Haber Detayı

Bakan Fidan: Deve kuşu gibi başını toprağa gömmenin bir anlamı yok
Gündem ekonomim.com
10/01/2026 01:25 (10 saat önce)

Bakan Fidan: Deve kuşu gibi başını toprağa gömmenin bir anlamı yok

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Suriye Halep'te yaşanan gelişmelere ilişkin "Yapacağınız şey bölgenin sahici insanlarıyla, sahici çözümler içerisinde kalmak. 'Diyalogdan yanayız' deyip gerçekte tam tersini yapan, sadece güç uygulandığı zaman pozisyon değiştiren bir aktör olduğunu herkes görüyor. Deve kuşu gibi başını toprağa gömmenin bir anlamı yok." dedi.

Dışişler Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin dış politikası ve uluslararası gündeme ilişkin TRT Haber'de açıklamalarda bulundu.

Fidan, yeni yılın ilk günlerinde ortaya çıkan küresel krizlerin, 2026'nın çok daha hareketli bir dönem olacağını gösterdiğini vurguladı.

Fidan, yeni yılın hemen başında Yemen, Somaliland, İran, Venezuela ve Grönland krizlerinin peş peşe patlak verdiğine dikkat çekerek, "Bunların hepsinin arka arkaya gelmesi, daha yılın ilk başında aslında bizi nelerin beklediğinin birer işareti" ifadelerini kullandı.

Fidan, 2025 yılında Türkiye'nin enerjisinin büyük bir kısmını yakın coğrafyada yaşanan çatışmaların sona ermesi için harcadığının altını çizdi.

Fidan, Gazze'de yaşananlara dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Filistin meselesi bizim için fevkalade önemli.

Oradaki soykırım hem milletimizin vicdanında hem de devletimizin stratejik zihninde kanayan bir yaraydı.

Bunu durdurmak için elimizden geleni yaptık. 2025 yılında atılan önemli diplomatik hamlelerle nihayetinde, ağır aksak da olsa, bir ateşkese ulaşıldı.

Şimdi bunun ikinci aşamasına geçmek için çalışacağız" Adil ve kalıcı barış ilkesi çerçevesinde hareket ettiklerini belirten Fidan, Rusya-Ukrayna savaşı, Kafkaslar'daki durum ve Suriye meselesinde gerginliği azaltmak için yoğun çaba sarf ettiklerini söyledi.

Fidan, bölgesel konuların yanı sıra Türkiye'nin milli güvenliğini doğrudan ilgilendiren Ege, Akdeniz ve sınır ötesi terörle mücadele konularının da gündemdeki ağırlığını koruduğunu belirtti.

Ayrıca Batı Balkanlar ve Avrupa Birliği ile ilişkilerin de geçen yılın önemli başlıkları arasında yer aldığını ifade etti. "Deve kuşu gibi başını toprağa gömmenin bir anlamı yok" Suriye Halep'te yaşananlara ilişkin ise Fidan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Örgütle yıllardır yakından takip etmiş, savaşmış, mücadele etmiş, incelemiş, yeri gelmiş konuşmuş biri olarak geçmiş görevlerimizde aldığımız dersler var, bildiğimiz konular var.

Maalesef SDG, PKK’nın bir uzantısı olarak şu karakteristik özelliği taşıyor: Güçle veya güç tehdidi olmadan herhangi bir konuda diyalog yoluyla bir şey yapma şansı yok kendiliğinden.

Ya bir güç görecek ya da güç kullanma tehdidi görecek.

Diplomasiyi propaganda amaçlı, dünyada kamuoyu oluşturma amaçlı kullanıyorlar.

Her iki taraf da 'Ben de şunu vereyim, sen de şunu ver' çizgisi yok.

Bunun bir yere gitmeyeceğini artık görmeleri lazım.

Yapacağınız şey bölgenin sahici insanlarıyla, sahici çözümler içerisinde kalmak. 'Diyalogdan yanayız' deyip gerçekte tam tersini yapan, sadece güç uygulandığı zaman pozisyon değiştiren bir aktör olduğunu herkes görüyor.

Deve kuşu gibi başını toprağa gömmenin bir anlamı yok.

Biz bunu baştan beri söylüyoruz.

İlgili birimlerimiz, istihbaratımız, diplomatlarımız, askerlerimiz bu konuyu muhataplarıyla konuşuyorlar.

SDG'ye iletiyorlar, Suriyelilere iletiyorlar.

Ama burada maalesef baştan da öngördüğümüz gibi bir değişiklik olmadı ve bugün şu anda Halep'ten başlayan süreci de yaşamaya başladık maalesef.

Ben burada sürecin inşallah yakın zamanda bitip oradaki paralel yapının da ortadan kalkıp Halep'te tek bir devletin bütün vatandaşlarına tek bir devlet kurumları üzerinden hizmet vermeye başlayacağı anın geleceğine inanıyorum.

Olması gereken de budur.

Devlet hizmetinde teklikdir ama vatandaşa da kuşatıcılıktır. "İsrail, orijinal amacından vazgeçmiş değil" Fidan, Gazze'de öngörülen barış planına ilişkin ise şunları kaydetti: "Bu noktada koordinasyonu yapan biz ile beraber Amerika’nın açıklamasını açıkçası bekliyoruz.

Nihai çalışmalar devam ediyor, işte görüş alışverişleri var, belli mekanizmalar var.

Bu mekanizmaların oluşturulması, hangi ülkeler yer alacak, nasıl olacak, nasıl çalışacak, çok da farklı görüşlerin olduğu bir atmosferdeyiz.

En son Cumhurbaşkanımızın Sayın Trump ile bu konuda görüşmesi oldu.

Yaptığı görüşmede Gazze’deki ikinci aşamayı, Suriye’yi ve diğer konuları da detaylı olarak görüşmüştü.

Miami toplantısında da gördük, ondan sonra da yaptığımız toplantılarda da ifade ettik. ikinci aşamaya geçişin belli şartları var.

O şartların biz esas itibarıyla Filistin’e bakan, Gazze’ye bakan, Hamas’a bakan yönüyle tamamlandığını görüyoruz ama İsrail sürekli farklı şartları, farklı talepleri gündeme getirerek konuyu başka bir noktada tutmaya çalışıyor.

İsrail, aslında orijinal amacından vazgeçmiş değil, uluslararası kamuoyunun baskısından dolayı bu anlaşmaya uyuyormuş gibi göstererek gitmeye çalışan bir İsrail var.

Müttefiklerimizle beraber haklı olduğumuz evrensel insan haklarının, insanlık onurunun, insanlık vicdanının talep ettiği konuları inşallah hayata geçirmede yılmadan mücadele edeceğiz. " "Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki gerilimin bir an önce sonlanması önemli" Fidan, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki gerilime de değinerek, "Artık bölgemiz dışarıdan kurtarıcı bekleme dönemini kapatmalı.

Suudi Arabistan'la Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki gerilimin bir an önce sonlanması fevkalade önemli.

Bu iki değerli ülkenin bir araya gelip sorunları çözmede iş birliği yapması gerekli" dedi.  "Maduro'nun hem Güney Amerika'daki ülkelerle hem Amerika ile ciddi sorunları vardı" ABD’nin Venezuela’ya müdahalesine ilişkin ise Fidan, şöyle konuştu: "Bütün dünya Maduro'nun bir gece ansızın bir özel operasyonla bulunduğu yerden alınıp götürülmesine baktı.

Aslında bu gelişimi adım adım görüyorduk, takip ediyorduk.

Maduro'nun hem Güney Amerika'daki ülkelerle hem Amerika ile ciddi sorunları vardı.

Gerekli yardım ve arabuluculuk, kolaylaştırıcılık konusunda biz de elimizden geleni yaptık.

Ama sonradan gördük ki bu konuşmalar hiçbir yere gitmiyor.

İki ülke arasında bir anlaşmazlık tırmanıyor.

Yetmiyormuş gibi başka ülkeler de Venezuela'ya yaptırım uyguluyorlar, tanımıyorlar.

Bütün bunların aslında bir diplomatik yolla çözülmesi fevkalade önemli.

Cumhurbaşkanımızın da telkinleri hep taraflara bu yönde oldu" "Mossad, İran halkını ayaklanmaya çağırıyor rejime karşı" Fidan, İran'daki protestolara ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: "Zaman zaman ülkede çeşitli bahanelerle bu yapısal sorunların geniş katılımlı gösterilere dönüştüğünü de görüyoruz. 2019'da bunu gördük, 2023'te gördük; her 3-4 yılda bir gerçekten büyük çaplı gösteriler oluyor.

Aynı zamanda yurt dışından İran'ın rakipleri tarafından da manipüle edildiği de ayrı bir gerçek.

Ha böyle bir realite de var.

Mossad bunu gizlemiyor; kendi internet hesaplarından, Twitter hesaplarından İran halkını ayaklanmaya çağırıyor İran rejimine karşı." "İsrail'in Somaliland'i tanımasını Somaliland adına olabilecek en büyük talihsizlik" Fidan, İsrail'in, Somaliland'i tanımasına ilişkin de, "İsrail'in Somaliland'i tanımasını Somaliland adına olabilecek en büyük talihsizlik olarak görüyorum.

Bundan büyük daha talihsizlik ne olabilir ki bir Müslüman topluluk için, bir Müslüman politik entite için?

Seni hiç kimse tanımıyor, tanıya tanıya İsrail tanıyor.

O da sen olduğun için değil, bir şer amaca, onun bir bölgesel politikasına hizmet etmen için.

Allah seni eğer buna düçar ettiyse, bu büyük bir aslında zillettir ve cezadır.

Demek ki insanın kendisini kontrol etmesi gerekiyor" dedi  "Suriye'deki Trump politikalarının devam etmesi önemli" Fidan, Türkiye-ABD ilişkileri hakkında da şu değerlendirmede bulundu: "2026 yılı içerisinde ben 2025'te mesaisini verdiğimiz birçok konunun inşallah neticesini almaya başlayacağımızı düşünüyorum.

Halkbank davası başta olmak üzere, CAATSA ve diğer yaptırım alanları olmak üzere ki diğer yaptırımlarda zaten bir çözülme başlamıştı, bunların biz neticesini almaya başlayacağımızı düşünüyorum.

Özellikle ticaretteki artışın daha iyi olacağını görüyorum.

Bölgesel dayanışma fevkalade önemli.

Bunu hani özellikle Gazze'deki Amerika'nın yapıcı rolünün devam etmesi önemli, Suriye'deki Trump politikalarının devam etmesi önemli.

Bunlar bölge istikrarı açısından önemli."  

İlgili Sitenin Haberleri