Haber Detayı

2026 ekonomi ve risk analizi
Dünya# dunya.com
10/01/2026 00:00 (1 gün önce)

2026 ekonomi ve risk analizi

Son yıllarda belirsizlik ve ani şoklar tüm dünyanın dikkate alması gereken, çok sık karşılaştığı bir durum olmaya başladı. ABD Başkanı Trump’ın başını çektiği bu öngörülemezlik fırtınasından az etkilenmek için iç şoklar yaratmamak ve dış şoklara aşırı duyarlı üretim yapısının değiştirilmesi için acil arz yönlü politikaların uygulanması şart.

Ekonomist – Bankacı Uğur Gündüz2025 yılını geride bırakır­ken eldeki veriler, Türkiye ekonomisinin "dezenflas­yonun ikinci fazı" diyebileceği­miz kritik bir dönemece girdiğini gösteriyor.

Yüzde 31 enflasyon ve yüzde 38 politika faiziyle kapattı­ğımız bir yılın ardından, 2026 yı­lı için makroekonomik dengeler hem iç siyasi dinamikler hem de küresel enerji-tedarik zinciri ek­seninde şekillenecek.Uygulanan politikalar göz önü­ne alındığında, talep kısıcı, har­cama gücünü azaltan önlemlere (ücret kontrolü, KK nakit avans kısıtlaması ve limit azaltımı) de­vam edilecektir.2026 ekonomi vizyonu: Normalleşme ve denetimli büyüme1-Enflasyon ve TCMB fa­iz politikası2025 sonunda ulaşılan yüzde 30 bandı, baz etkisi ve sıkı para politikasının bir sonucuydu. 2026 yılında enflasyonun yüzde 20-22 bandına gerilemesi bekle­niyor.● TCMB faizi: Enflasyonda­ki düşüşle birlikte Merkez Ban­kası'nın faiz indirim döngüsünü sürdürmesi ve politika faizini yıl sonunda yüzde 25-28 seviyeleri­ne çekmesi öngörülüyor.● Temel Risk: Tarımsal arz sorunları ve gıda enflasyonu.

Ku­raklık ve girdi maliyetleri nede­niyle gıda fiyatlarının manşet enflasyonun üzerinde kalmaya devam etmesi, faiz indirimleri­nin hızını sınırlayabilir.

Tasarru­fun reel getirisi azaldıkça, dövi­ze olan talebin artacağı düşünül­düğünde, indirimlerde temkinli olunacağı açıktır.2-Döviz Kurları (Dolar ve Euro)2025 yılını 42TL'den ka­patan Dolar/TL'nin, 2026 yılında "reel değerlenme" stratejisinin bir parçası olarak enflasyonun bir miktar altında artması bekle­niyor.

Çünkü enflasyonunun en önemli çıpası kur maliyeti oldu­ğundan kontrollü kur politikası­na devam edilecektir.● Dolar/TL: 2026 sonu bek­lentisi 51-53 TL aralığıdır.● Euro/TL: Küresel parite et­kileri ve Avrupa ekonomisindeki toparlanmaya bağlı olarak 60 - 62 TL seviyeleri test edilebilir.Yerli yatırımcının TL mevdua­ta olan ilgisinin sürmesi, enflas­yon/faiz dengesinde faiz lehine marjın korunması, döviz talebini kontrol altında tutacaktır.3-Borsa İstanbul (BIST 100)Faiz oranlarının düşme­ye başladığı bir ortamda borsa, en güçlü yatırım alternatifi olarak öne çıkacaktır.● Hedef: 2025'teki yatay ve baskılanmış seyrin ardından, 2026'da yabancı girişlerinin art­masıyla BIST 100 endeksinde yüzde 40-50 bandında bir nomi­nal getiri potansiyeli bulunmak­tadır● Sektörler: Bankacılık ve yenilenebilir enerji şirketleri ön planda olacaktır.4-Akaryakıt ve enerji fi­yatlarıKüresel petrol fiyatları­nın (Brent) 2026 yılında arz faz­lası nedeniyle 60 - 70 dolar ban­dında seyredeceği öngörülüyor.● Pompa fiyatları: Küresel ham petrol fiyatlarındaki stabi­liteye rağmen, içerideki kur artı­şı ve maktu ÖTV güncellemele­ri nedeniyle akaryakıt fiyatların­da yıllık bazda enflasyona paralel bir artış yaşanması kaçınılmaz görünüyor.● Yerli üretim: Karadeniz ga­zı ve nükleer enerjinin devreye girmesi, sanayi enerji maliyetle­rinde kısmi bir rahatlama sağla­yabilir.5-Gayrimenkul fiyatları2025 yılında reel anlam­da (enflasyondan arındı­rılmış) düşüş yaşayan konut fi­yatları, 2026'da bir "dip dönüşü" yapabilir.● Talep patlaması: Faizlerin yüzde 30'un altına inmesiyle er­telenmiş konut talebinin piyasa­ya dönmesi bekleniyor.● Öngörü: 2026, gayrimenkul­de nominal artışların tekrar hız­landığı ve satış hacminin 2025'e göre yüzde 30-40 arttığı bir yıl ol­maya adaydır.Öngörülere dair kritik notBu öngörülerin gerçekleşmesi için birincil şart; tarım başta ol­mak üzere arz politikalarına ağır­lık verilmesi, siyasi istikrarsızlık ve hukuksal çatışmaların olma­masıdır.Küresel tarafta ise Fed'in fa­iz indirim hızı, Ortadoğu ve Çin-Tayvan gerilimi, Ukrayna sa­vaşı ve Venezuela’ya saldırı gibi jeopolitik riskler "beklenmedik şok" yaratma potansiyelini ko­ruyor.

Türkiye ekonomisi, jeopo­litik konumu ve gelişmekte olan piyasa (EM) yapısı gereği küre­sel dalgalanmalara oldukça du­yarlıdır. 2026 projeksiyonları­nı kökten değiştirebilecek temel dış etkenleri ve olası "siyah kuğu" (beklenmedik sarsıcı olaylar) se­naryolarını şu başlıklarla analiz edebiliriz:2026'yı etkileyecek temel küresel şoklar1-Enerji ve emtia fiyatlarında "ters köşe" senaryosuNormal şartlarda 2026 için Dünya Bankası ve Goldman Sa­chs gibi kurumlar, Brent petrolün 60 dolar seviyelerine gerileyece­ğini öngörüyor.

Bu, Türkiye için cari açığın kapanması ve akar­yakıt fiyatlarının dizginlenmesi adına büyük fırsat.● Şok etkisi: Ortadoğu’da (İran-İsrail eksenli) gerilimin tırmanması sonucu Hürmüz Bo­ğazı'nın kapanması veya tedarik zincirinin kırılması, petrolü tek­rar 100 dolar üzerine taşıyabilir.

Bu durum, Türkiye’de dezenflas­yon sürecini durdurup akaryakıt fiyatlarında yüzde 50’ye varan ani artışları tetikleyebilir.2-Fed ve ECB’nin "ya­pışkan enflasyon" sı­navıKüresel piyasalar 2026’da Fed ve Avrupa Merkez Bankası’ndan (ECB) faiz indirimlerinin deva­mını bekliyor.● Şok etkisi: ABD'de enflas­yonun yüzde 2 hedefinin üzerin­de takılı kalması (yapışkan enf­lasyon), Fed'in faiz indirimlerini durdurmasına hatta geri sarma­sına neden olabilir.

Küresel liki­ditenin çekilmesi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere yönelik yabancı sermaye girişini (carry trade) bıçak gibi kesebilir ve Do­lar/TL üzerinde 2026 sonu bek­lentisi olan 51-53 TL'nin çok üze­rinde bir baskı oluşturabilir.3-Avrupa ekonomisinde durgunluk (Resesyon)Türkiye'nin ihracatının yüzde 50’ye yakını Avrupa Birli­ği’ne yapılmaktadır.● Şok etkisi: Özellikle Alman­ya'nın sanayi üretimindeki kri­zin 2026'da derinleşmesi, Türki­ye'nin dış ticaret gelirlerini vu­rur.

İhracatın düşmesi, sanayi üretiminde yavaşlama ve büyü­me oranının %3,8 hedefinin al­tına sarkmasıyla sonuçlanabilir.4-Jeopolitik Gelişmeler ve "Yaptırım" RiskleriRusya-Ukrayna savaşı­nın 2026’da da "yıpratma savaşı" olarak devam etmesi bekleniyor.● Şok etkisi: Batı'nın Rus­ya'ya yönelik yaptırımları geniş­letmesi ve Türkiye gibi "köprü" ülkeler üzerindeki baskıyı artır­ması (ikincil yaptırımlar), ban­kacılık ve ticaret sisteminde tıka­nıklıklara yol açabilir.

Bölgedeki gerilimin artması, 2026 turizm gelirleri üzerinde doğrudan aşağı yönlü bir baskı oluşturur.2026 Portföy dağılım stratejisi1-Hisse senetleri (Ağır­lık: Yüzde 35 -40)Faiz indirimlerinin başla­dığı dönemler, borsanın en sevdi­ği dönemlerdir.

Finansman mali­yetleri düştükçe şirket karlarının çarpan etkisiyle artması bekle­nir.● Öncelikli sektörler: Pe­rakende (enflasyon koruması), GYO (faiz hassasiyeti nedeniyle toparlanma), enerji (yenilenebi­lir yatırımlar) ve ihracatçı sanayi.● Strateji: Endeks üstü geti­ri beklenen, döviz geliri olan bü­yük ölçekli (BIST 30) şirketlere odaklanılmalı.2-Altın ve kıymetli ma­denler (Ağırlık: Yüzde 20-25)Küresel şoklara (jeopolitik krizler, petrol şokları) karşı en güçlü kalkandır.● Neden?: 2026'da Fed'in fa­iz indirimlerini tamamlamış ve­ya sürdürüyor olması, ons altı­nı destekler.

İçeride ise Dolar/ TL'deki kademeli artış, gram altı­nı "çift motorlu" bir kazanç aracı­na dönüştürür.● Strateji: Portföyde "sigorta" görevi görmesi için fiziki veya al­tın fonu olarak tutulmalı.3-TL mevduat ve para piyasası fonları (Ağırlık: yüzde 20)Politika faizinin yüzde 38'den yüzde 25-28 bandına indiği bir senaryoda, mevduatın cazibesi yılın ilk yarısında sürerken ikinci yarısında azalacaktır.● Strateji: Yılın ilk çeyreğin­de yüksek faiz oranlarını uzun vadeli bağlayarak (3-6 aylık) ge­tiri kilitlenmeli.

Faizler düştükçe bu pay azaltılarak borsaya kaydı­rılabilir.4-Eurobond ve döviz bazlı fonlar (Ağırlık: Yüzde 15-20)Döviz kurlarındaki (Dolar 52, Euro 61 TL beklentisi) artıştan faydalanmak ve Türkiye'nin risk primindeki (CDS) iyileşmeyi nakde çevirmek için en iyi araç­tır.● Strateji: Yüzde 5-7 bandın­da dolar bazlı kupon getirisi su­nan Eurobondlar, hem kur ar­tışını korur hem de sabit getiri sağlar.Kritik tavsiye: "Kademeli geçiş"2026, tek bir enstrümanın (sadece döviz, emtia, borsa veya mevduat) kazandırdığı bir yıl olmayacaktır.

Esneklik en büyük sermayenizdir.

Örneğin yılın başında yüzde 30 mevduat – yüzde30 borsa ile başlayıp faizler %yüzde 30'un altına sarktıkça mevduat payını yüzde 10'a çekip borsayı yüzde 50'ye taşımak "getiri maksimizasyonu" sağlayabilir.

İlgili Sitenin Haberleri