Haber Detayı

Sadece psikolojik değil: Kaygının nedeni kolin eksikliği olabilir!
Viral liste ahaber.com.tr
08/01/2026 17:15 (21 saat önce)

Sadece psikolojik değil: Kaygının nedeni kolin eksikliği olabilir!

Yayımlanan bir bilimsel araştırma, kaygının sadece düşüncelerle ilgili olmayabileceğini ortaya koydu. Çalışmaya göre beyinde düşük kolin seviyeleri, kaygı belirtilerinin artmasına yol açabiliyor.

Kaygı; kalp çarpıntısı, huzursuzluk ve sürekli gergin hissetme gibi belirtilerle birçok kişinin günlük yaşamını zorlaştırıyor.

Çoğu zaman bu durumun yalnızca psikolojik olduğu düşünülüyor.

Ancak yayımlanan bir araştırma, kaygının beyin kimyası ve beslenmeyle de bağlantılı olabileceğini ortaya koyuyor.

Düşük Kolin Seviyesi Kaygıyı Artırabilir Biological Psychiatry dergisinde yayımlanan bir meta-analiz çalışması, anksiyete bozukluğu bulunan bireylerin beyinlerinde kolin düzeylerinin düşük olduğunu ortaya koydu.

ZME Science haberine göre; çalışmanın ortak yazarlarından, psikiyatri alanında görev yapan Jason Smucny, bu bulgunun önemini şöyle özetliyor: 'Bu çalışma, anksiyete bozukluklarında beyindeki kimyasal bir örüntüyü gösteren ilk meta-analizdir.

Bu, uygun kolin takviyesi gibi beslenme yaklaşımlarının beyin kimyasını yeniden düzenlemeye ve hastalar için sonuçları iyileştirmeye yardımcı olabileceğini düşündürmektedir.' Kolin Nedir ve Neden Önemlidir?

Kolin, vücudun sınırlı miktarda üretebildiği, esas olarak besinler yoluyla alınması gereken temel bir besin maddesidir.

Beyin sağlığı açısından kolinin öne çıkan işlevleri şunlardır: Hücre zarlarının yapısal bütünlüğünü destekler.

Hafıza ve dikkatle ilişkili nörotransmitterlerin sentezinde rol oynar.

Sinir liflerini koruyan miyelin kılıfının korunmasına katkı sağlar.

Kaygı ve Kolin Arasındaki Kısır Döngü Araştırmacılara göre kaygı bozukluklarında beyinde sürekli yüksek düzeyde bir uyarılma durumu bulunuyor.

Bu durum stres hormonlarının artmasına yol açıyor.

Sürekli devrede olan stres yanıtı, miyelinin onarım süreçlerini hızlandırırken bu süreçte yüksek miktarda kolin tüketiliyor.

Sonuç olarak ortaya çıkan tablo şu şekildedir: Artan stres → kolin tüketiminin yükselmesi Omega-3 Bağlantısı Dikkat Çekiyor Araştırmada öne çıkan bir diğer nokta ise kolin ile Omega-3 yağ asitleri arasındaki ilişki.

Kolin, beyne taşınırken çoğu zaman DHA gibi Omega-3 yağ asitleriyle aynı taşıyıcı mekanizmaları kullanıyor.

Bu durum, balık yağı takviyelerinin bazı bireylerde kaygı belirtilerini hafifletmesinin olası nedenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Kolin Hangi Besinlerde Bulunur?

Vücudun günlük kolin ihtiyacını karşılamak için beslenme büyük önem taşır.

Kolin açısından zengin başlıca kaynaklar arasında yumurta, baklagiller, kuruyemişler, brokoli ve karnabahar gibi turpgiller yer alır.

Uyarı: Bu haber genel bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye yerine geçmez.

Kaygı belirtileri yaşayan kişilerin besin takviyelerini doktora danışmadan kullanmamaları ve profesyonel destek almaları önerilir.

İlgili Sitenin Haberleri