Haber Detayı

Egeli ihracatçılar 2026’ya temkinli başladı
Sektör haberleri dunya.com
09/01/2026 00:00 (18 saat önce)

Egeli ihracatçılar 2026’ya temkinli başladı

 Ege İhracatçı Birlikleri, 2025’in birçok sektör için büyümeden çok direnç yılı olduğunu vurgularken, 2026’da üretimi ve yatırımı destekleyecek istikrarlı, öngörülebilir ekonomi ve ihracat politikalarına ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Birlik başkanları, kur, finansman, iklim ve maliyet baskıları karşısında rekabet gücünün korunabilmesi için yapısal adımların gecikmeden atılması çağrısında bulundu.

Özlem SARSINEge İhracatçı Birlikleri 2025 yılını değerlendire­rek 2026 yılı beklentile­rini paylaştı.

Düzenlenen basın toplantısında konuşan Ege İhra­catçı Birlikleri Koordinatör Baş­kanı Jak Eskinazi, birçok sektör için 2025 yılının, bir büyüme yı­lı değil; ayakta kalma, direnme ve uyum sağlama yılı olduğunu söy­ledi.

Türkiye’nin en büyük soru­nunun, öngörülebilirliğin zayıfla­ması olarak değerlendiren Eski­nazi, “Öngörülebilirliğin olmadığı yerde uzun vadeli plan yapılamaz, yatırım ertelenir, risk alınmaz” dedi.2025 yılı verilerinin, mevcut ko­şulların geçici değil, yapısal risk­ler taşıdığını gösterdiğini vurgu­layan Eskinazi, “2026 yılına gi­rerken şuna inanıyoruz: Üretimi merkeze alan, uzun vadeyi ödül­lendiren, risk alanı koruyan ve sa­nayiyi güçlendiren bir yaklaşım mümkün ve gereklidir.

Aksi halde 2026, birçok sektör için dayanık­lılığın zorlandığı bir yıl olmaya de­vam edecektir” dedi.2026 yılında yürütülen ekono­mik program çerçevesindeki ih­racatçıların beklentilerinden de bahseden Eskinazi, “Para politi­kasında sıkı duruşun, TCMB’nin temel politika aracı olan bir haf­ta vadeli repo ihale faiz oranı üze­rinden sürdürüleceğini, yüzde 38 oranında mevcut olan faizlerin gö­rece enflasyona göre yüksek kala­cağını, Türk Lirası’nın reel değeri­ni ise korunmaya devam edeceği­ni öngörüyoruz.

Nominal faizlerin enflasyon üzerinde kalacağını ve pozitif reel faizin ve Türk Lira­sı carry tradenin devam edeceği­ni düşünüyoruz.Enflasyonla mü­cadelede 2025 yılında olduğu gibi 2026 yılında da değerli Türk Lira­sı beklentimizi koruyoruz.

USD/ TL kurunun değer artışının enf­lasyonun 2026 yılında yüzde 30’lu seviyelerden yüzde 24’lü seviyele­re düşüş beklediğimizden ötürü, daha düşük bir artışla yaşanacağı beklentimizi koruyoruz.

EURO/ USD paritesinde ise EURO lehine hareket beklerken, Euro bölgesine ihracat yapanların daha kârlı ola­cağını düşünüyoruz.

Fakat sepet kurda yüzde 20-25’den daha fazla artış beklemiyoruz” diye konuştu.“İhracatçılar olarak kurdan dolayı artış beklemiyoruz”İhracatçının 2026 yılında kur­dan dolayı yurtdışı satış gelirle­rinde enflasyon üzerinde bir artış beklemediklerini ifade eden Es­kinazi, “Kârlılık için, üretim ma­liyetlerini düşürmek yine burada tek seçenek olarak kalıyor.

Makro ihtiyati tedbirlerde bir gevşemeyi henüz görmemekle birlikte, kre­di kanallarında bir rahatlama da beklemiyoruz.

USD bazında kre­di kullanımının 2026 yılında da devam edeceğini düşünüyoruz.

Emek yoğun sektörlerdeki sıkın­tıların devam edeceğini öngörü­yoruz. 2025 yılında tarımdaki üre­tim düşüşünün enflasyon üzerin­de ciddi risk yarattığını, konut ve gıdanın 2026 yılında enflasyon üzerinde yine önemli bir belirle­yici olacağını, bunların da para po­litikasıyla çözülemeyeceğinin gö­rülmesi gerektiğini hatırlatmak isteriz” dedi.“Hedef 1 milyar dolar ihracat”Ege Mobilya Kâğıt ve Orman İh­racatçıları Birliği Başkan Yardım­cısı Hikmet Güngör, 914 milyon dolar olarak gerçekleşen ihracat­larını 2026 yılında 1 milyar dolar seviyesine ulaştırmayı hedefle­diklerini söyleyerek, “2026 yılın­da baskının bir süre daha devam etmesini beklemekle birlikte, sek­törlerimizin uyum gücü sayesinde orta vadeye dair umutlarımızı ko­ruyoruz” dedi.“Ayakta kalmayı başardık”Ege Yaş Meyve Sebze İhracat­çıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak da 2025 yılının sektör için zorlu bir yıl olduğunu söyleyerek, “2025 yılının mart ve nisan ayla­rında yaşadığımız zirai don olay­ları ile kiraz, elma, şeftali ve kayı­sı ürünlerimiz başta olmak üzere birçok üründe büyük kayıplar ya­şadık.

Yine de sektör olarak ayakta kalmayı başardık ve 2025 yılı so­nunda ihracatımızı küçük bir ka­yıpla 1 milyar 232 milyon dolara ulaştırmayı başardık” dedi.“2026 yılını en az hasarla geçirmek istiyoruz”Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhra­catçıları Birliği Başkanı Emre Uy­gun, 2026’nın Türk zeytin ve zey­tinyağı sektörü için daha az hasar­la geçen bir yıl olmasını dileyerek, üretim gücünün tek başına yeterli olmadığını vurguladı.

Türkiye’nin zeytinyağı üretiminde dünya ikin­cisi olabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Uygun, istik­rarlı ve öngörülebilir bir ihracat politikası olmadan bu gücün an­lam taşımadığını söyledi.“Sektörümüz olumlu bir süreç yaşadı”Ege Hububat Bakliyat Yağlı To­humlar ve Mamulleri İhracatçı­ları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, “Tarım sektöründe yapı­lan ihracatın yüzde 34’ü Hubu­bat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri sektörü ihracatı ola­rak dikkat çekmektedir.

Birliği­miz özelinde ise çok daha olumlu bir tabloyla karşı karşıyayız.

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak 2025 yılında yüzde 23 ar­tışla 1 milyar 185 milyon doları ih­racat rakamını yakalamış bulunu­yoruz.

Zorluklara rağmen elde edi­len bu başarı hem üreticilerimizin hem ihracatçılarımızın hem de tüm paydaşlarımızın ortak eme­ğinin güçlü bir sonucudur” dedi.Ege Kuru Meyve ve Mamulle­ri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, iklim koşulla­rından dolayı çok hasar aldıkları­nı söyleyerek, “ Ülkemizde su sı­kıntısı var.

Suyu yönetmemiz la­zım.

Kurumların bir araya gelip strateji belirlemesi lazım.

Bizim çok acil göletlere ihtiyacımız var.

Havza projesi lazım.

Biz 3 yıldır iklim şartlarıyla boğuşurken Gü­ney Afrika, Özbekistan Çin, İran kapasite artırıma giriyor.

Dünya­da zaten güçlü bir rekabet orta­mı var.

İşte burada kurumlar arası ilişki çok önemli” dedi.“Kapasite kullanma oranımızı yukarı çekmeliyiz”Ege Demir ve Demir Dışı Me­taller İhracatçıları Birliği Başka­nı Yalçın Ertan, Türk demir çe­lik sektörünün zorlu bir süreçten geçtiğini belirterek, tonaj bazın­da hâlâ 2021 seviyelerine ulaşı­lamadığını söyledi.

Türkiye’nin dünya demir çelik üretiminde ye­dinci, Avrupa’da ise birinci sırada yer aldığını hatırlatan Ertan, ka­pasite kullanım oranının 2023’te yüzde 73’ten yüzde 50’lere düştü­ğünü, bugün ise yüzde 62 seviye­sinde bulunduğunu belirterek bu oranın yükseltilmesi gerektiğini vurguladı.Maden sektörünün çözüm is­teyen sorunlarından da bahseden Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “Yatı­rımlarda Devlet Yardımları Hak­kında Karar” ile firma merkezinin bulunduğu ilden farklı bir ilde açı­lan ocak veya üretim tesisleri için teşvik belgesi düzenlenememesi sektörümüz için üretim kapasite­si ve istihdam üzerinde mağduri­yet yarattı” dedi.Bağırsakta yok satıyoruzEge Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Birliği Başkanı Bedri Girit, sektörde ihracatın yüzde 7 arttığını belirterek, özellikle 100 milyon dolarlık potansiyele sahip bağırsak ihracatında yüksek talep bulunduğunu, buna karşın bazı ürünlerde uygulanan kotaların ih­racatı sınırladığını ifade etti.“Deri sektörü oyunu kaybetti”Ege Deri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, bu sektörün yüzde 60’ı kaybolur demiştim sene başında, maalesef doğru.

Deri ve deri mamülleri sektörü bu sene yüzde 10’a yakın ihracat kaybı yaşa da yüzde 60’lık bir kapasite kaybı yaşandı.

Sektör maalesef oyunu kaybetti. 2018 yılından bu yana çok iyi bir ivme ile yol alan bir sektör maalesef 2 yıl içinde hiç göze alınamayacak noktalara geldi. 2026 yılı da 2025 yılından farklı olmayacak, bence ihracatımız daha da düşecek.

Açıkçası ihracatımızı artırmaya yönelik hiçbir gelişme görmüyorum.

Kalan yüzde 40’lık kapasitemizin de bu sene yüzde 10’unu yitireceğimiz düşünüyorum. 2026 yılı 2025 ile eş değer olursa çok şanslıyız” dedi.“Hazır giyim sektörünün bu hali içimizi acıtıyor”Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, sektörün uzun zamandır Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri olduğunu ancak, son dönemde Türkiye’nin 4. büyük sektörü durumuna geldiklerini söyleyerek, “2022 yılındaki 21 milyar doları aşkın ihracattan sonra buralara düşmek içimizi acıtıyor.

Bu sektör buralara düşmeyi hak etmedi.

Bugün Türkiye’nin ihracat ortalaması 1,6 dolarken hazır giyimin ortalaması 16 dolar civarında, Ege’nin ise 21 dolar civarında.

Üretimden kaçmadan istihdamı koruyarak sektörün sesine kulak vermek ve bu süreci yönetmek zorundayız” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri