Haber Detayı

ABD tarihi geri sardı
Gündem nefes.com.tr
10/01/2026 06:00 (18 saat önce)

ABD tarihi geri sardı

EDAM Direktörü Dr. Sinan Ülgen, “ABD’nin müdahalesiyle kendimizi 19. yüzyıl uluslararası ilişkiler düzeni içinde buluyoruz” dedi ve ekledi: “Nüfuz bölgesi kavramı öne çıkıyor. Yeni dünya çatışmalı sürece gebe.”

ŞEHRİBAN KIRAÇ / NEFESEkonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Dr.

Sinan Ülgen, ABD’nin Venezuela’ya müdahalesini ve Grönland ile ilgili planlarını değerlendirdi.

Ülgen’in altını çizdiği başlıklar şöyle:➜ ABD’nin Venezuela hamlesini nasıl okumak gerekiyor?ABD’nin müdahalesi sadece Maduro’yu almak değil, çok daha büyük bir vizyonun parçası.

Birincisi Amerika’nın Trump kanadı yeni bir Monroe Doktrini hayata geçirmek, Amerika’nın gücünü bütün Amerikan kıtasında göstermek istiyor.

Özellikle uzun vadede rakip gördüğü Çin ve Rusya’nın da içinde olduğu ülkelerin nüfus sahibi olmasını engellemek istiyor.

ABD orta ve uzun vadede Çin ile kendini stratejik bir rekabet içinde görüyor ve ona göre hazırlanıyor.

Bunun sadece ekonomik, siyasi değil askeri boyutu da var.➜ Trump sadece Venezuela değil Grönland dahil birçok ülkeyi de tehdit etti.Amerika, Çin’e karşı güvenliğini sağlamakta eksik kalabilecek bölgelerin Amerikan kontrolüne geçmesini istiyor.

Trump, “Çin, Grönland’ı kullanarak Amerika’yı tehdit edebilir” diyor.

Bu Panama için de geçerli.

Yeni dünya çatışmalı bir sürece gebe.

Amerika yeni dünya düzeninde, tarihi geriye sarıyor.➜ Ne anlamda geriye sarıyor?Kendimizi ABD’nin müdahalesiyle 19’uncu yüzyıl uluslararası ilişkiler düzeni içerisinde buluyoruz.

O düzenin özü büyük güçlere bir nüfuz alanı verme anlayışı üzerine dayanıyordu.

Bu anlayışın insanlığın başına ne kadar büyük dertler açtığını iki dünya savaşı yaşayarak gördük.

Nazi Almanyası’nda Hitler kendi sınırları dışında bir hayat alanı açmak istedi.

Şimdi, Trump da, aynı şekilde yapıyor.

Rusya’nın Ukrayna saldırısı da böyle.

Şimdi nüfuz bölgesi kavramı öne çıkıyor ve ulus devletle çatışıyor. “Burası benim nüfuz bölgem.” Bugünün dünya düzeninde, en risklisi budur.

Bunu ABD, Rusya söylüyorsa bundan sonra Mısır da gidip başka komşusu için söyleyebilir.

İran için de belki İsrail bu gerekçeyi öne sürebilir.➜ Bir gece devlet başkanı evinden alındı, uluslararası hukuk da sözde kaldı...Uluslararası hukukta yeri yok ama daha önce de benzerlerini yaşamıştık.

Beni çok daha fazla endişelendiren hu hareket tarzının gerekçelendirilmesi için oluşturulmuş uluslararası ilişkiler felsefesi...

Nüfuz bölgeleri, Monroe Doktrini gibi temalar üzerinden oluşturulan felsefe.

Dünyayı ve tabiatıyla Türkiye’yi güvenlik endişelerinin arttığı bir gelecek bekliyor.

Grönland, nasıl bir gelecekte yaşayacağımız bakımından Venezuela’dan daha önemli olacak.İLİŞKİLERDE ONARILMAZ YARA AÇAR➜ ABD’nin Venezuela müdahalesine Avrupa başta olmak üzere çok önemli kınamalar gelmedi, neden?Maduro’nun daha fazla otoriter bir anlayış benimsediğini söyleniyor.

Avrupa, Ukrayna savaşı nedeniyle, meseleye Amerika’yı karşısına alacak eleştirel bir dozda yaklaşmak istemedi.

Ama Grönland Avrupa’nın kırmızı çizgisi.

Grönland meselesi gelirse, ki gelme ihtimali çok yüksek, ABD askeri plan seçeneğini de dışlamıyor.

Grönland’ı zor yoluyla, kendine bağlamaya çalışmak, Danimarka’dan ayrılmasını sağlamak, işgale yönelmek...

Amerika-Avrupa ilişkisi bakımından artık onarılamaz bir yara açar.Dönüm noktasındayız yeni bir döneme giriyoruz➜ Bu süreç yeni bir dünya savaşına kadar gider mi?Yeni bir dünya savaşına gitmez ama, Avrupa’nın güvenliğinin azaldığı, caydırıcılığın azaldığı ve konvansiyonel tehdidin yeniden yükseldiği bir dönem olur.

Yani Ukrayna’ya olanların başka bir Avrupa ülkesine olma ihtimali de var.➜ Daha kaotik bir döneme mi giriyoruz?

İyimser açıdan bakacak olursak ABD’de, 2026 Kasım’da ara seçimler var.

Bu, dengeleyici bir faktör olabilir.

Trump’ın bu aşırı hareketleri ABD toplumunda karşılık bulmayabilir.

Dönüm noktaları açısından bakarsak; 1. ve 2.

Dünya Savaşı, BM sistemi, duvarın yıkılması...

Her dönüm noktası, 10 yıllar süren bir başka dönemi beraberinde getirdi.

Şimdi bütün bu yaşananlar yeni bir döneme girdiğimizi gösteriyor.ABD, Çin’i kendine rakip gördü➜ ABD’nin Venezuela ya da diğer ülke saldırıları uzun süreli mi olur?Uzun vadeli bir değişim var.

Amerika rakip olarak Çin’i gördü.

Çin’in ticaret fazlası 1 trilyon doları aştı.

Bunu ülkelerin kaldırmasına olanak kalmadı.

İnsanlar Avrupa’da radikal sağ partilerin peşine düşüyor.

Trump’ın seçilmesi de böyle.

Güvenlik risklerinin daha çok arttığı bir dönemdeyiz.

Amerika, AB ilişkisi ya Trump tarafından tam koparılacak ya da Trump sonrasında bir ölçüde tamir edilecek ama hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak.➜ Bunun sonuçları ne olur?AB savunma ve güvenlikte ABD ve Türkiye’yi dışlayan bir politika izlerse bu Türkiye için büyük bir risk.

Ama AB buna Türkiye’yi dahil ederse, özellikle Çin’den uzaklaşan bir Avrupa, Türkiye ile çok daha derin ekonomik ilişkiler geliştirebilir.

Burada Avrupa’nın Türkiye’ye yeni bir bakış açısıyla bakması lazım, ama bizim de AB’nin işini kolaylaştırmamız lazım.

O da tabii ki hukukun üstünlüğünden, temel hak ve özgürlüklerden geçiyor.Entegrasyon korunmalı➜ Bundan sonra Türkiye’nin yaklaşacağı ülkeler Rusya ve Çin mi olacak?

Rusya ve Çin’e de yanaşmak mümkün değil.

Türkiye Avrupa ekosistemi içinde.

İhracatımızın yüzde 60’ı Avrupa’ya, buradaki yabancı yatırımın yüzde 70’i Avrupa’dan.

Çin ile Rusya ile diyaloğumuz var.

Daha çatışmacı bir gelecekte böyle bir alan da kalmayacak.

Yani ülkeler tercihe zorlanacaklar.

Türkiye’nin “Güvenliği Rusya, Çin üzerinden sağlayayım, ekonomimi Avrupa üzerinden sağlayayım” seçeneği olmayacak önümüzde.

Bu bloklaşmalar çok daha sert olacak.

O yüzden Avrupa ile entegrasyonumuzu, muhakkak korumamız lazım.

İlgili Sitenin Haberleri