Haber Detayı

Trikonun sessiz gücü
Dünya+ dunya.com
09/01/2026 00:00 (17 saat önce)

Trikonun sessiz gücü

Moda hızla değişir, ancak bazı parçalar değişime bu hızla kapılmaz. Triko, bu dirençli alanlardan biri. KNITSS, trikonun sakin gücünü çağdaş bir estetikle buluşturarak modern kadının yaşamına uyumlanan zamansız bir gardırop vizyonu kuruyor.

Paris’te atılan temellerden Samsun’daki üretim gü­cüne uzanan yolculukta KNITSS, bugün trikonun yalnız­ca bir ürün değil, bilinçli bir yaşam tercihi olduğunun altını çiziyor.

Markanın vizyonunu, tasarım yak­laşımını ve sürdürülebilirlik anla­yışını KNITSS’in kurucusu Duygu Boz ile konuştuk...KNITSS nasıl doğdu?

Marka­yı kurarken aklınızda nasıl bir vizyon vardı?

KNITSS, trikonun zamansız gücüne ve çok yönlü potansiyeli­ne duyulan inançla doğdu.

Aile­den gelen üretim bilgisi ve teknik uzmanlığı, çağdaş tasarım anlayı­şıyla birleştirerek triko odağında özgün bir marka yaratmayı hedef­ledik.

Vizyonumuz; kaliteli, uzun ömürlü, farklı kombinlere uyum sağlayan ve modern kadının ha­yatına gerçek anlamda eşlik eden bir gardırop sunmak. 2015 yılında Paris’te temelleri atılan KNITSS, uluslararası bir bakış açısıyla ko­numlandı.KNITSS’i kurduğunuz ilk günden bugüne tasarım anla­yışınız nasıl evrildi?

İlk günden bu yana tasarım an­layışımızın merkezinde yalınlık, işlevsellik ve zamansızlık yer alı­yor.

Ancak bugün bu yaklaşım, veri analizi, müşteri iç görüsü ve sür­dürülebilirlik kriterleriyle daha sistematik bir yapıya kavuştu.

Si­luetler daha akışkan, formlar da­ha çok katmanlı ve kombinlenebi­lir hale geldi.

KNITSS artık sadece estetik değil, aynı zamanda strate­jik bir tasarım diliyle ilerliyor.KNITSS’in “modern, yalın ve sıcak” dokusunu oluşturan este­tik imzayı nasıl tarif edersiniz?

Bu estetik imza; şehir hayatının temposu ile trikonun yumuşaklı­ğının dengeli bir birlikteliğinden doğuyor.

Abartıdan uzak, ama ka­rakterli detaylarla güçlenen bir stil dili benimsiyoruz.

Doğal renk pa­letleri, dokunun ön plana çıktığı yüzeyler ve rahat siluetler KNIT­SS kadınının güçlü ama sakin du­ruşunu yansıtıyor.Koleksiyonlarınızı oluştu­rurken sizi en çok besleyen re­feranslar neler?

Sanat, mimari, şehir hayatı ve modern kadının gündelik ritmi en önemli referanslarımız.

Bunun yanı sıra veri analiziyle müşte­ri beklentilerini ölçümlüyor, glo­bal trendleri yakından takip ediyo­ruz.

Örneğin Sonbahar/Kış 25–26 “She is the Muse” koleksiyonu, ka­dınlardan ilham alan çok katmanlı bir ruh halini yansıtıyor; güç, zara­fet ve özgürlük kavramlarını tasa­rımın merkezine alıyor.Örme teknikleri KNITSS’in temel taşı.

Bu tekniklerde ino­vasyon nasıl sağlanıyor?

İnovasyonu, teknolojiyi tasarı­mın hizmetine sunmak olarak gö­rüyoruz.

Yeni iplik teknolojileri, farklı örgü yapılarıyla trikoya çağ­daş bir yorum kazandırıyoruz.

Her sene sezonlara dair dünyanın en önde gelen fuarlarında renk, iplik, örgü analizlerini ve yeniliklerini inceleyerek koleksiyonlara akta­rıyoruz.

Bununla birlikte sürdürü­lebilirlik felsefemizden yola çıka­rak üretimde verimliliği artıran ve malzeme israfını azaltan teknikle­re yatırım yapıyoruz.Malzeme seçiminde nelere dikkat ediyorsunuz?

Kalite– konfor–teknoloji üçlüsünde nasıl bir denge kuruyorsunuz?

KNITSS koleksiyonlarında dünyada kalitesi kabul görmüş İtalyan iplikleri kullanılıyor.

Kaş­mir, merino yün ve organik pa­muk, viskon, keten gibi doğal ve kaliteli malzemeleri tercih ediyo­ruz.

Konforu önceliklendiren ama formunu uzun süre koruyan yapı­lar bizim için vazgeçilmez.

Tekno­lojiyi ise tüm gelişme ve süreçleri destekleyen bir unsur olarak ko­numlandırıyoruz.KNITSS’i kurarken sürdürü­lebilirlik sizin için ne ifade edi­yordu, bugün ne ifade ediyor?

Başlangıçta sürdürülebilirlik daha çok malzeme odaklıydı.

Bu­gün ise üretimden paketlemeye, ürün yaşam döngüsünden bilinçli tüketime kadar bütünsel bir mar­ka yaklaşımı haline geldi.

Uzun ömürlü ürün tasarlamak, bizim için sürdürülebilirliğin en temel adımı.Üretim süreçlerinde çevre­sel etkiyi azaltmaya yönelik somut adımlarınız var mı?

Enerji verimliliğini önceleyen üretim sistemleri, atık azaltımı ve stok yönetimi bu adımların başın­da geliyor.

Ayrıca ürün hang tag’le­rinde bu hassasiyetimizi müşteri­lerimizle açıkça paylaşıyoruz.“Daha az tüket, daha iyi tü­ket” anlayışını müşteriye nasıl iletiyorsunuz?

Bu yaklaşımı KNITSS’te bir slo­gan olarak değil, tasarımdan ile­tişime uzanan bütünsel bir duruş olarak ele alıyoruz.

Yavaş tüketim felsefesi bizim için; sezonluk he­veslerin ötesinde, uzun ömürlü, zamansız ve tekrar tekrar giyile­bilen parçalar tasarlamak anlamı­na geliyor.

Koleksiyonlarımızı “az ama doğru” mantığıyla kurguluyor, her parçanın gardıropta kalıcı bir karşılığı olmasına odaklanıyoruz.Müşterilerimize bu yaklaşımı; ürün hikâyeleri, kullanılan malze­melerin şeffaf anlatımı ve kolek­siyonlarımızın birbirleriyle kom­binlenebilir yapısı üzerinden ak­tarıyoruz.

Aynı parçanın farklı stillere uyum sağlayabilmesi, bi­linçli tüketimi teşvik eden en güç­lü unsurlardan biri.

Ayrıca mağa­za içi iletişimden ürün etiketleri­ne kadar her noktada, bir KNITSS parçasının sadece bugüne değil, uzun vadeli bir stile hizmet ettiğini vurguluyoruz.

Bizim için yavaş tü­ketim; daha az satın almak ama her aldığını daha uzun süre, daha çok severek kullanmak demek.

KNIT­SS bu bilinçli seçimlerin markası olmayı önemsiyor.Kadın istihdamına yönelik çalışmalarınız var mı?

Kadın emeğinin üretim ve yöne­tim süreçlerinde aktif rol alması­nı önemsiyoruz.

Ekip yapımızda kadın istihdamı yüksek ve bu den­geyi korumayı hedefliyoruz.

Sam­sun’daki fabrikamızda %90 kadın çalışanımızla gurur duyuyoruz.

Kadın gelişirse toplum gelişir viz­yonundan yola çıkarak kadının iş dünyasındaki yerinin arttırılması­nı hedefliyoruz.2025–26 modasında bizi ne­ler bekliyor? 2025-2026 modasında geçmişin izlerini taşıyan modern bir bakış açısı hakim.

Zamansız feminen­likten teknoloji ile buluşan yeni­likçi tasarımlara geniş bir yelpa­zenin sunulduğu bir atmosfer var.

Moda dünyasının farklı yönleri­ni keşfederek zamansız şıklık ve özgünlük anlayışını ortaya koyan moda markalar bu sezon geçmişin mirasını onurlandırırken geleceğe dair güçlü bir vizyon sunuyor.Moda dünyasının geleceği­ni belirleyen en kritik kırılma noktaları neler olacak?

Sürdürülebilirlik, veriyle tasa­rım ve bilinçli tüketim.

Moda ar­tık sadece estetik değil; sorumlu­luk, teknoloji ve değer üretme ala­nı.

Deneyime dair konforlu giyim alışkanlıklarının ve lüks modada sessiz lüksün yükselişte olduğu abartılı moda görünümlerinin so­na erdiği, şeffaf bir dönem bizleri bekliyor.

İlgili Sitenin Haberleri