Haber Detayı
Trikonun sessiz gücü
Moda hızla değişir, ancak bazı parçalar değişime bu hızla kapılmaz. Triko, bu dirençli alanlardan biri. KNITSS, trikonun sakin gücünü çağdaş bir estetikle buluşturarak modern kadının yaşamına uyumlanan zamansız bir gardırop vizyonu kuruyor.
Paris’te atılan temellerden Samsun’daki üretim gücüne uzanan yolculukta KNITSS, bugün trikonun yalnızca bir ürün değil, bilinçli bir yaşam tercihi olduğunun altını çiziyor.
Markanın vizyonunu, tasarım yaklaşımını ve sürdürülebilirlik anlayışını KNITSS’in kurucusu Duygu Boz ile konuştuk...KNITSS nasıl doğdu?
Markayı kurarken aklınızda nasıl bir vizyon vardı?
KNITSS, trikonun zamansız gücüne ve çok yönlü potansiyeline duyulan inançla doğdu.
Aileden gelen üretim bilgisi ve teknik uzmanlığı, çağdaş tasarım anlayışıyla birleştirerek triko odağında özgün bir marka yaratmayı hedefledik.
Vizyonumuz; kaliteli, uzun ömürlü, farklı kombinlere uyum sağlayan ve modern kadının hayatına gerçek anlamda eşlik eden bir gardırop sunmak. 2015 yılında Paris’te temelleri atılan KNITSS, uluslararası bir bakış açısıyla konumlandı.KNITSS’i kurduğunuz ilk günden bugüne tasarım anlayışınız nasıl evrildi?
İlk günden bu yana tasarım anlayışımızın merkezinde yalınlık, işlevsellik ve zamansızlık yer alıyor.
Ancak bugün bu yaklaşım, veri analizi, müşteri iç görüsü ve sürdürülebilirlik kriterleriyle daha sistematik bir yapıya kavuştu.
Siluetler daha akışkan, formlar daha çok katmanlı ve kombinlenebilir hale geldi.
KNITSS artık sadece estetik değil, aynı zamanda stratejik bir tasarım diliyle ilerliyor.KNITSS’in “modern, yalın ve sıcak” dokusunu oluşturan estetik imzayı nasıl tarif edersiniz?
Bu estetik imza; şehir hayatının temposu ile trikonun yumuşaklığının dengeli bir birlikteliğinden doğuyor.
Abartıdan uzak, ama karakterli detaylarla güçlenen bir stil dili benimsiyoruz.
Doğal renk paletleri, dokunun ön plana çıktığı yüzeyler ve rahat siluetler KNITSS kadınının güçlü ama sakin duruşunu yansıtıyor.Koleksiyonlarınızı oluştururken sizi en çok besleyen referanslar neler?
Sanat, mimari, şehir hayatı ve modern kadının gündelik ritmi en önemli referanslarımız.
Bunun yanı sıra veri analiziyle müşteri beklentilerini ölçümlüyor, global trendleri yakından takip ediyoruz.
Örneğin Sonbahar/Kış 25–26 “She is the Muse” koleksiyonu, kadınlardan ilham alan çok katmanlı bir ruh halini yansıtıyor; güç, zarafet ve özgürlük kavramlarını tasarımın merkezine alıyor.Örme teknikleri KNITSS’in temel taşı.
Bu tekniklerde inovasyon nasıl sağlanıyor?
İnovasyonu, teknolojiyi tasarımın hizmetine sunmak olarak görüyoruz.
Yeni iplik teknolojileri, farklı örgü yapılarıyla trikoya çağdaş bir yorum kazandırıyoruz.
Her sene sezonlara dair dünyanın en önde gelen fuarlarında renk, iplik, örgü analizlerini ve yeniliklerini inceleyerek koleksiyonlara aktarıyoruz.
Bununla birlikte sürdürülebilirlik felsefemizden yola çıkarak üretimde verimliliği artıran ve malzeme israfını azaltan tekniklere yatırım yapıyoruz.Malzeme seçiminde nelere dikkat ediyorsunuz?
Kalite– konfor–teknoloji üçlüsünde nasıl bir denge kuruyorsunuz?
KNITSS koleksiyonlarında dünyada kalitesi kabul görmüş İtalyan iplikleri kullanılıyor.
Kaşmir, merino yün ve organik pamuk, viskon, keten gibi doğal ve kaliteli malzemeleri tercih ediyoruz.
Konforu önceliklendiren ama formunu uzun süre koruyan yapılar bizim için vazgeçilmez.
Teknolojiyi ise tüm gelişme ve süreçleri destekleyen bir unsur olarak konumlandırıyoruz.KNITSS’i kurarken sürdürülebilirlik sizin için ne ifade ediyordu, bugün ne ifade ediyor?
Başlangıçta sürdürülebilirlik daha çok malzeme odaklıydı.
Bugün ise üretimden paketlemeye, ürün yaşam döngüsünden bilinçli tüketime kadar bütünsel bir marka yaklaşımı haline geldi.
Uzun ömürlü ürün tasarlamak, bizim için sürdürülebilirliğin en temel adımı.Üretim süreçlerinde çevresel etkiyi azaltmaya yönelik somut adımlarınız var mı?
Enerji verimliliğini önceleyen üretim sistemleri, atık azaltımı ve stok yönetimi bu adımların başında geliyor.
Ayrıca ürün hang tag’lerinde bu hassasiyetimizi müşterilerimizle açıkça paylaşıyoruz.“Daha az tüket, daha iyi tüket” anlayışını müşteriye nasıl iletiyorsunuz?
Bu yaklaşımı KNITSS’te bir slogan olarak değil, tasarımdan iletişime uzanan bütünsel bir duruş olarak ele alıyoruz.
Yavaş tüketim felsefesi bizim için; sezonluk heveslerin ötesinde, uzun ömürlü, zamansız ve tekrar tekrar giyilebilen parçalar tasarlamak anlamına geliyor.
Koleksiyonlarımızı “az ama doğru” mantığıyla kurguluyor, her parçanın gardıropta kalıcı bir karşılığı olmasına odaklanıyoruz.Müşterilerimize bu yaklaşımı; ürün hikâyeleri, kullanılan malzemelerin şeffaf anlatımı ve koleksiyonlarımızın birbirleriyle kombinlenebilir yapısı üzerinden aktarıyoruz.
Aynı parçanın farklı stillere uyum sağlayabilmesi, bilinçli tüketimi teşvik eden en güçlü unsurlardan biri.
Ayrıca mağaza içi iletişimden ürün etiketlerine kadar her noktada, bir KNITSS parçasının sadece bugüne değil, uzun vadeli bir stile hizmet ettiğini vurguluyoruz.
Bizim için yavaş tüketim; daha az satın almak ama her aldığını daha uzun süre, daha çok severek kullanmak demek.
KNITSS bu bilinçli seçimlerin markası olmayı önemsiyor.Kadın istihdamına yönelik çalışmalarınız var mı?
Kadın emeğinin üretim ve yönetim süreçlerinde aktif rol almasını önemsiyoruz.
Ekip yapımızda kadın istihdamı yüksek ve bu dengeyi korumayı hedefliyoruz.
Samsun’daki fabrikamızda %90 kadın çalışanımızla gurur duyuyoruz.
Kadın gelişirse toplum gelişir vizyonundan yola çıkarak kadının iş dünyasındaki yerinin arttırılmasını hedefliyoruz.2025–26 modasında bizi neler bekliyor? 2025-2026 modasında geçmişin izlerini taşıyan modern bir bakış açısı hakim.
Zamansız feminenlikten teknoloji ile buluşan yenilikçi tasarımlara geniş bir yelpazenin sunulduğu bir atmosfer var.
Moda dünyasının farklı yönlerini keşfederek zamansız şıklık ve özgünlük anlayışını ortaya koyan moda markalar bu sezon geçmişin mirasını onurlandırırken geleceğe dair güçlü bir vizyon sunuyor.Moda dünyasının geleceğini belirleyen en kritik kırılma noktaları neler olacak?
Sürdürülebilirlik, veriyle tasarım ve bilinçli tüketim.
Moda artık sadece estetik değil; sorumluluk, teknoloji ve değer üretme alanı.
Deneyime dair konforlu giyim alışkanlıklarının ve lüks modada sessiz lüksün yükselişte olduğu abartılı moda görünümlerinin sona erdiği, şeffaf bir dönem bizleri bekliyor.