Haber Detayı
Trump’ın Türkiye-İsrail ve Suriye-İran planı
SURİYE’DE çatışmalar sürüyor. Şam ordusu SDG’nin Halep’teki bazı mahalleleri boşaltması için süre veriyor.
Direnç var.
Dahası “tahrik” var.İran’da protestolar yayılıyor.
Ben bu satırları yazarken sürekli açıklamalar geliyor.Her açıklama yeni bir soru işaretine dönüşüyor.Soruları sırasıyla soralım.Örneğin;-İran ve Halep’teki çatışmalar Türkiye’yi etkiler mi?-Türkiye’deki “Terörsüz Türkiye” projesini bozmak için YPG/SDG’den tahrikler gelir mi?Ya da;-Yeni göç dalgaları olur mu?Sorulara cevap bulabilmek için çevremizi saran bu ateş çemberinde;Önce Başkan Trump’ın Ortadoğu ve Körfez’le ilgili son haftadaki 3 açıklamasına bakıyorum.Soruların cevabı için birleştiriyorum.
İşte Trump’ın sözlerinden özetler: İSRAİL İÇİN: “İsrail’in yaptıkları konusunda endişeli değilim.
Onların planı yerine getirdikleri konusunda endişeli değilim.
İsrail, bu plana yüzde 100 uygun davranıyor.
İsrail ile Suriye’nin iyi geçinmesini istiyorum.” TÜRKİYE İÇİN: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı çok iyi tanıyorum, kendisi benim çok iyi bir dostum.
Ona saygı duyuyorum.
Bibi de (İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu) ona saygı duyuyor.
Aralarında bir sorun çıkmayacak.
Bir sorun yaşamayacağız.
Türkiye’ye F-35 verilmesini çok ciddi şekilde değerlendiriyoruz.
Onlar bunu asla İsrail’e karşı kullanmayacak, söz veriyorum.” İRAN İÇİN: “Protestocular can kaybı yaşarsa İran’a çok sert vururuz.
Bunun için uluslararası hukuka ihtiyacım yok.
Silahlı kuvvetlerin başkomutanı olarak yetkim, yalnızca kendi kişisel ahlakımla sınırlıdır.
İran yapacaklarının sonuçlarını biliyor.
Sonuçların çok ağır olacağını biliyorsunuz, belki de geçen seferkinden daha ağır.
İran, geçen sefer onlara seçenek sunduğumda bizimle anlaşma yapmalıydı.” SURİYE İÇİN: “Suriye’nin yeni cumhurbaşkanına (Ahmed Şara) saygı duyuyorum, kendisi güçlü biri.
Suriye’nin şu anda ihtiyacı olan da bu.
İsrail’in onunla iyi geçinmesini umuyorum.
Şara IŞID’e karşı iyi iş çıkarttı.
Suriye konusunda Bibi (Netanyahu) ile ortak bir anlayışa sahibiz.”AÇIKLAMALARIN ÖZETİ Bu açıklamaları alt alta yazınca;Trump’ın istediği Türkiye ve İsrail arasındaki gerilimin bitmesi.
Türkiye’ye F-35’lerin verilmesi.
Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan nezdinde meşrulaşması.
Suriye konusunda Türkiye ve İsrail’in ortak bir zemin bulması.
PKK’nın SDG’den ayrışması ve Suriye’nin kuzeyinde ayrı bir güç değil de Şam’a bağlı kalması. (İran ve DEAŞ’a karşı Pentagon’un “Barzani modeli” planı vardı.)VE SONUÇ: Suriye ve İran’daki belirsizlik ve çatışma ihtimali yüzünden;Bölgemizde “yeraltı ve istihbarat savaşları artacak”.
MİT’in önemi ve etkisi daha da yoğunlaşacak.
Başkan Trump, bölgedeki istikrarsızlığı önlemek ve Türkiye ile İsrail’in bir şekilde normalleşmesi için yeni girişimlerde bulunabilir.
Yakında Türkiye ve İsrail arasında bazı görüşmeler başladığı şeklinde haberler duyabiliriz.
Burada elbette Türkiye’nin Filistin ve Gazze hassasiyeti çok önemlidir.BİRİNCİ SORU: SDG/YPG TAHRİK EDER MİSuriye ordusunun baskısı üzerine SDG/YPG tahrik edici açıklamalara başladı.
Üstelik Türkiye’yi de içine koyan tahrik amaçlı açıklamalar.
Elbette amaç özerklik talepleriyle gelen ve Suriye’de istikrarı tehdit eden hareketlerini bir etnik temele oturtmak.
Dahası Kürtlerin yaşadığı coğrafyaya yaymak.Dahası Türkiye’de olgunlaşan “Terörsüz Türkiye” siyasetini tahrik etmek.
DEM Parti’yi devreye sokmak.Türkiye’deki “Terörsüz Türkiye” sürecini dinamitlemeyi amaçlayan bu açıklamaların bir yere varacağını sanmıyorum.ABD’nin Ankara Büyükelçisi Barrack’ın son açıklamasından da anlıyoruz ki;Suriye’deki sorun elbette Türkiye’ye rağmen çözülemez.
İKİNCİ SORU: TÜRKİYE HAREKÂT YAPAR MIBu sorunun cevabı Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde yaptığı harekâtlarda yatıyor.
Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekâtlarının neden yapıldığı şimdi çok daha iyi anlaşılıyor.
Türkiye bu harekâtlarla Esad sonrası Suriye’de oluşacak terör ve kaosa karşı sınırlarının ötesinde önlem almıştı.İşte alınan o önlemlerin ne kadar hayati olduğu bugün daha iyi anlaşılıyor.Bu harekatlar sayesinde SDG/YPG’nin Şam yönetimine direnmesiyle başlayan terör ve kaosa karşı Türkiye etkili ve sağlam durabiliyor.Türkiye sahada olduğu için masayı kontrol edebiliyor.Bu nedenle Türkiye’nin şu anda Suriye yönetiminin talebi dışında bir destek ya da harekât yapmasına gerek yok.
Zaten orada.Evet yine çevremiz ısınıyor.
Suriye’de çatışmalar.
İran’da kaos.Hareketli saatlerdeyiz.
Zaten bizim coğrafyada hareket hiç bitmiyor ki...O yüzden daha güçlü ve daha birlik içinde olmak zorundayız.
NOT: Daha ben yazıyı tamamladığımda YPG’nin tahliye otobüslerine ateş açtığı haberleri geldi.İran’da protestolar ayaklanmaya dönüşüyor.
İnternet yayınları kesiliyor.
Yarına kadar neler olacak bilemiyoruz.
Elbette yeni gelişmelere göre değerlendirmeye devam edeceğim.