Haber Detayı

Uzmanlardan hantavirüs uyarısı: Panik yok, risk ciddi
Sağlık nefes.com.tr
10/05/2026 11:03 (8 saat önce)

Uzmanlardan hantavirüs uyarısı: Panik yok, risk ciddi

MV Hondius adlı keşif kruvaziyerinde üç yolcunun hayatını kaybetmesi, nadir görülen Andes hantavirüsü türüne maruz kalan yolcu ve mürettebatın izlenmesi için uluslararası bir takip süreci başlattı. Uzmanlar paniğe gerek olmadığını, ancak riskin ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor.

Keşif kruvaziyeri MV Hondius’ta üç yolcunun yaşamını yitirmesi, nadir görülen Andes hantavirüsü türüne ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı.

Yetkililer, virüse maruz kalmış olabilecek yolcu ve mürettebatı tespit etmek için uluslararası düzeyde çalışma yürütüyor.Salgın, çoğu kişinin kırsal alanlarda kemirgen temasıyla ilişkilendirdiği hantavirüse yönelik kamuoyu kaygısını artırırken, virüsün insandan insana bulaşma ihtimalinin daha yaygın hale gelip gelmeyeceği sorusunu da gündeme getirdi.Fortune'a konuşan UC Riverside School of Medicine’dan virolog Dr.

Scott Pegan ve Tufts Üniversitesi Cummings School of Veterinary Medicine’dan veteriner halk sağlığı uzmanı Dr.

Marieke Rosenbaum, aynı noktaya dikkat çekiyor: Paniğe kapılmamak gerekiyor, ancak durum ciddiyetle ele alınmalı.GEMİ ORTAMI BULAŞ RİSKİNİ ARTIRDIHantavirüs, bilinen geçmişi boyunca çoğunlukla kemirgenlerle yakın temas sonucu ortaya çıkan bir hastalık olarak değerlendirildi.

Tozlu ahırlar, fare istilasına uğramış kulübeler ve tahıl depoları, tipik risk alanları arasında yer aldı.MV Hondius’ta görülen Andes türü ise sıra dışı bir özellik taşıyor.

Bu türün insanlar arasında yayılabildiği düşünülüyor.

Ancak Dr.

Scott Pegan’a göre gemideki koşullar olağan dışıydı.Pegan, virüsün tükürükte daha yüksek yoğunluğa ulaşmış olabileceği hipotezine dikkat çekti.

Kruvaziyer gemilerinin kapalı ve sınırlı ortamları nedeniyle virüslerin yayılması için elverişli koşullar oluşturabildiğini belirtti.Buna karşın Pegan, Andes virüsünün COVID-19 gibi davrandığı anlamına gelmediğini vurguladı.

Buradaki bulaşın, hastane kaynaklı ya da çok yakın temasla gerçekleşen yayılmaya benzediğini söyledi.İNSANDAN İNSANA BULAŞ RİSKİ DÜŞÜKDr.

Marieke Rosenbaum da gemideki koşulların olağanüstü olduğunu belirtti.

Rosenbaum’a göre hantavirüsün insandan insana bulaşma riski çok düşük.Rosenbaum, yolcuların evde hastalanmaları halinde muhtemelen evde kalacaklarını ve daha az kişiye maruz kalacaklarını ifade etti.

Kruvaziyer ortamı ise dar alanlar, ortak yaşam alanları ve yakın temas nedeniyle bulaş ihtimalini artıran özel bir durum yarattı.Uzmanlara göre bu olay, genel halk için hantavirüs riskinin değiştiği anlamına gelmiyor.ASIL RİSK TEMAS DEĞİL, TEMİZLİK SIRASINDA ORTAYA ÇIKIYORPegan ve Rosenbaum, hantavirüste ortalama kişi için en önemli riskin hâlâ kemirgen idrarı, dışkısı veya tükürüğünden yayılan parçacıkların solunması olduğunu belirtiyor.Pegan, ABD’deki vakaların çoğunlukla fare ya da sıçan istilasına uğramış alanların yeterli koruyucu ekipman kullanılmadan temizlenmesi sırasında ortaya çıktığını söyledi.

Bu tür temizliklerde kurumuş idrar ve dışkı parçacıkları havaya karışabiliyor ve solunum yoluyla vücuda girebiliyor.Rosenbaum da kemirgen idrarı veya dışkısı bulunan alanların dikkatli temizlenmesi gerektiğini belirtti.

Eldiven ve maske kullanılması, alanın süpürülmeden önce ıslatılması ve ortamın havalandırılması gerektiğini vurguladı.Uzmanlar, bu tür alanlarda süpürge ya da elektrikli süpürge kullanılmaması gerektiğinin altını çiziyor.

Çünkü kuru parçacıkların havaya karışması soluma riskini artırabiliyor.KAPALI ALANLAR DAHA TEHLİKELİRosenbaum’a göre en tehlikeli maruziyetler genellikle kapalı alanlarda yaşanıyor.

Çatı araları, bodrumlar, depolar ve havalandırması sınırlı kapalı alanlar daha yüksek risk taşıyor.Bu tür ortamlarda kemirgen kalıntıları havaya karıştığında parçacıkların dağılacak alan bulamaması, soluma riskini artırıyor.Uzmanlar, sokakta bir sıçan görmenin tek başına paniğe neden olmaması gerektiğini belirtiyor.

Asıl risk, kemirgen kalıntılarının bulunduğu kapalı ve tozlu alanlarda temizlik yapılırken ortaya çıkıyor.BELİRTİLERDE SEYAHAT GEÇMİŞİ ÖNEMLİUzmanlar, yakın zamanda Güney Amerika’ya seyahat etmiş ve ateş ile kas ağrısı gibi belirtiler yaşamaya başlamış kişilerin bu bilgiyi doktorlarıyla paylaşması gerektiğini belirtiyor.Pegan’a göre, Güney Amerika seyahatinden sonra kas ağrısı ve ateş şikâyetiyle başvuran bir kişiye hantavirüs için kan testi yapılması olası.

Ancak tanı testlerinin en güvenilir sonucu, belirtiler başladıktan 72 saatten fazla süre geçtikten sonra verdiği ifade ediliyor.KENTLERDE KEMİRGEN TAKİBİ YETERSİZHaberde, hantavirüs riskine ilişkin daha geniş sorunlardan birinin de şehirlerdeki kemirgen popülasyonlarının yeterince izlenmemesi olduğu belirtiliyor.Rosenbaum, on yılı aşkın süredir Boston Urban Rat Study kapsamında kentteki Norveç sıçanlarını inceliyor.

Çalışmada leptospiroz, Staphylococcus aureus, influenza A ve hantavirüs gibi patojenler araştırılıyor.Rosenbaum, kentlerde kemirgen kontrolü ve hastalık izlemenin “çetin bir sorun” olduğunu belirterek, bunun farklı kurum ve sektörlerin iş birliğini gerektirdiğini ifade etti.Norveç sıçanları, kanamalı ateş ve böbrek sendromuna yol açabilen Seoul virüsünün rezervuarı olarak biliniyor.

Ancak Rosenbaum’a göre ABD ve Avrupa’daki araştırmaların önemli bölümü laboratuvar, evcil hayvan ya da yem amaçlı yetiştirilen sıçan kolonileriyle sınırlı kaldı.

Vahşi sıçanlar üzerine yapılan çalışmalar ise oldukça az.AŞI VE TEDAVİ ARAŞTIRMALARINDA FON SORUNUUzmanlara göre hantavirüs alanında sürveyans ve tedavi araştırmaları için yeterli kaynak bulunmuyor.

Rosenbaum, bu alandaki finansman eksikliğinin, hantavirüsün ABD’de geniş çaplı ve dikkat çekici bir salgınla gündeme gelmemiş olmasından kaynaklandığını belirtti.Pegan da benzer şekilde, hantavirüs için etkili aşı ve karşı önlem geliştirilmesinin teknik olarak mümkün olduğunu, ancak bunun büyük yatırımlar gerektirdiğini söyledi.Pegan’ın laboratuvarı, hantavirüsle aynı virüs ailesinde yer alan Kırım-Kongo kanamalı ateşi virüsü için bir aşı platformu üzerinde çalışıyor.

Pegan, bu platformun hantavirüslere uyarlanabileceğini belirtti.Mevcut hantavirüs aşısı Hantavax’ın ise yalnızca Seoul ve Hantaan virüslerine karşı etkili olduğu, Andes türüne karşı işe yarayacağına dair kanıt bulunmadığı ifade ediliyor.YENİ SALGINLAR İÇİN UYARIPegan, gelecekte başka bir pandeminin yaşanacağını güvenle söyleyebileceğini, ancak bunun ne zaman ve nerede ortaya çıkacağının bilinmediğini belirtti.İnsan nüfusunun artması, yaban hayatı alanlarına daha fazla girilmesi ve küresel seyahat hareketliliği, virüslerin hayvanlardan insanlara geçme ihtimalini artıran başlıca faktörler arasında gösteriliyor.Pegan, COVID-19, Ebola ve mevcut hantavirüs salgınında benzer bir dinamiğin görüldüğünü söyledi.

İnsanlarla yaban hayatı arasındaki sınırın zayıflaması, virüslerin yeni konakları denemesi için daha fazla fırsat yaratıyor.Rosenbaum ise MV Hondius salgınının Amerikalılar için mevcut risk profilini değiştirmediğini, ancak şehirlerin kemirgen kaynaklı hastalıklara en fazla maruz kalan toplulukları daha dikkatli değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

İlgili Sitenin Haberleri