Haber Detayı

Numan Kurtulmuş'tan Venezuela Açıklaması: "Bütün İnsanlığın Ortak Şekilde Buna Karşı Durması Gerektiği Kan...
Güncel haberler.com
08/01/2026 13:35 (21 saat önce)

Numan Kurtulmuş'tan Venezuela Açıklaması: "Bütün İnsanlığın Ortak Şekilde Buna Karşı Durması Gerektiği Kan...

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Suriye'deki gelişmeler Türkiye'yi yakinen ilgilendiriyor. Türkiye olarak devletin bütün ilgili kurum ve kuruluşları bu süreçle ilgili her türlü takibi yakinen yapıyorlar. Bizim amacımız bir an evvel şu anda Halep'te görülen bu tür çatışmaların bir an evvel sonlandırılması, ateşkese bir an evvel bütün tarafların uyması ve Suriye'de gerçekten halkın ihtiyacı olan çoğulcu, demokratik bir rejimin çok hızlı bir şekilde kurulmasıdır. Türkiye, bununla ilgili her türlü desteği vermeye de hazırdır" dedi. Kurtulmuş, ABD'nin Venezuela'ya saldırısına ilişkin ise, "Bu orman kanunlarının işlerliğini dünyanın büyük devletlerinden birisi tarafından ayan beyan gösterilmez. Fevkalade vahim bir durumdur. Bunun için bütün insanlığın yine ortak bir şekilde buna karşı durması gerektiği kanaatindeyim" ifadelerine yer verdi.

(TBMM) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Suriye'deki gelişmeler Türkiye'yi yakinen ilgilendiriyor.

Türkiye olarak devletin bütün ilgili kurum ve kuruluşları bu süreçle ilgili her türlü takibi yakinen yapıyorlar.

Bizim amacımız bir an evvel şu anda Halep'te görülen bu tür çatışmaların bir an evvel sonlandırılması, ateşkese bir an evvel bütün tarafların uyması ve Suriye'de gerçekten halkın ihtiyacı olan çoğulcu, demokratik bir rejimin çok hızlı bir şekilde kurulmasıdır.

Türkiye, bununla ilgili her türlü desteği vermeye de hazırdır" dedi.

Kurtulmuş, ABD'nin Venezuela'ya saldırısına ilişkin ise, "Bu orman kanunlarının işlerliği dünyanın büyük devletlerinden birisi tarafından ayan beyan gösterilmez.

Fevkalade vahim bir durumdur.

Bunun için bütün insanlığın yine ortak bir şekilde buna karşı durması gerektiği kanaatindeyim" ifadelerine yer verdi.TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla parlamento muhabirleriyle bir araya geldi.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ortak rapor yazım çalışmalarına ve Suriye'de yaşanan son gelişmelerin komisyon çalışmalarına etkisi üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Komisyonda görev alan bütün siyasi partilerin yöneticilerine ve komisyon üyelerine teşekkür eden Kurtulmuş, şunları söyledi: "Bundan sonra çok titiz bir şekilde ortaklaşılan noktaları çoğaltarak, şu anda ayrışmış gibi görülen noktalarda da eğer yapılabilirse bir mutabakat ortaya konarak nihai raporu hazırlayacağız.

Bunun çok uzamayacağını ümit ediyorum.

İki toplantı yaptık; komisyonda temsil edilen grubu bulunan partilerin temsilcileriyle.

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim; toplantılara katılan arkadaşlarımızın hepsi büyük bir iyi niyetle ve uzlaşma arayışı içerisinde toplantıları sürdürüyorlar.

Çok uzun olmayan bir vadede ümit ediyorum ki herkesin mutabık kalacağı, hiçbir muhalefet şerhinin altına konulmayacağı güçlü bir metin kamuoyuyla paylaşılacak.

Tabi ki bunlar, bu komisyonun çalışmaları tavsiye niteliğinde olacağı için, burada özellikle örgütün silahlarını bırakmasının tespit edilmesinden sonra yapılacak olan yasal düzenlemelerle ilgili teklifler Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'na sunulacak.

Bundan sonrası Meclis Genel Kurulu'nun işidir.

Partilerin çalışmalarıyla tespit edilen, tavsiye edilen konulardaki yasal hazırlıkların yerine getirilmesidir."Suriye'deki gelişmeleri gün gün, hatta saat saat yakinen takip ediyoruz"Suriye'deki gelişmeleri gün gün, hatta saat saat yakinen takip ediyoruz.

Son derece kırılgan bir ortam olduğunu biliyoruz.

En başından itibaren, Suriye devriminin gerçekleştiği dakikadan itibaren söylediğimiz şey şudur; biz Suriye'nin toprak bütünlüğünün hem Suriye'nin geleceği için hem de bölgemizin geleceği için fevkalade hassas olduğunu düşünüyorduk.

Dolayısıyla Suriye'nin toprak bütünlüğünü zedeleyecek hiçbir gelişmeye müsaade edilmemesi Suriye halkının menfaatinedir.

Ayrıca Suriye'de yeni yönetimin katılımcı, çoğulcu bir anlayışla bütün toplumsal kesimlerin temsil edildiği yeni bir düzeni, yeni bir sistemi Suriye'de inşa etmesi de Türkiye'nin önemli önceliklerinden birisidir.

Şimdiye kadar zaten çok çekmiş olan, uzun yıllar iç savaştan, uzun yıllar boyunca süren diktatör bir rejimden çok çekmiş olan Suriye halkının artık herkesin temsil edildiği güçlü bir demokratik yapıya her şeyden fazla ihtiyacı olduğu ortadadır.

Bunun için de toplumdaki bütün farklı kesimlerin temsil edildiği bir yönetim anlayışını teşvik ediyoruz.

Bu konuda da fikirlerimizi, telkinlerimizi hem Suriye yönetimine hem de ilgili taraflara sürekli ifade etmeye çalışıyoruz."SDG'nin bir an evvel Suriye'nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım"Tabi ki bizim bölgedeki politikadaki yaklaşımlarımızla özellikle bazı ülkelerin bölge politikalarındaki yaklaşımları arasında çok büyük bir zıtlık olduğunu da ifade etmek zorundayız.

Biz Türkiye olarak bu bölgenin Türklerinin, Kürtlerinin, Araplarının, Acemlerinin, Sünnilerinin, Şiilerinin, Müslümanlarının, gayrimüslimlerinin herkesin birlikte, beraber yaşamasını; yani daha fazla entegrasyonun ve iş birliğinin esas olduğu bir siyasi istikamette işlerimizi görmeye gayret ediyoruz.

Buna karşı da Suriye'nin bütün unsurlarının uyanık olması gerektiğini ifade etmek isterim.

Çok net söylüyorum; İsrail, Suriye'deki Sünni Arapları sevmiyor da İsrail Suriye'nin Kürtlerini seviyor değildir.

İsrail için bölgenin bütün halkları, kendi tabirleriyle o Siyonist ideolojinin çarpık yaklaşımıyla goyimdir; yani kendilerine itaat etmek zorunda olan kölelerdir.

Dolayısıyla bölge halklarının ve özellikle Suriye bağlamında Suriye'deki bütün unsurların birliği, beraberliği, kardeşliği, entegrasyonu; bir arada yeni bir Suriye inşa etme idealini esas almaları lazım ve 10 Mart mutabakatında varılmış olan çerçeve içerisinde, Suriye'de özellikle SDG'nin de bir an evvel Suriye'nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım."Zaman zaman da kolaylaştırılarak bu sürecin tamamlanması lazım"Bizim için bu sürecin başlangıcındaki önemli noktalardan birisi İmralı'dan gelen çağrıydı.

Hatırlayınız, o çağrıda da, 27 Şubat çağrısında da esas mesele artık örgütün silahlı mücadeleyi geride bıraktığı ve örgütün bütün unsurlarıyla birlikte, altını çizerek söylüyorum, silah bırakmasının ortaya konduğu bir iradeydi.

Biz Türkiye olarak bunu esas alırız.

Yani asıl olan PKK'nın bütün unsurlarıyla birlikte silah bırakmasıdır ve bunun için de sürecin hızlandırılarak, zaman zaman da kolaylaştırılarak bu sürecin tamamlanması lazım.

Evet, Suriye'deki gelişmeler Türkiye'yi yakinen ilgilendiriyor.

Türkiye olarak devletin bütün ilgili kurum ve kuruluşları bu süreçle ilgili her türlü takibi yakinen yapıyorlar.

Bizim amacımız bir an evvel şu anda Halep'te görülen bu tür çatışmaların bir an evvel sonlandırılması, ateşkese bir an evvel bütün tarafların uyması ve Suriye'de gerçekten halkın ihtiyacı olan çoğulcu, demokratik bir rejimin çok hızlı bir şekilde kurulmasıdır.

Türkiye, bununla ilgili her türlü desteği vermeye de hazırdır.""Partilerin nasıl bir eylem yapacağını buna ben karar verecek değilim"Kurtulmuş, CHP'nin emekli maaşlarına düzenleme yapılması için TBMM Genel Kurulu'nda başlatacaklara eyleme ilişkin ise, "Herhangi bir partiden nasıl bir eylem yapacağını buna ben karar verecek değilim.

Ama şunu söyleyeyim; Türkiye Büyük Millet Meclisi her fikrin konuşulabileceği yerdir.

Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarının da nezaketi bakımından, çalışmaların akışını bozmayacak şekilde partilerin bu sürece katkı sunmaları lazım.

Yani Meclis'i kilitlemek, Meclis çalışmalarını gerçekleştirmemek gibi bir eylemi herhalde CHP'liler de düşünmez diye ümit ediyorum" dedi."Milletvekilinin başka bir partiye geçmesi konusunda en ufak bir engel yoktur"Yeni anayasaya ilişkin soruları yanıtlayan Kurtulmuş, Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu belirterek, terörün bitirilmesinin ardından yeni anayasa çalışmalarının TBMM'nin önünde bir ödev olarak bulunduğunu belirtti.

Partiler arası artan milletvekili transferlerini değerlendiren Kurtulmuş, "Her dönem milletvekili transferleri oldu.

Bu öncelikli olarak milletvekillerinin kendi kişisel tercihleridir.

Dolayısıyla buna bizim söyleyecek bir durumumuz yok.

Ancak birtakım yasal düzenlemeler yapılır.

İç tüzük düzenlemeleri çerçevesinde bununla ilgili belli bazı adımlar atılırsa o başka bir konu.

Bugün itibariyle baktığımızda herhangi bir milletvekilinin başka bir partiye geçmesi konusunda en ufak bir engel yoktur ve bu durum doğrudan milletvekillerinin kendi tercihidir" ifadelerini kullandı. "ABD, orman kanunlarının geçerli olduğu döneme hızlı bir giriş yaptı"Kurtulmuş, ABD'nin Venezuela'ya saldırısı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun kaçırılmasına ve Gazze'deki soykırıma ilişkin ise şunları söyledi: "Dünyanın hiçbir uluslararası kurum ve kuruluşunun artık fiili olarak bir fonksiyonu kalmamıştır.

Böyle bir dünya artık uluslararası hukukun geçerli olduğu bir dünya değil, orman kanununun geçerli olduğu bir dünyadır.

Gazze'deki bu soykırıma taraf olanlar, destekleyenler ya da soykırıma sessiz kalanların en büyük yanlışlığı dünyada orman kanununun geçerli olduğu bir dönemin açılmasına vesile olmalıdır.

İkincisi; Amerika Birleşik Devletleri'nin tabii bu kapı açıldıktan sonra artık bu kapıdan kimlerin nasıl gireceği bilmiyoruz.

Amerika Birleşik Devletleri açılan bu uluslararası hukuksuzluk döneminin orman kanunlarının geçerli olduğu döneme o da çok hızlı bir şekilde hemen yeni yılın başıyla birlikte giriş yaptı ve maalesef uluslararası bakımdan kendi egemenliği olan bağımsız bir ülkenin devlet başkanını hangi gerekçeyle olursa olsun maalesef dünyanın gözü önünde naklen yayınlar yaparak gece baskını yaparak yatağından alarak yargılamaya başladı.

Bu tamamıyla uluslararası hukukun paramparça edilmesidir, ayaklar altına alınmasıdır.

Bunun asla tasvip edilmesi mümkün değildir.Bu orman kanunlarının işlerliği dünyanın büyük devletlerinden birisi tarafından ayan beyan gösterilmez.

Fevkalade vahim bir durumdur.

Bunun için bütün insanlığın yine ortak bir şekilde buna karşı durması gerektiği kanaatindeyim.

Biz başından itibaren siyasi hayatımız boyunca hep bir şey söyledik ve maalesef üzülerek ifade ediyorum ki tespitlerimizin zaman içerisinde ne kadar haklı olduğu hep ortaya çıktı.

Biz şunu söylüyoruz; yeni bir küresel sisteme ihtiyaç var.

Bu küresel sistemin de ana kaidesi insanların yaratılışta eşitliği, devletlerin de egemenlikte eşitliği prensibi olmalıdır.

Bu en son Venezuela saldırısında da devletlerin egemenlikte eşitliği prensibinin asla göz önünde bulundurulmadığını açıkça ortaya koydu.

Kabul edilemez ve maalesef yeni bir döneme, yeni bir düzensizliğe doğru iş gidiyor."

İlgili Sitenin Haberleri