Haber Detayı
Merdan Yanardağ: Spor olsun diye casusluk yapmışız
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile gazeteci Merdan Yanardağ ve Necati Özkan'ın yargılandığı “siyasal casusluk” davanın ilk duruşmasının ikinci günü tamamlandı. Duruşmada ifade veren Necati Özkan “Veri kullanan birisi olsam, salak mıyım onu Dark Web'e yükleyeyim de başkaları da kullansın?” derken Merdan Yanardağ ise “Spor olsun diye casusluk yapmışız” ifadelerini kullandı.
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün hakkında “siyasal casusluk” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşmasının ikinci günü tamamlandı.Duruşma, İstanbul 25.
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde bulunan 4 No’lu duruşma salonunda yapıldı.Yanardağ, Özkan ve Gün’ün hazır bulunduğu duruşmaya İmamoğlu katılmadı.
İmamoğlu, hemen yan tarafta bulunan 1 no’lu salonda, İBB davasındaki sanık sandalyesinde yerini aldı.TÜM SANIKLAR SAVUNMASI TAMAMLADIDün, savunmaları ve çapraz sorguları tamamlanan Hüseyin Gün ile Ekrem İmamoğlu’nun ardından, bugün de gazeteci Merdan Yanardağ hakim karşısına çıkarak savunmasını yaptı.
Özkan ve avukatlarının da beyanlarını sunmasıyla birlikte, davada yargılanan tüm sanıkların savunma süreci tamamlanmış oldu.Duruşma savcısının ise yarın mütalaasını mahkemeye sunması bekleniyor.
Mütalaanın açıklanmasının ardından sanıklar ve avukatları da görüşe karşı savunmalarını yapacak.İstanbul 25.
Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Merdan Yanardağ savunma yaptı."SPOR OLSUN DİYE, HOBİ OLSUN DİYE CASUSLUK YAPMIŞIZ"Yanardağ savunmasında, "Dün iki savunma izledik.
Birisi, kısa bir süre sonra bu ülkede Cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu'ydu.
Diğeri bu davaya temel teşkil eden Hüseyin Gün.
Ekrem İmamoğlu'nun savunmasından da görüldüğü gibi bu dava siyasal niteliğe sahiptir.
Umuyorum ki bu davaların sonunda Silivri'den Türkiye'ye bir Cumhurbaşkanı çıkacak.
Spor olsun diye casusluk yapmışız.
Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım, hobi olsun diye" dedi."BİLGİ VE BELGE VAR MI, YOK"Yanardağ savunmasının devamında, "Yabancı bir ülkeye gerek yokmuş, yabancı bir istihbarat örgütüne de gerek yok savcılara göre çünkü bulamadılar.
Eğer yabancı bir örgüt yoksa, yabancı bir devlet lehine yapılmamışsa, Türk Ceza Kanunu'nun 328. maddesi okuyalım.
Ne diyor?
Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin eden kimseye 15 yıldan 20 yıla kadar ceza verilir.
Madde bu.
Devletin niteliği gereği gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri ele geçireceksiniz.
Böyle bilgi ve belge var mı, yok.
Nasıl ele geçirildiği belli mi, o da yok.
Savcının tezinde yabancı devlete gerek yok, peki yabancı bir örgüt var mı, o da yok" ifadelerini kullandı."İZLEYİCİ SPONSORU OLMAK İÇİN HESAP NUMARALARINI VERMİŞİZ, HÜSEYİN GÜN'ÜN MANEVİ ANNESİ DESTEKÇİMİZDEN BİRİDİR"Merdan Yanardağ savunmasının devamında "Operasyonun iki temel amacı var .
Birincisi Tele1'e el koymak, beni ve arkadaşlarımı susturmaya çalışmak.
Tele1 TV'ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz.
Bunların hepsi açık kaynaklar, bizim sitelerimizde bunlar.
Canlı yayında yaptığım çağrılar var.
Bu davaya konu olan, benim tanıdığım Seher Alaçam (Hüseyin Gün'ün manevi annesi) bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir.
Ben Hüseyin Bey'i çok tanımam.
Seher Alaçam'ın yanında ve onun oğlu olarak tanıdım kendisini.
Biz her programda, seyircilere sorularını, görüşlerini ve eleştirilerini yazmaları için çağrı yaparız.
İzleyiciden soru alınır, talimat alınmaz.
Hiç kimseden talimat alınmaz" dedi."TELE1 ÜZERİNDEN MANİPÜLE ETMİŞİZ VE EKREM BEY SEÇİMİ O NEDENLE KAZANMIŞ, DELİ SAÇMASI"Yanardağ savunmasının devamında "İddianame şunu iddia ediyor, Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış.
Deli saçması.
Ben Tele1 üzerinden Hüseyin Gün'ün talepleri doğrultusunda Ekrem İmamoğlu lehine bir algı operasyonu yapmışım.
Hüseyin Bey'i dinledik.
Hüseyin Bey'in ifadesinde böyle bir şey yok. ‘Merdan Yanardağ basın ayağında yer almıştır' demiyor.
Niyet mi okuyorsunuz yahu siz?
Bu nasıl bir savcılık makamı?
Biz izleyicilere çağrı yaptık ve bir destek istedik Tele1 olarak.
Hüseyin Gün'ü yanlış hatırladık kanaatindeyim.
Annesi Seher Alaçam bize ufak tefek desteklerde bulundu.
Ben bir kere kimseden doğrudan para almam.
Biz bunu izleyici sponsorluğu diye bir kuruma dönüştürdük.
Biz demokratik ve şeffaf bir finansman modeline sahibiz" ifadelerini kullandı.VALLAHİ BEN SAVCILIĞIN KEMAL KILIÇDAROĞLU AŞKINI ANLAYABİLMİŞ DEĞİLİMMerdan Yanardağ, "Başka kanıt bulamamışlar Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığımız programı örgütün yönlendirmesiyle gerçekleştirilmiş bir televizyon etkinliği olarak planlamışlar.
Vallahi ben savcılığın Kemal Kılıçdaroğlu aşkını anlayabilmiş değilim.
Aralarından su sızmıyor, bütün güçleriyle Kemal Bey'i korumaya çalışıyorlar.
Şimdi Kemal Bey'le uzun yıllara dayanan bir ilişkimiz hatta bir dostluğumuz olduğunu söyleyebiliriz.
Kemal Bey'i sıkıştırmışız sorularımızla yahu gazetecinin görevi sıkıştırmaktır.
Ekrem İmamoğlu lehine algı oluşturmuşuz.
Niye?
Ne demişiz?
Peki, savcılık burada hangi suçu bulmuş ve hangi soru bana talimatla gelmiş ve onu sormuşum bu yok" dedi."HÜSEYİN GÜN KİM BENİM BU ADAMLA NE İLİŞKİM OLABİLİR?"Necati Özkan savunmasında, "Bu davada 6 buçuk aydır tutukluyum. 14 aydır da İBB ana davasından tutukluyum.
Her iki davada da herhangi bir suç işlemediğimi, kanuna, ahlaka, adaba aykırı hiçbir iş yapmadığımı çok iyi biliyorum.
Bu olayın başlangıcından başlamak istiyorum.
Televizyon kanalını açtığımda Tele1 ve Merdan Yanardağ’a ilişkin bir soruşturmanın başlatıldığı haberini gördüm.
Sonra davanın içerisinde benim adımın da geçtiğini gördüm.
Hüseyin Gün diye bir isimden bahsediliyor, benim adımdan bahsediliyor ve Ekrem İmamoğlu’ndan bahsediliyor.
Şaka gibi inanamadım.
Hakikaten rüyada mıyım diye kendimi çimdik attım.
Hafızamı zorladım Hüseyin Gün kim, benim bu adamla ne ilişkim olabilir?
En ufak bir şey hatırlayamadım" dedi.“VERİYİ KULLANAN BİRİSİ OLSAM, SALAK MIYIM ONU DARK WEB'E YÜKLEYEYİM”Necati Özkan, "Merdan Yanardağ ile hayatımda iki kez bir araya geldim.
Biri dün, biri bugün burada.
Ben Hüseyin Gün’den herhangi bir veri talep etmedim.
Dün kendisine de sordum huzurunuzda.
Herhangi bir veri talep etmedim, herhangi bir rapor talep etmedim, herhangi bir veri paylaşmadım.
Zaten ifadelerinde de buna ilişkin hiçbir şey yok.
İddianame diyor ki, İBB veri tabanına ait olduğu tespit edilen veriler üzerinden çok sayıda vatandaşın kişisel bilgilerine erişim sağlandığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi veri tabanında bulunan ve özünde sır niteliğinde olan bilgilerin Dark Web olarak bilinen ve internetin karanlık oda alemi olarak nitelenen platforma Ekrem İmamoğlu talimatıyla Necati Özkan tarafından yüklendiği.
Bir kere ben dijitali bilmem, veriyi bilmem, ben 67 yaşındayım.
Ben dijitale doğmuş bir insan değilim, bilmem bu alanı.
Ayrıca ben veriyi kullanan birisi olsam, dijitalde bir şeyler yapan birisi olsam çok affedersiniz ama salak mıyım onu Dark Web'e yükleyeyim de başkaları da kullansın?
Niye onu kendime saklamayayım?" dedi."DEVLETİN UZMANLARI BAKMADILAR MI WİCKR'E"Özkan, "İddianame diyor ki ‘Hüseyin Gün'ün kripto program olan ve farklı suç örgütlerince kullanılan Wickr isimli haberleşme programını kullandığı ve Necati Özkan ile tüm görüşmelerini bu program üzerinden gerçekleştirdiği.’ Ben alındığımda cep telefonuma el konuldu.
Sorar sormaz cep telefonumun şifrelerini verdim.
Cep telefonum 14 aydır devlette.
Devletin uzmanları bakmadılar mı Wickr'e?
Benim cep telefonumda Wickr buldular mı?
Ben FaceTime kullanamıyor muyum ya da ben Telegram kullanamıyor muyum?
Niye ben başka bir şey illa da bir şey indireyim de onu öğrenmeye çalışayım?" ifadelerini kullandı.Necati Özkan’a mahkeme başkanı tarafından "Wicker denilen programı kullanmadım dediniz.
Oradaki o vuruşlar, o linkler size ait değil o zaman?" sorusu soruldu.
Özkan, "Asla, değil, bana ait değil efendim.
Hüseyin Bey tersine bir şey söyledi ama yanlış hatırladığını düşünüyorum.
Ya da etkin pişmanlık ifadesinin gereğinin bu olduğunu düşündüğünü düşünüyorum" yanıtını verdi.Duruşma savunmaların ardından yarına ertelendi.