarak ayrı değerlendirildiğini ifade etti.

Yaşlılık tanımındaki değişime değinen Önal, 1970'lerde 60 yaşın 'yaşlı' kabul edilirken bugün 65 yaşın başlangıç noktası olarak değerlendirildiğini belirtti.

Sistematik derlemelerin 30-64 yaş için prevalansın yaşla birlikte arttığını ancak genç yaşlarda oldukça düşük olduğunu gösterdiğini aktardı.

Değerlendirmede işlev kaybı, unutkanlığın seyri ve objektif test bulgularının esas alınması gerektiğini söyleyen Önal, depresyon veya anksiyete ile demansın çoğu kez ek tetkike gerek kalmadan muayene ile ayırt edilebileceğini belirtti.

Yakınmaların dalgalı olması, gün gün değişmesi ve stresle artması; motivasyon, enerji ve uykuda belirgin bozulma ile hasta yakınlarının isteksizlik veya dağınıklık gözlemi depresyon/anksiyete yönünde işaret olduğunu vurguladı.

Buna karşın sinsice başlayan, aylar ya da yıllar içinde yavaş ama belirgin ilerleyen; yeni bilgileri öğrenmede güçlük, aynı soruların tekrarı ve günlük yaşam işlevlerinde kayıp gibi bulguların nörodejeneratif süreci düşündürdüğünü aktardı.

Genç yaşta psödo-demans olarak değerlendirilen tabloların depresyon olabileceği gibi, depresyon veya kişilik değişimi olarak etiketlenen bir demans tablosunun da gözden kaçabileceğine dikkat çekti.

Bu nedenle hasta yakını gözlemleri, nöropsikolojik testler ve beyin MR ile değerlendirmeyi önemsediklerini belirtti.

Acil değerlendirme gerektiren bulgular Prof.

Dr.

Önal, genç bir hastada unutkanlıkla birlikte aşağıdaki bulgular varsa demans olasılığının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi: iş veya okul performansında belirgin düşüş, günlük yaşam işlevlerinde kayıp, nesne adlandıramama, anlam kaybı, akıcılık bozukluğu, yönelim bozuklukları, dürtüsellik, sosyal uygunsuzluk ve empati kaybı.

Ayrıca yeni başlayan fokal güçsüzlük, denge bozukluğu, epileptik nöbet, hızlı progresyon gibi nörolojik bulguların eşlik ettiği ve haftalar-aylar içinde hızla kötüleşen tabloların deli dana hastalığını akla getirebileceğini vurguladı.

Ailede özellikle 60 yaş altında demans öyküsü varsa bunun dikkatle incelenmesi gerektiğini belirten Önal, şikayetlerin 4-6 haftayı aşması ve ilerleyici bilişsel bozulma ile işlev kaybının eşlik etmesi halinde acil ve ayrıntılı nörolojik değerlendirme gerektiğini söyledi.

DEMANSIN ‘40 YAŞINA DÜŞTÜĞÜ’ YÖNÜNDEKİ SÖYLEMLERİN KLİNİKTE SIKÇA DİLE GETİRİLDİĞİNİ ANCAK 40-55 YAŞ ARALIĞINDA UNUTKANLIK ŞİKAYETİYLE BAŞVURAN HASTALARIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNDA DEMANS SAPTANMADIĞINI BELİRTEN MEDİCANA SAĞLIK GRUBU NÖROLOJİ UZMANI PROF.

DR.

M.

ZÜLKÜF ÖNAL, BU YAKINMALARIN EN SIK DEPRESYON VE ANKSİYETE İLE POST-COVID BENZERİ TABLOLARDAN KAYNAKLANDIĞINI VURGULADI.

İlgili Sitenin Haberleri