Haber Detayı

Yıllık 21 milyon 200 bin gıda analizi: 'Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yok'
Yaşam haberport.com
08/01/2026 18:21 (20 saat önce)

Yıllık 21 milyon 200 bin gıda analizi: 'Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yok'

Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber: Türkiye'de yılda 21 milyon 200 bin analiz yapılıyor; 730 bin işletme risk esaslı denetimle kontrol ediliyor.

Yıllık 21 milyon 200 bin gıda analizi: 'Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yok'Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde düzenlenen "Gıda Güvenilirliğinde Yeni Yaklaşımlar" konferansında Türkiye'nin gıda denetimlerine ilişkin kapsamlı veriler paylaştı.Denetim verileri ve laboratuvar altyapısıDilber, Türkiye genelinde yaklaşık 730 bin gıda işletmesinin risk esaslı denetim sistemiyle kontrol edildiğini, yılda 222 bin numune alındığını ve toplam 21 milyon 200 bin analiz gerçekleştirildiğini söyledi.Konuşmasında denetim yaklaşımını örneklerle anlattı: "Her işletmenin bir risk puanı vardır ve bu risk puanına göre bazı işletmeler yılda beş kere denetlenirken bazı işletmelere hiç gitmesek dahi olabilir.

Ancak Türkiye’de 730 bin işletme var ve biz bu işletmeleri risk bazlı denetimle denetliyoruz.

Örneği somutlaştırmam gerekirse, bir kasap reyonu olan marketle sıradan bir bakkal benim için aynı değildir.

Kasap reyonu olan markete 5 kere gidersem, bakkala bazen hiç uğramama dahi gerek olmayabiliyor.

Çünkü işletmenin karakteri geri, sahibi titiz oluyor, senden benden daha dikkatli oluyor.

Dolayısıyla bu bizim risk esaslı denetimimizin temelini oluşturuyor.

Denetim rakamlarını geçiyorum ama somutlaştırmak adına söylüyorum. 81 il, 922 ilçede 8 binin üzerindeki denetçimizle biz sizlere güvenilir gıdalar sunmak için dünyadaki çoğu ülkeden daha iyi şartlarda bir gıda denetim sistemine sahibiz.

Riskin oluştuğu dönemlerde sektörel denetimler yapıyoruz.

Mesela bakanlık ile doğrudan ilişkisi olmasa bile bir böcek ailesinin ölmesi sonrasında sektördeki Ortaköy’de bir tane dükkan bırakmadık, her gece gittik.

Ama bakın, sorumluluk böcek ilaçlamasını, biyosidal ilaçlamasını doğru yapmayan bir kişiden kaynaklıydı.

Ama risk arttığı zaman, toplumsal duyarlılık hattında örnek veriyorum; Kurban Bayramı’nda, Ramazan Bayramı’nda, yılbaşı gecesinde arkadaşlarımız denetimde olabiliyorlar.

Bunlara da sektörel denetim diyoruz.

Biz hayvanların yediği gıdaları da denetliyoruz.

Çünkü sağlıklı hayvan, sağlıklı bitki, sağlıklı toplum bakış açısına sahibiz.

Denetlediğiniz şeyin içinde ne var diye sorduğunuz zaman laboratuvar hizmetleri önemli bir noktaya gelir.

Bugün Türkiye’de 41 tane kamu laboratuvarının doğrudan işletmecisi Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı’dır.

Aynı zamanda 97 tane özel gıda kontrol laboratuvarında denetim yetkisi, kuruluş izni ve bununla ilgili tüm işlemleri bakanlık olarak bizler yapıyoruz"."Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yoktur"Dilber, analiz hacmini vurgulayarak şunları kaydetti: "Türkiye’de ben yılda 21 milyon 200 bin analiz yapıyorum.

Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yoktur.

Avrupa Birliği’ndeki 27 ülke ve diğer ülkelerin hiçbirinde bu kadar analiz yükü yoktur.

Daha da somutlaştırıyorum.

Açın cep telefonlarınızı bakın. ’2022 Avrupa Birliği Pestisit Raporu’ diye araştırma yapın.

Avrupa Birliği’nin ekonomik alanındaki ülkelerin toplam yaptığı analiz sayısı, 29 ülkenin toplam analizi 200 bindir.

Bakın rakama.

Benim numune sayım.

Dolayısıyla pestisit analiz raporundan bahsediyorum.

Yani Türkiye’de bazen doğru olmayan şekilde, aflatoksin, okratoksin ile pestisiti ayıramayan arkadaşlar internette çıkıp pestisit kalıntısını gözlüyorlar.

Çoğu Avrupa Birliği ülkesinde üç tane laboratuvarla koca ülkenin adını duyarsınız, bazen bir tane laboratuvar vardır.

Almanya gibi bir ülkedeki laboratuvar sayısını bilmiyorum ama 10’a, 15’e geçeceğini düşünmüyorum.

Türkiye’de şu anda 41 tane kamu laboratuvarı var.

Benim Bafra’da ürettiğim kapya biber Mersin’e analiz edilmeye gidiyordu.

Bu sorunu çözdük.

Kapya biber Mersin’e gidiyor mu?

Şu an gitmiyor.

Gitmiyor olmasının tek bir sebebi var.

Cihazımız var, müdürümüz var, arkadaşlarımız var.

Samsun’da bu analiz yapılabildiği için vatandaşın kapya biberi buradan Mersin’e gitmiyor.

Bunlar büyük bir başarıdır arkadaşlar.

Bu burada yapılıyor olmasa, Türkiye’de yapılıyor olmasa biberlerimiz, domateslerimiz gider, Almanya’daki Eurofins laboratuvarında analiz edilir, sonucu çıkınca ihracata izin veririz.

Mikrobiyolojik analizler yapıyoruz.

Bakın İstanbul’daki olay eninde sonunda döndü dolaştı, gıda kaynaklı olmadığı ortaya çıktığında işte bu gücümüz bizi ayakta tuttu.

Çünkü biz laboratuvar sonuçlarında midyeciyi bir ay içeride yatırdık, adam iflas etmek noktasına geldi.

Kumpirciyi yatırdık içeride ama baktık ki adam masum, tüm numuneleri tertemiz.

Dolayısıyla bu güçler gerçekten kamunun gücü, sizin gücünüz, sizin gibi çalışan arkadaşların ürettiği hizmetler.

Bu konuda da bakanlık olarak gayet iyi noktadayız.

Türkiye’de son bir yılda 200 bin tane vatandaşımız bize ulaşmış. ’Şu gıdada şu sıkıntı var, bu gıdada bu sıkıntı var’ demiş.

Ama biz dikkate aldığımız 145 bin konuyu sonuçlandırmışız".Ziraat eğitimi ve nitelikli insan kaynağıZiraat Fakültesi Dekanı Muharrem Özcan ise üniversite yerleştirmeleri ve ziraat fakültelerinin niteliğine dair uyarılarda bulundu: "Her sene 3 milyonun üzerinde öğrenci ÖSYM sınavlarına giriyor.

Üniversiteye yerleştirmeler oldu.

Son yıllarda yerleşme oranları yüzde 100’e çıktı.

Ziraat fakültelerinde de bu oranlara ulaşıldı.

Ben bunun doğru bir ölçek olduğunu düşünmüyorum.

Burada önemli olan öğrenci sayısı değil, gelen öğrencilerin hangi yüzdelik dilimde ve hangi profilden geldiğine bakmak lazım.

Bir çocuk ziraat fakültesine yerleşmişse ailesine başsağlığı ya da teselli verir gibi konuşuluyor.

En azından boşta kalmamış gibi yaklaşılıyor.

Halbuki dünyanın en değerli mesleklerinden birini icra ediyoruz.

Genellikle her fakültede tarımla ilgili bölümler yer alıyor.

Bu durum maalesef ziraat mühendisi olarak nitelikli eleman çıktımızı olumsuz yönde etkiliyor.

Fakülte açmak yerine mevcut fakültelerin altyapısını iyileştirmek, zayıf olanların ise bölüm sayılarını azaltarak daha verimli, daha ekonomik ve hem insan kaynağı hem de çıktılarının ülke ekonomisine yapacağı katkılar açısından bu yöne yönelmek gerektiğini düşünüyorum".Programda ayrıca OMÜ Rektörü Yardımcısı Prof.

Dr.

Çetin Kurnaz, Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Samsun Şube Başkanı Prof.

Dr.

Ferhat Uzun ve Samsun Ziraat Mühendisleri Odası'ndan Havva Yurdunuseven Bayzat da konuştu.

Akademik aşama kaydeden doktor öğretim üyelerine yapılan "Biniş Takdim Töreni"yle program son buldu.

TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI GIDA VE KONTROL GENEL MÜDÜRÜ ERSİN DİLBER, SAMSUN’DA "GIDA GÜVENİLİRLİĞİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR" KONULU KONFERANSTA YAPTIĞI KONUŞMADA, TÜRKİYE’DE YÜRÜTÜLEN GIDA DENETİMLERİNDE YILLIK 21 MİLYON 200 BİN ANALİZ YAPTIKLARINI BELİRTEREK, BU RAKAMIN DÜNYADAKİ BİRÇOK ÜLKENİN ÇOK ÜZERİNDE OLDUĞUNU SÖYLEDİ.

İlgili Sitenin Haberleri