Haber Detayı

Dünya Çiftçiler Günü Tire’de kutlandı: “Tarımda fiyat belirlemenin yolu güçten; güçlü olmanın yolu kooperatifleşmeden geçiyor”
şehirler ekonomim.com
10/05/2026 09:15 (1 saat önce)

Dünya Çiftçiler Günü Tire’de kutlandı: “Tarımda fiyat belirlemenin yolu güçten; güçlü olmanın yolu kooperatifleşmeden geçiyor”

Dünya Çiftçiler Günü, Tarım 4.0 Teknoloji Etki Derneği organizasyonunda Tire’de kutlandı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panellere katılan konuşmacılar, tarım üreticilerinin sektörde daha güçlü ve daha fazla söz sahibi olabilmeleri için örgütlü hareket etmeleri gerektiğine dikkat çektiler.

AHMET USMAN / İZMİR Tarım 4.0 Teknoloji Etki Derneği, birer gün arayla düzenlediği 4.Tarım Yatırım Etki Zirvesi ve Dünya Çiftçiler Günü etkinlikleriyle sektörün tüm bileşenlerini bir araya getirdi.

İki gün süren etkinliklerde 40’a yakın konuşmacı, sektörü kendi perspektifinden ele aldı.

Tire’de gerçekleştirilen Dünya Çiftçiler Günü kutlaması kapsamında düzenlenen “Tarıma Yatırım Yapmak: Özel Sektör, Kamu Yatırımları ve Girişimcilik” konulu oturum EKONOMİ Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, “Tarım Piyasalarında Ürün Fiyatlarını Kim Belirliyor” başlıklı toplantı EKONOMİ Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım tarafından yönetildi.

Panelistler, üreticilerin teknolojiye uyumdan pazarlamaya, maliyetleri düşürmekten verimliliği artırmaya kadar her konuda etkili olabilmeleri için kooperatif çatısı altında birleşmeleri gerektiğine dikkat çektiler.

Tarım ürünlerinin fiyatlarının pek çok parametre yanında asıl olarak “güç” tarafından belirlendiğine dikkat çeken panelistler, üreticinin güçlü olmasının yolunun da kooperatifleşmeden geçtiğini ifade ettiler.

Tire Belediyesi Kent Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin açılış töreninde konuşan Tarım 4.0 Teknoloji Etki Derneği Başkanı Sumer Tömek Bayındır, çiftçiliğin artık çok sayıda disiplini bir araya getiren bir iş olduğunu, bu nedenle ancak bilimsel çalışan bir insanın bu işin altından kalkabileceğini anlattı.

Etkinliğin ana sponsoru olan İş Bankası’nın Tarım Bankacılığı Pazarlama Bölümü Müdürü Umut Yiğit ise, günümüzde ülkelerin tarım politikalarını yalnızca üretim ve verimlilik odaklı değil aynı zamanda gıda güvenliği stratejik bağımsızlık ve dış ticaret dengeleri çerçevesinde yeniden şekillendirdiklerine dikkat çekti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Dairesi Başkanı Bülent Üngür, bu sene 1 milyar 640 milyon TL’ye çıkardıkları tarım desteklerini kooperatifleri temel alan bir anlayışla şekillendirdiklerini belirtirken; Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, Türkiye’de kooperatifleşmeyi en iyi bilen ilçe olduklarını, diğer bölgelere de örnek teşkil ettiklerini vurguladı.

Ancak üretici güçlüyse tarım sektörünün güçlü olabileceğini söyleyen Tire Süt Kooperatifi Başkanı Osman Öztürk, tarımda en büyük yatırımın üreticiyi ayakta tutacak bir sistem olduğunu ifade etti. “İthalat rantının önünü kapayıp, üretimi artırmalıyız” Günün ilk oturumuna başkanlık eden EKONOMİ Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, her sektörde dış ticaret fazlası veren Çin’in geçen yıl tarım ve gıdada 125 milyar dolarlık açık verdiğini belirterek, “Türkiye, çiftçileri sayesinde böyle bir açığın içinde değil.

Ancak bu durumu sürdürebilmek için ithalat rantının önünü kapatıp, üretimi artırmalıyız” diye konuştu.

Berker Tarım Yöneticisi Hakan Kar ise tarımın aile şirketleriyle var olması gerektiğini anlatarak, “Fakat şu an küçük çiftçi çok zorlanıyor.

Yerel yönetimler ve devletin ilgili birimleri mutlaka tarımı desteklemeli.

Ülkenin bekası sadece savunma sanayisinde değil aynı zamanda tarımdadır” dedi.

Tüm Süt Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Yönetim Kurulu Üyesi Emirhan Orhan ise tarım sektörüne yeni gireceklere çok iyi bir fizibilite yapmalarını ve bu konuda ilgili sektörün sivil toplum örgütünden mutlaka destek almalarını önerdi.

Türkiye’de tarım ürünlerinin fiyatlarını genelde sanayicilerin belirlediğini dile getiren Bağarası ve Yenibağarası  Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Ferdi Baydaroğulları  ise, “Bu yüzden üretici genellikle emeğinin karşılığını alamıyor.

Biz çiğ sütü yoğurt ve peynir gibi katma değerli ürünlere dönüştürdüğümüzden ortaklarımız için piyasanın üstünde alım fiyatı açıklayabiliyoruz.

Sanayicinin de üreticiyi kollaması lazım.

Herkesi besleyen çiftçinin kendini besleyemez hale gelmesi kendi ayağımıza sıkmamız anlamına gelir” dedi. “Sütte referans fiyat üreticiyi korumuyor” Günün ikinci oturumunu yöneten EKONOMİ Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, dünyada tarıma dayalı ürün markalarının genelde ya ailelerden ya da kooperatiflerden çıktığını, Türkiye’nin ise kendi topraklarından çıkan yoğurtta bile markasının olmadığına dikkat çekti.

TÜSEDAD Başkanı Müslüm Doğru ise maliyetler, aracılar, fire oranları, arz –talep gibi pek çok unsur etkili olsa da tarım ürünlerinde fiyatları asıl belirleyenin güç olduğunu vurguladı.

Çiftçilerin sık sık referans fiyat talep ettiklerini dile getiren Doğru, “Süt sektörü Ulusal Süt Konseyi vasıtasıyla referans fiyat konusunu halletti.

Ama o zaman biz süt üreticileri olarak neden hala çığlık çığlığayız.

Çünkü, çiftçinin ürettiği ürünün fiyatını çiftçi değil güçlü olan belirliyor.

Türkiye’de süt ve süt ürünleri tüketiminin yüzde 65’i zincir marketler aracılığıyla gerçekleştiriliyor.

Üretici ancak güçlü olursa fiyatı belirleyebilir.

Bunun yollarından biri de kooperatifçilik.

Kooperatifler sadece küçük ve orta ölçekli işletmelerin bir araya geldiği bir yapı olmamalı.

O yüzden biz dernek olarak bu yönde önemli bir adım atmak için çalışmalara başladık.

Lüleburgaz’da günlük 600 ton süt üreten 21 üreticinin ortaklığıyla bu konuda ilk adımımızı atıyoruz” dedi.

Tarım üreticisi Aslı Turan ise toplumların ancak üretimle ayakta durabileceklerini belirterek, “Atalarımız bu topraklarda çok daha zor şartlarda üretimlerini sürdürmüşler, biz neden üretmeyelim” diye konuştu.

Tarım ürünleri fiyatlarının piyasada arz – talep dengesiyle belirlendiğini, aracılara haksızlık edildiğini dile getiren meyve sebze tedarikçisi ve hal komisyoncusu Hayati Solmaz da, “Aralık ayında 7 TL olan salatalık, bir ay sonra 140 TL’ye fırladı.

Tam tersi olarak 300 TL’ye kadar çıkan patlıcan fiyatı bugün 10 TL’ye düştü.

Çünkü çiftçi fiyatı düşen üründen kaçıp, fiyatı yükselen ürüne yöneliyor, bu kez de o ürünlerde açık ya da fazla oluşuyor.

Bunun önüne ancak planlamayla geçilir” görüşünü ifade etti.

Dünya Çiftçiler Günü kutlamaları “Gençler: Tarımın Kurucu Gücü Yeniden Harekete Geçiyor” konulu oturumla sona erdi.

İlgili Sitenin Haberleri