Haber Detayı

Türkiye'nin arabuluculuk sistemi milyonlarca dosyayı çözüme kavuşturup yargının yükünü hafifletti
Güncel haberler.com
09/01/2026 11:11 (15 saat önce)

Türkiye'nin arabuluculuk sistemi milyonlarca dosyayı çözüme kavuşturup yargının yükünü hafifletti

Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri kapsamında uygulanan arabuluculuk sistemi sayesinde 13 yılda milyonlarca dosya, yargıya intikal etmeden sonuçlandırılırken, adalet hizmetlerinde hız ve maliyet avantajı sağlandı.

Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri kapsamında uygulanan arabuluculuk sistemi sayesinde 13 yılda milyonlarca dosya, yargıya intikal etmeden sonuçlandırılırken, adalet hizmetlerinde hız ve maliyet avantajı sağlandı.Adalet Bakanlığının paylaştığı verilere göre, özel hukuk alanında 2013 yılından bu yana uygulanan arabuluculuk kapsamında toplam 8 milyondan fazla dosya sisteme girdi.

Bu dosyaların 5 milyondan fazlası, tarafların anlaşmasıyla çözüme kavuştu. 2025 yılında ise 1 milyon 124 bin 200 dosya sonuçlandırıldı.Uygulama sayesinde uyuşmazlıklar daha kısa sürede ve düşük maliyetle çözüme kavuşturuldu ve yargı mercilerinin iş yükü önemli ölçüde azaldı.Tarafların kendi iradeleriyle uzlaşmasını esas alan arabuluculuk sistemi, kişiler arasındaki ilişkilerin korunmasına katkı sunarken, adalete erişimi de kolaylaştırdı.Mahkemeye gitmeden dosyaların çözüme ulaşmasıyla hem bireyler hem kurumlar açısından zaman ve maliyet tasarrufu elde edildi.

Bu durum, adalet hizmetlerinin etkinliğinin artırılmasına da katkı sağladı.Çoğunlukla arabulucuyu kendileri seçip anlaştılarBakanlığın verilerini AA muhabirine değerlendiren arabulucu avukat Fatma Bozkurt Saraç, 2018 yılında arabuluculuğun bazı davalarda zorunlu hale getirildiğinde anlaşma sağlanan dosya sayısının 63 bin olduğunu, 2025 yılında ise 1 milyon 124 bin 200 dosyanın sonuçlandığını belirtti.Geçen yıl sonuca bağlanan dosyalardan 920 bininin ihtiyari başvuru olduğuna dikkati çeken Saraç, "Yani taraflar en başta uyuşmazlığın çözümü konusunda, onlara eşlik edecek olan arabulucuyu kendileri seçmişler. 920 bin dosyada en az 1 milyon 640 bin taraf, yıllar boyunca duruşma günü beklemeden, yargılama masrafına katlanmadan, zihninde uyuşmazlık konusuyla yaşamak durumunda kalmadan, belki de hakimin istemediği bir kararıyla karşılaşmadan kısa sürede, masrafsız ve kendi menfaatine uygun çözümler üreterek memnuniyetle uyuşmazlığı kesin ve kalıcı olarak çözüme kavuşturmuşlardır." açıklamasında bulundu.Saraç, "Anlaşma olmaması halinde dahi taraflar müzakere edebilmiş, medenice iletişim kurabilmiş oluyorlar.

Arabulucunun yetkinliği, donanımı, tarafsız ve bağımsız yaklaşımı, süreçte tarafların daha etkin katılımını sağlamakta ve ihtiyaçlarına uygun daha makul çözüm alternatifleri üretebilmelerini kolaylaştırmaktadır." dedi."Sistemin hem toplum tarafından benimsendiğini hem de pratikte işe yaradığını gösteriyor"Arabulucu avukat Semih Biten ise 2025'in, Türkiye'de arabuluculuğun artık bir alternatif değil, yerleşik bir çözüm yolu haline geldiğini açık biçimde gösteren bir yıl olduğunu ifade etti.Geçen yıl 2 milyona yakın arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve büyük çoğunluğunun anlaşmayla sonuçlandığını vurgulayan Biten, "Bu tablo bize sadece yargı istatistiklerini değil, toplumun ruh halini de anlatıyor.

Uzlaşma kültürü Türkiye'de artık filizlenme aşamasını geçti, kök salıyor.

İnsanlar haklı çıkmak ile sorunu çözmek arasındaki farkı daha net görmeye başladı.

Bu çok kıymetli bir eşik." diye konuştu.Yaklaşık 12 yıl önce başlayan arabuluculuğun ilk dönemler sınırlı alanlarda ve düşük sayılarla ilerlediğini dile getiren Biten, "Bugün ise yıllık başvuru sayısının 2 milyona yaklaşması, sistemin hem toplum tarafından benimsendiğini hem de pratikte işe yaradığını gösteriyor.

Daha da çarpıcı olan şu, 2025 yılında yapılan arabuluculuk başvurularının yaklaşık 920 bini, tarafların tamamen gönüllü olarak, yani herhangi bir yasal zorunluluk olmaksızın başlattığı ihtiyari süreçlerden oluşuyor.

Bu, şu anlama geliyor, insanlar 'artık mahkemeye gitmeden de çözebilirim' diyebiliyor.

Devleti zorlamadan, yargıyı meşgul etmeden, kendi sorunlarının sorumluluğunu alarak çözüm üretmeyi tercih ediyor.

Bu tercih sadece bireysel bir kazanım değil, yargı sisteminin yükünün azalması, yargının dosyalara daha fazla odaklanabilmesi ve toplumsal barışın güçlenmesi açısından da büyük bir kazanım." değerlendirmesini yaptı.Biten, arabuluculuğun sadece bir hukuki yöntem değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümü olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Uyuşmazlıkları müzakere ile çözmek bir kültür meselesidir.

Arabuluculuk, bu kültürün yerleşmesine ve yaygınlaşmasına önemli bir katkı sunuyor.

Bu anlamda arabuluculuk konuşmayı, dinlemeyi, anlamayı ve orta yolu mümkün kılan bir toplumsal beceridir. 2025 verileri gösteriyor ki Türkiye toplumu, bu beceriyi hızla öğreniyor.

Belki de en umut verici tarafı budur.

İnsanlar artık uyuşmazlığı bir kavga, bir çatışma alanı değil, çözülebilir bir mesele olarak görüyor.

Bu tabloyu geçici bir istatistik başarısı olarak değil, uzun vadeli bir kültürel dönüşümün işareti olarak okumak gerekir.

Arabuluculuğun yaygınlaşması, daha az çatışmalı, daha çok konuşabilen bir toplumun mümkün olduğunu bize somut verilerle söylüyor.

Bu da hukuk adına olduğu kadar, toplum adına da umut verici bir gelişmedir."

İlgili Sitenin Haberleri