Haber Detayı
Yılmaz: Gıda Fiyatlarını Kontrolde Tutmayı Başardık
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu yıl yaşanan kuraklığa ve dona rağmen aldıkları tedbirler sayesinde gıda fiyatlarını belli bir seviyede tutmayı başardıklarını belirterek, "Önümüzdeki dönemde de bu konu en hassas olduğumuz konulardan biri bu olacak.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu yıl yaşanan kuraklığa ve dona rağmen aldıkları tedbirler sayesinde gıda fiyatlarını belli bir seviyede tutmayı başardıklarını belirterek, "Önümüzdeki dönemde de bu konu en hassas olduğumuz konulardan biri bu olacak." dedi.Yılmaz, İstanbul'da ekonomi basını ile bir araya gelerek, gazetecilerin sorularını yanıtladı.Enflasyonu düşürmeyi öncelikli hedef olarak belirlerken büyümeden fedakarlık etmediklerini, tam aksine daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyümeyi öngördüklerini, sosyal dengeleri daha da iyileştirmek için bunu yaptıklarını anlatan Yılmaz, "Enflasyonla mücadelemizi bu anlamda kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz." diye konuştu.Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerine dair bir soru üzerine Yılmaz, arz yönüyle enflasyonu artırma ihtimalini göz ardı etmeden sağlıklı bir büyüme hedeflediklerini söyledi.Yılmaz, burada karmaşık bir ilişki olduğunu ancak bunu doğru kurguladıklarını belirterek, şunları kaydetti: "Büyüme ile enflasyonu eş zamanlı politikalarla yönettik.
Nitekim bunu da başardık doğrusu, yani 2023'te, 2024'te, 2025'te bunu başardığımızı söyleyebiliriz.
Özellikle 2024 ve 2025'te hem büyüdük hem de enflasyonu ciddi anlamda düşürme imkanımız oldu.
Aynı anlayışla devam edeceğiz.
Gelecek sene biraz daha ivme kazanacak bu ilişki, daha olumlu bir noktaya gelecek büyümemiz.
Ama öyle aşırı bir büyüme, enflasyona zarar verici ölçekte bir büyüme de öngörmüyoruz elbette.""Her zaman diplomasiden ve barıştan yanayız"Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, uluslararası kuralların ve kurumların çok zayıfladığını, ekonomik güç dengelerinin değiştiğini, teknolojik dönüşümün hızla sürdüğünü, teknoloji şirketlerinin çok daha güçlü ve egemen bir konuma yükseldiğini, yeni bir normalin oluştuğunu anlattı.Tarife savaşları, korumacılık eğilimleri ve jeopolitik çatışmalardan bahseden Yılmaz, bunları arzu etmediklerini ancak bu gerçeklere göre kendilerini daha ihtiyatlı bir konumda tuttuklarını, liderlik avantajlarının bulunduğunu, politikalarını ve bütçelerini bu yeni ortama ve risklere göre hazırladıklarını, daha ihtiyatlı politikalar hayata geçirdiklerini söyledi.Yılmaz, savunma ve havacılık sanayisinde gelinen noktaya değinerek, bu başarılara çok güçlü bir siyasi irade sayesinde ulaşılabildiğini vurguladı.Savunma sanayisinin güvenlik, yüksek katma değer ve bağımsız dış politika açısından önemine işaret eden Yılmaz, Türkiye olarak her zaman diplomasiden ve barıştan yana olduklarını, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm taraflarla diyalog içinde olmaya devam edeceklerini bildirdi."(Türkiye'ye gelen yabancı yatırım) 10 ayda yüzde 35 arttı"Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarının 2025'in 10 ayında 11,6 milyar dolara yükseldiğini, yaklaşık yüzde 35 artış olduğunu vurguladı.Yılmaz, "Dünyada küresel yatırımın daraldığı, çok artmadığı bir dönemde Türkiye Cumhuriyeti olarak yüzde 35 artırmışız FDI'mızı (uluslararası doğrudan yatırım).
Kim ne derse desin, yatırımcı güveni, doğrudan sermaye akışı artmış durumda.
Bunun da çok somut bir rakamsal göstergesi bu.
Yıllıklandırılmış, 12 aylık verimiz ise 14,7 milyar dolar.
Bunu daha da artırmak istiyoruz." açıklamasında bulundu."Destek mekanizmalarımızı güçlendireceğiz"Cevdet Yılmaz, krediye erişime ilişkin bir soruya karşılık, genel finansal ortamın iyileşme yolunda ilerlediğini ve faiz indirim döngüsüne girdiklerini, enflasyonun düşüş eğiliminde olduğunu anlattı.Finans tarafında makro gidişatın iyi olduğunu dile getiren Yılmaz, "Genel gidişata ilave olarak 'selektif, seçici' dediğimiz mekanizmaları da imkanlarımız ölçüsünde kullanıyoruz.
Esnaftan çiftçiye, nitelikli yatırımlara varıncaya kadar bu finansal koşulları güçlendiriyoruz.
Emek yoğun sektörleri destekliyoruz.
Dolayısıyla bu ikisini bir arada sürdürmeye devam edeceğiz.
Hem genel finansal durumu iyileştirecek hem de belli alanlara daha yoğun bir şekilde, selektif bir şekilde destek veren mekanizmalarımızı güçlendireceğiz." değerlendirmesinde bulundu.Yılmaz, yapısal reformların sonuçlarının hemen alınmadığını, yapısal reform yapan ülkelerin geleceğinin daha parlak olduğunu, beklentilerin iyileşmesiyle yansımanın öne çekilebildiğini ifade etti.Hem reel sonuçların hem de beklenti kanalıyla oluşturulan etkiler nedeniyle yapısal reformların çok kıymetli olduğunu vurgulayan Yılmaz, burada meclis onayı gerektirmeyen düzenlemelerin hızla yapılabildiğini, kanun gerektiren konularda meclisten yetkinin alındığını, TBMM'de 6 grubun bulunduğunu ve kanun çıkmasının uzun süreç gerektirdiğini söyledi.Yılmaz, "İç tüzük keşke zamanında değiştirilebilse, daha etkili çalışsa bu mekanizmalar' diye gönlümüzden geçiyor ama yapacak bir şey yok.
Mevcut durumumuz tabii ki saygı duymak zorundayız.
Neyse usuller ona uygun bir şekilde devam edeceğiz." diye konuştu.Yakın zamanda Meclis'te hayata geçirilen düzenlemelerden bahseden Yılmaz, "Ama Cumhurbaşkanımızın dediği gibi özellikle reformlara daha fazla yoğunlaşacağımız bir yıl olacak 2026 yılı.
Güçlü bir program (Türkiye Yüzyılı Reform Programı) hazırladık partimizdeki arkadaşlarla birlikte." ifadesini kullandı."Birçok başlıkta gıda konusundaki çalışmalarımızı sürdüreceğiz"Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, gıda arzına ilişkin bir soruya karşılık, gıda fiyatlarının ve arzının özellikle dar gelirliler için çok önemli olduğunu, bu grubun harcamasında gıdanın payının nispeten daha yüksek olduğunu belirtti.Gıda fiyatlarının sosyal adalet açısından da etkisinin bulunduğunu dile getiren Yılmaz, "Buna büyük önem veriyoruz.
Bu sene yaşanan kuraklığa, dona rağmen gıda fiyatlarını aldığımız tedbirlerle olabildiğince belli bir seviyede tutmayı başardık.
Önümüzdeki dönemde de bu konu en hassas olduğumuz konulardan biri bu olacak.
Bir taraftan arzı artırma, bir taraftan arz açığı varsa hızlı bir şekilde bunu çözmeye dönük tedbirler geliştiriyoruz." şeklinde konuştu.Yılmaz, bu alanda yaptıkları çalışmalardan bahsederek, "Önümüzdeki dönemde de sulama yatırımlarının artmasından tutun, soğuk zincirin geliştirilmesine, jeotermal seracılığın desteklenmesine varıncaya kadar birçok başlıkta gıda konusundaki çalışmalarımızı sürdüreceğiz." dedi."(Vergi yapılandırma) Bu konu gündemimizde yok"Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, vergi yapılandırmaya ilişkin bir soru üzerine, "Bu konular gündemimizde yok.
Düzenli ödeme alışkanlığının toplumumuza yerleşmesi gerekiyor.
Bir firma zora düştüyse bununla ilgili gerek bankacılık sisteminde, gerek vergisel konularda, gerek prim konularında uzlaşma mekanizmaları, yeniden yapılandırma mekanizmaları var.
O mekanizmaların çalışmasının daha doğru olduğuna inanıyoruz." ifadelerini kullandı.Genel politikalarının "kayıt dışılığın azaltılması, her şeyin kayıt içinde gerçekleşmesi" olduğunu vurgulayan Yılmaz, burada önemli ilerlemeler sağladıklarını, istihdamda yüzde 50'nin üzerinde olan kayıt dışılılığı yüzde 26'lara düşürdüklerini anlattı.Dijitalleşmenin kayıt dışılığı azaltmada önemli bir unsur olduğuna dikkatei çeken Yılmaz, "Dolayısıyla kara parayla, bu tür konularla mücadelede mutlaka kayıtlılığı destekleyici.
Kayıtlılık arttıkça elbette vergi gelirleri artıyor.
Kayıtlılık arttıkça, kayıt dışılık azaldıkça, ekonomi daha kayıtlı bir ekonomi haline geldikçe, kamu maliyesi de çok daha sağlam bir zeminde şekillenmiş oluyor." açıklamasında bulundu."Doğrudan yatırımlarda hareketlenme bekliyoruz"Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Çin ile ticarete ilişkin bir soruya karşılık, burada dengelerin Türkiye aleyhine olduğunu, bunun yatırımlarla, turizmle ve finansal akımlarla dengelenmesi gerektiğini vuguladı.Rusya ile ticarette yaşanan dengesizliğin enerji ithali kaynaklı olduğunu kaydeden Yılmaz, şöyle devam etti: "Bir taraftan milyonlarca Rus turist geliyor ülkemize.
İşte hizmet alanında kazançlarımız var, yatırımlar var.
Dolayısıyla diğer kalemler bir denge sağlıyor.
Ama Çin'le ilgili baktığımızda maalesef Çin'in dünyadaki yaptığı yatırımlarda çok az bir payımız var.
Turizminde de yine aynı şekilde.
Ama son dönemde turizmde bir adım atıldı, uçak seferleri artırıldı.
Biz de birtakım vize kolaylıkları getirdik.
Dolayısıyla orada herhalde bir hareketlenme olacak.
Yatırımlarda da bir hareketlenme bekliyoruz doğrusu.
Daha fazla yatırım, doğrudan yatırım olmasını, herkesten, yani burada bir ayrım yapmıyoruz doğrusu.
Nereden gelirse gelsin önemli olan yatırımın niteliği.
Kaliteli yatırımları çekmek için gayretimizi sürdürüyoruz."(Bitti)